Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin açılışına katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin açılış programında yaptığı konuşmada, “İnsanımız arasında ayrım yapmadığımız gibi, sanatçılarımız, sanat dallarımız arasında da asla ayrımcılık yapmıyoruz. Ülkemizin kültür ve sanat hayatına ilave değer katacak, bu alanda çeşitliliği artıracak her türlü nitelikli esere destek veriyoruz” dedi.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin Ankara’nın sembol eserlerinden birisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından 1930 yılında inşa edilen bu yapının, birinci millî mimarlık döneminin en güzel örneklerinden olduğunu söyledi.

Tarih içinden süzülüp gelen kültürel mirasın yeni nesillerin katkısıyla, yeni kuşakların ilaveleriyle zenginleştiğini ve süreklilik kazandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için geleneği yeniden üretmek, yeniden işlemek, geçmişin birikimini altın sandukasından çıkartarak bugüne taşımak gerekir. Yahya Kemal bu serencamı ‘kökü mazide olan ati’ diye tarif ediyor. Bu süreçte zengin ve köklü tarihimizin nişaneleri olan müzelerimizin çok önemli roller üstlendiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’nun her bir şehrine yayılmış müzelerin hem maziyi hatırlatan hem de insanlığın ortak birikimini yansıtan müstesna eserler olduğunu kaydederek müzelerin her yönüyle milletin geçmişten geleceğe kurduğu birer kültür, sanat ve tarih köprüsü olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem tarihe, sanata, kadim değerlere sahip çıkma konusunda yaşanan ihmalkârlığın müzelere de yansıdığına işaret ederek şöyle devam etti: “Tarihe ve sanata kendi sığ ideolojilerinin merceğinden bakanlar uzun yıllar müzelerimize bakımsızlığa, yıkıma, talana mahkûm etmiştir. Türk müzeciliği sembolik birkaç adım dışında hak ettiği ilgiyi hiçbir zaman görmemiştir. Çok daha vahimi, bir dönem müzecilik Ayasofya Camii’nde olduğu gibi milletin kutsallarıyla hesaplaşmanın aracı hâline dönüştürülmüştür. Tarihimizin önemli bir bölümünü reddeden bu zihniyet, ülkemizi yüz yılların birikiminden mahrum etmenin yanı sıra, kültür ve sanat hayatımızın çoraklaşmasına sebep olmuştur. Oysa kökleri kuruyan bir ağaç nasıl ayakta duramazsa, mazisiyle bağları zayıflayan toplumlar da istikbali inşa edemez. Tarihimizle ve coğrafyamızla ilişkimiz ne kadar köklü ve sağlam olursa esen rüzgârlara karşı direncimiz de o kadar güçlü olacaktır.” Haber Merkezi

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.