Kırşehir’de yer alan Kaman-Kalehöyük Arkeoloji Müzesi, ziyaretçilerine zamanda büyüleyici bir yolculuk sunarak büyük ilgi görüyor.
Müze, turistlere devam eden kazı çalışmalarına tanıklık etme ve antik uygarlıkların gelişimini keşfetme fırsatı sunuyor.
2010 yılında Japon hükûmeti tarafından kültürel mirası koruma projesi kapsamında verilen bir hibe ile hayata geçirilen müze, 1986’dan bu yana Japon ve Türk arkeologlardan oluşan bir ekip tarafından bölgede ortaya çıkarılan önemli eserleri sergiliyor.
Müze Müdürü İzzet Esen, “Bu müzeyi, paha biçilemez eserlerin yerinde korunmasını sağlamak ve halkla paylaşmak amacıyla oluşturduk.” dedi.
Erken Tunç Çağı’ndan günümüze uzanan koleksiyon, Hititler, Frigler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılara ait eserleri barındırıyor.
Müze, 1500’lerden 1800’lere kadar uzanan Osmanlı dönemine ait Çin porselenlerine de ev sahipliği yapıyor. Esen, "Bu parçalar, Osmanlı İmparatorluğu ile Uzak Doğu arasındaki uzun soluklu ticari ilişkileri gözler önüne seriyor." dedi.
Müze, ziyaretçileri tarihle buluşturan etkileşimli deneyimler sunmaya da önem veriyor. Esen, "Özellikle çocuklar, binlerce yıl önce yapılmış eserlere dokunmaya teşvik ediliyor, böylece tarihle doğrudan bağ kurmaları sağlanıyor." ifadelerini kullandı.
2011’de “En İyi Yeşil Müze” ödülünü alan ve 2012’de “Avrupa’da Yılın Müzesi” ödülüne aday gösterilen müze kompleksi, Japon tarzında tasarlanmış, Japonya dışındaki en büyük botanik bahçesine de ev sahipliği yapıyor.
Türkiye, son yıllarda arkeolojik kazı çalışmalarını hızlandırdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a göre, yıllık arkeolojik proje sayısı 2021’de 670’ten 2023’te 720’ye yükseldi. 2024’te bu sayı 765’e ulaşırken, 2026 itibarıyla 800’e çıkması bekleniyor.
Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Celal Şimşek, bu tür çalışmaların, özellikle genç nesillerin arkeolojiye olan ilgisini artırmada kritik bir rol oynadığını vurguladı.