Antalya'nın Serik ilçesindeki antik Aspendos kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, MS 3. yüzyıla tarihlenen ve nehir tanrısı Eurymedon'u tasvir eden nadir bir mozaik gün yüzüne çıkarıldı.
Yaklaşık MÖ 1000 yılında Argoslu Yunan kolonistler tarafından kurulduğu kabul edilen Aspendos, antik dönemde Eurymedon Nehri (günümüzde Köprüçay) kıyısındaki stratejik konumu sayesinde tuz, zeytinyağı ve kereste ticaretiyle zenginleşen önemli bir ticaret merkeziydi. Kent; Lidya, Pers, Makedonya ve Roma egemenliklerinin ardından Bizans'ın 13. yüzyılda ise Anadolu Selçuklu Devleti'nin yönetimine geçti.
Mozaik, tiyatroyu akropole bağlayan Tiyatro Caddesi'nin Doğu Meydanı'nda bulundu. Araştırmacılar, mozaik zeminin yaklaşık 6 metre genişliğinde ve 25 metre uzunluğunda olduğunu, ancak şu ana kadar yalnızca 7,5 metrelik bölümünün ortaya çıkarıldığını belirtiyor.
Mozaikte nehir tanrısı, başında ve elinde saz yapraklarıyla betimleniyor. Doğanın bereketini ve suyun yaşam veren gücünü simgeleyecek şekilde, içinden su dökülen bir amforaya yaslanmış pozisyonda gösteriliyor. Figüre, nehir içerisinde karşılıklı yüzen balıklar eşlik ediyor. Bu balık figürleri sahneye canlılık kazandırırken su dünyasının zenginliğini de yansıtıyor.
Saz yaprakları, amfora ve balıklarla zenginleşen bu kompozisyon hem dekoratif bir bezeme, hem de nehir-doğa-yaşam üçlüsünün eksiksiz bir alegorisini oluşturuyor. Arkeologlar, mozaiklerin başlangıçta bir havuz yapısını süslediğini, ancak yapının MS 262 yılında meydana gelen bir depremin ardından odalara bölünerek farklı amaçlarla kullanılmaya başlandığını değerlendiriyor.
Yunan-Roma sanatında nehir tanrıları sıkça görülmesine rağmen, Anadolu'daki mozaiklerde bu tür tasvirlere oldukça nadir rastlanıyor. Araştırmacılar, Eurymedon betimlemesinin yalnızca bölgenin coğrafi özelliklerini değil aynı zamanda antik Aspendos'un yerel kimliğini de yansıttığını söylüyor.
