Karatepe-Aslantaş’taki görkemli yazıtlar UNESCO Dünya Belleği Uluslararası Kütüğü’ne dâhil edildi (Türkmenistan)

Karatepe-Aslantaş’taki görkemli yazıtlar UNESCO Dünya Belleği Uluslararası Kütüğü’ne dâhil edildi (Türkmenistan)

Türkiye’nin güneyindeki Osmaniye ilinde yer alan açık hava müzesi Karatepe-Aslantaş’ta bulunan antik çift dilli yazıtlar, kısa süre önce UNESCO’nun Dünya Belleği Uluslararası Kütüğü’ne resmen dâhil edildi. Yaklaşık 2.800 yıl öncesine, antik Kilikya dönemine ait olan bu yazıtlar, Anadolu hiyeroglifleri ve Fenike harfleriyle yazılmış olup hâlihazırda UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi’nde sergilenmektedir.

Yazıtların UNESCO kayıtlarına alınması, Türkiye’nin zengin kültürel mirasını koruma konusundaki kararlı çabalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. UNESCO açıklamasında, Karatepe-Aslantaş yazıtları, “bir hükümdarın başarılarını belgeleyen ‘fiiller’ türünün erken bir örneği” olarak tanımlanmıştır.

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verilmiştir:

“Bu yazıtların dilbilimsel önemi eşsizdir; zira bilinen en eski uzun Fenikece (Semitik) ve yerel Luvice metinlerden bazılarını içermektedir. Bu yazı sistemleri, günümüz alfabelerinin temelini oluşturmaktadır.” Aynı zamanda “yerel halk ile Karatepe arasında var olan duygusal bağ” da vurgulanmıştır.

Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi, Osmaniye ilinin Kadirli ilçesinin yaklaşık 24 kilometre doğusunda, aynı adı taşıyan millî parkın sınırları içerisinde yer almaktadır. Söz konusu alan, Geç Hitit döneminde Anadolu’da varlık göstermiş olan Adanava (Hiyawa) şehir devletine ait bir sınır kalesiydi. MÖ 8. yüzyılda, kendisini “ülkenin efendisi” olarak tanımlayan Kral Azatiwada’nın emriyle kuzeyden gelen akınlara karşı koruma sağlamak amacıyla inşa edilmiştir. Yaklaşık MÖ 700 yılında Asurlular tarafından yıkılıp yakıldığı tahmin edilmektedir.

Karatepe-Aslantaş, özellikle Fenikece ve Luvice yazılmış çift dilli yazıtların keşfedilmesiyle arkeoloji dünyasında büyük öneme sahip olmuştur. Zengin bezemeli bazalt steller ve kabartmalar üzerinde yer alan bu yazıtlar, söz konusu dillerde keşfedilmiş en uzun çift dilli metinler arasında yer almakta ve Luvi hiyerogliflerinin çözülmesinde kilit rol oynamıştır. Yazıtlar yalnızca Hitit dilinin sırlarını çözmede değil, aynı zamanda Yeni-Hitit tarihinin korunmasında da etkili olmuş ve Demir Çağı’ndaki Doğu Akdeniz’in sosyo-politik yapısını anlamaya katkı sağlamıştır.

Metinlerde, Kral Azatiwada tarafından inşa ettirilen surlar ayrıntılı biçimde anlatılmakta; bu sayede bölgede ekonomik ve siyasi istikrarın sağlandığı ve kadınların toplumsal hayatta etkin roller üstlenebildikleri bir ortamın oluştuğu belirtilmektedir.

Karatepe-Aslantaş’ın bir diğer ayırt edici yönü, 1950’li yıllarda ünlü Türk arkeolog Halet Çambel tarafından yürütülen öncü koruma çalışmalarıdır. Çambel’in öncülüğünde heykel ve kabartmaların korunmasına yönelik ilk adımlar atılmış, koruyucu yapılar inşa edilmiş ve alan, tarihî millî park olarak tescil edilmiştir. Bu uygulama, Türkiye’de yerinde koruma ve alan yönetimi açısından ilk örneklerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmalar sayesinde, “Karatepe-Aslantaş Arkeolojik Alanı” 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dâhil edilmiştir.

Günümüzde de Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi, ziyaretçilerini binlerce yıllık tarihiyle etkilemeye devam etmektedir. Yüksek kuleli anıtsal kapılar, iki boğanın betimlendiği kaide üzerinde yer alan görkemli fırtına tanrısı heykeli, kapıların iç duvarlarına oyulmuş aslan ve sfenks kabartmaları, dönemin inanç ve yaşam biçimlerini tasvir eden rölyefler ve adı geçen yazıtlar, bu tarihî zenginliği gözler önüne sermektedir. Ayrıca, Karatepe ve Domuztepe tepelerinde keşfedilen eserlerin sergilendiği bir kapalı müze binası da mevcuttur. Açık hava müzesi, Aslantaş Barajı göleti gibi doğal güzelliklerin de içinde bulunduğu millî park sınırlarında yer aldığı için, ziyaretçilere hem tarihî hem doğal zenginlikleri bir arada sunmaktadır. Aynı zamanda bölge faunasını gözlemlemek için de elverişli bir ortam sunmaktadır.