“Dokuyan Eller” Saray’da cicim dokuma geleneğini yaşatıyor (Tekirdağ)

“Dokuyan Eller” Saray’da cicim dokuma geleneğini yaşatıyor (Tekirdağ)

Tekirdağ’ın Saray ilçesine bağlı Küçükyoncalı Mahallesi, kökleri geçmişin derinliklerine uzanan çok özel bir kültürel mirasa ev sahipliği yapıyor.

Yüzyıllardır Anadolu’nun dört bir yanında birer geçim kaynağı, birer anlatı aracı ve estetik ifade biçimi olan geleneksel el sanatları, modern dünyanın hızı içinde ne yazık ki yavaş yavaş sessizliğe bürünüyor. Ancak Küçükyoncalı’da bu kadere meydan okuyan, kaybolmaya yüz tutmuş bir değeri yeniden canlandıran ve geleceğe umutla taşıyan kararlı bir hareket var: “Dokuyan Eller”.

Bu anlamlı çatı altında bir araya gelen mahalle kadınları, evlerinde ya da atölyelerinde kurdukları geleneksel tezgâhların başına geçerek adeta zamana karşı bir direniş sergiliyorlar. Tezgâhlarda yalnızca renkli iplikler bir araya gelmiyor; annelerin, ninelerin ve yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan kadınların hafızası, sevinçleri, duaları ve yaşam felsefeleri yeniden ilmek ilmek örülüyor. Her bir tezgâh sesi, geçmişin sesini bugüne taşıyan bir köprü niteliği taşıyor.

Cicim dokuma tekniği, kullanılan özgün motifler ve teknik detaylar açısından ayrı bir zenginliği barındırıyor. Geleneksel dokuma sanatının en zarif örneklerinden biri olan cicimde, zemin dokusunun üzerine sonradan eklenen renkli iplerle desenler işleniyor. “Dokuyan Eller”in maharetli parmakları arasında hayat bulan bu motiflerin her biri ayrı bir simgeyi ve hikâyeyi barındırıyor. Toprağın ve kadının bereketini simgeleyen "Elibelinde", yaşamın ve suyun akışını anlatan "Suyolu", gücün ve liderliğin sembolü "Koçboynuzu", nazardan koruduğuna inanılan "Pıtrak" ve bolluk bereket getirdiği kabul edilen daha pek çok geleneksel motif, bu dokumalarda yeniden ses buluyor.

Ortaya çıkan eserler ise sadece birer kumaş parçasından ibaret değil; günlük hayatta kullanılabilen heybeler, zarif çantalar, evlere sıcaklık katan yolluklar ve birbirinden özgün el emeği ürünler olarak modern yaşamın içinde kendine yer buluyor.

Geleneksel kültürün izlerini bugünün estetiğiyle harmanlayan bu ürünler, geçmişin nostaljisini günümüz evlerine ve sokaklarına taşırken, estetik açıdan da göz dolduruyor. Her ilmekte inatla harcanan büyük bir emek, her desende derin bir tarih ve her üründe Küçükyoncalı’nın köklü kültürel mirası saklı duruyor.

“Dokuyan Eller”in yürüttüğü bu çalışmalar, kültürel sürekliliği sağlamanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. Proje, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı yaşatmanın yanı sıra kadın emeğini ekonomik ve sosyal bir üretime dönüştürüyor. Kendi elleriyle ürettikleri değerin karşılığını alan kadınlar, aile bütçelerine katkı sağlarken aynı zamanda toplumsal hayatta daha güçlü bir şekilde var oluyorlar.

Bu durum, yöresel el sanatlarının sadece müzelerde sergilenen nostaljik objeler olmadığını, aksine yaşayan, üreten ve ürettikçe toplumu zenginleştiren dinamik birer değer olduğunu herkese kanıtlıyor.

Kültürel mirasların korunması ve yaşatılması, kuşkusuz toplumların hafızasını taze tutması için hayati önem taşıyor. Küçükyoncalı’da cicim dokuma sanatını ayakta tutan kadınlar, tarihin onlara bıraktığı bu zengin emaneti sadece korumakla kalmıyor, onu bugünün ruhuyla yeniden yorumlayarak gelecek kuşaklara kusursuz bir şekilde devrediyor.

Çünkü bazı mirasların yalnızca sözlü olarak anlatılamayacağı, mutlaka dokunarak yaşatılması ve geleceğe emanet edilmesi gerektiği gerçeği, Küçükyoncalı’nın bu ilham verici hikâyesinde en güzel karşılığını buluyor. Saray’ın bu güzel mahallesinde tezgâhlar işlemeye, kadınlar üretmeye ve cicim dokuma geleneği usta ellerde yaşamaya devam ediyor.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.