Altınyayla’ya bağlı Ballık Köyü sınırlarında başlayan Karanlıkdere Kanyonu, Muğla’nın Seydikemer ilçesine bağlı Ören Köyü sınırlarında son buluyor.
Burdur'un doğal güzelliklerinden biri olan Karanlıkdere Kanyonu'nun sırları hâlâ çözülmeyi bekliyor. Eşen Çayı'nın doğduğu kanyonda bir de Erken Bizans Dönemine ait Manastır bulunuyor. Altınyayla İlçe Kaymakamlığı'nca organize edilen keşif gezisine, Altınyayla İlçe Kaymakamı Mustafa Token, Gölhisar İlçe Kaymakamı Emre Çiftçi, Altınyayla Belediye Başkanı Selen Kınalı, Gölhisar Orman İşletme Şube Müdürü Ramazan Başaran, Doğa Koruma ve Millî Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Gölhisar Şubesinden ekipler, Fethiye İlçe Müze Müdürlüğü'nden Arkeolog Ahmet Meke katıldılar. Karanlıkdere Kanyonu keşif gezisine Burdur Gazetesi İnternet Haber Sitesi Yazı İşleri Müdürü Kemal Taraşlı, İHA Burdur Temsilcisi Sercan Kurban ve Burdur Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli Murat Kıraç'ta iştirak ettiler.
Sabah saatlerinde indikleri Karanlıkdere Kanyonu'nu önce seyir terasından inceleyen heyet, arazi koşullarıyla ilgili gözlemde bulundular. Eşen Çayı'nın da doğduğu Karanlıkdere Kanyonu'nda keşif gezisine çıkan heyet, kanyonun cazibesine hayran kaldılar. Karanlıkdere Kanyonu'nun esrarengiz bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Altınyayla İlçe Kaymakamı Mustafa Token 'Bu cennetten köşeyi turizme kazandırmayı hedefliyoruz' dedi. Karanlıkdere Kanyonu'nu ilk defa gezenlerle birlikte, kanyonda uzun yıllar çobanlık yapmış bir ailenin çocuğu olan, 1 960 yılı Ballık Köyü doğumlu Mustafa Özçelik, kanyonda yaşadıklarını heyetle paylaşarak, 40 yılının kanyon içinde geçtiğini, daha yeni güneşe çıktığını ve 20 yıl önce Fethiye'ye yerleştiğini aktardı. Çocukluğunda, kanyon içindeki manastırın duvarlarının kayayla bir bütün olduğundan bahseden Mustafa Özçelik, 20 yıl öncesine kadar Manastır'ın hâlâ daha ayakta olduğunu savundu. Manastır yapısının 2006 yılında tescillenerek. 1. Derece Sit Alanı kapsamına alındığını aktaran Fethiye Müze Müdürlüğüne bağlı Arkeolog Ahmet Meke, yapının Erken Bizans Dönemine ait olduğunu açıklayarak duvarındaki fresklerden bunun anlaşıldığını ancak yapıyla ilgili detaylı bir çalışma yapılmasının gerektiğini söyledi. Gölhisar Orman İşletme Şube Müdürü Ramazan Başaran, kanyonun yaban hayatı açısından önemli bir coğrafi yapıya sahip olduğunu belirterek yaban keçisi, yaban domuzu, kurt, vaşak ve karakulak gibi yırtıcı hayvanların da kanyonda yaşadığını, kanyon bölgesinde çok sayıda anıt ağacın bulunduğu ve bunlardan en önemlisinin halen daha Türkiye'nin en yüksek anıt ağacı oluğunu açıkladı. Burdur ve Muğla illerinin sınırında yer alan Karanlıkdere Kanyonu için el birliği ile bir proje yürütmek isteyen taraflar, AR-GE çalışmasını birlikte yürütebileceklerini, bu doğal güzelliğin turizme kazandırılması için gerekli girişimlerde bulunmak istediklerini vurguladılar.
Karanlıkdere Kanyonu'nun en önemli yapılarından birisi olan Manastır'ı incelemek üzere sarp kayalıklardan gözlem yapan keşif ekibi, Manastır'ın bu haliyle bile ilgi çekici olduğunu savunarak, alanda hızla bir kurtarma kazısı yapılması için çalışma başlatacaklarını belirttiler. Altınyayla Belediye Başkanı Selen Kınalı, kanyonun tanıtımının yapılmasını ve turizme kazandırılmasını yıllarca bekledikleri vurgulayarak, Muğla ve Burdur'un bunu birlikte başarabileceğini, turizm açısında Fethiye'nin zaten hazır olduğunu belirterek gerekli altyapı çalışmalarının yapılmasının ardından tüm gezginleri ve kaşifleri Altınyayla'ya beklediklerini vurguladı.
Turizmin iki önemli ayağını bünyesinde barındıran Karanlıkdere Kanyonu, hem Spor Turizmi, hem de Kültür Turizmi açısında önemli değerlere sahip. Birçok ekstrem spor branşının yanında, yürüyüş ve kamp gibi etkinliklerinde yapılabileceği Karanlıkdere Kanyonu, Eşen Çayı kıyısında ve boyunca, patika üzerinde yer alan su sarnıçları ile Antik Fethiye Yolu olduğu tahmin edilen büyük bir gizemi de bünyesinde barındırıyor.
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.