Genç girişimciler ahşap oyuncakları yeni nesillere öğretiyorlar

Genç girişimciler ahşap oyuncakları yeni nesillere öğretiyorlar

Kayseri’de iki genç girişimci, atölyelerinde ürettikleri geleneksel ve modern ahşap oyuncakları hem yurt dışına ihraç ediyor hem de Osmanlı dönemi oyuncakların yapımını özel kreş ve anaokullarında çocuklara öğretiyor.

Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu Serdar Çıraklı ile elektrik elektronik mühendisi Ahmet Köseoğlu, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB) 100 bin liralık makine ve teçhizat desteğiyle yaklaşık 2 yıl önce Affan Dede Oyuncak Atölyesi’ni kurdu.

Oyuncaklara gönül veren iki mühendis, Osmanlı döneminde “Eyüp Oyuncakçılığı” diye bilinen ahşaptan yapılmış geleneksel oyuncakları yeniden tasarlayıp CNC tezgâhlarda üretiyor. Genç mühendisler, ok, ses ağacı, hacı yatmaz gibi ürünleri Almanya, Fransa, İngiltere ve Kanada’nın da içinde bulunduğu 15’e yakın ülkeye ihraç ediyor. Girişimci Serdar Çıraklı, üniversite okurken Ankara’da ilk kez ahşap oyuncakları gördüğünü ve bunların örneklerinin Kayseri’de bulunmadığını fark ettiğini söyledi. Ortağı Köseoğlu ile yıllarca çocuklar için tiyatrolar düzenlediklerini ve çocukları çok sevdiklerini anlatan Çıraklı, Ankara’dan ilk oyuncak örneklerini alarak bir okulda atölye çalışması yaptıklarını ve bu eğitimin çocuklara etkisini çocuk gelişimcilerle değerlendirerek ahşap oyuncak atölyesi kurmaya karar verdiklerini aktardı.

KOSGEB desteğiyle, tasarladıkları makineleri aldıklarını belirten Çıraklı, “Biz oyuncağa ve oyuncağın çocukların gelişimindeki etkisine gönül verdik. Japonya’da 3 yaşından itibaren çocukların eline tahta, çivi ve çekiç veriyorlar. Çocuklar üretime yönelik eğitimden geçiyor. Üniversiteye kadar kontrol kalemini, tornavidayı elimize almamıştık. Buradaki açığı doldurmaya çalışıyoruz, bunu da çocukların en sevdiği şey olan oyuncakla yapmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

“Vakit geçirilsin diye değil”

Çıraklı, Türkiye’deki oyuncakçılığın geçmişini incelediklerini, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden bazı bilgilere ulaştıklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Affan Dede, Osmanlı döneminin son oyuncak ustası. 1600’lü yıllarda Eyüp civarında 300 oyuncak dükkânı olduğundan söz ediliyor. Osmanlı padişahları toplu sünnet törenleri gerçekleştiriyor, törenden sonra da çocuklara oyuncak dağıtıyorlar. Bir ahşap oyuncak sektörü var. Biz de buradan gelen oyuncak örneklerini çocuklarımıza öğretiyoruz. Oyuncağın tarihimizdeki yerini çocuklara hikâyeleriyle aktarmaya çalışıyoruz. Mesela ’kaynana zırıltısı’ diye bir oyuncak var. Anneler bu oyuncağı sokaktaki çocuğuna veriyor. Ses uzaklaştıkça çocukların evden uzaklaştığını anlıyorlar. Amaca yönelik oyuncaklar var, sadece vakit geçirsin diye değil eğitsel yanı olan oyuncaklar varmış zamanında.” Şehzade oyuncakları “ olarak bilinen oyuncaklar da üretildiğini anlatan Çıraklı, bunların mekanik olduğunu ifade etti.

Ahşap oyuncakları atölyede kesip zımparasını yaptıktan sonra çocuklara verdiklerini belirten Çıraklı, onların da ince zımparasını yapıp boyadıklarını ve parçalı ise yaş gruplarına göre montajladıklarını kaydetti. AA

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.