Antik kentten bilim dünyasına yeni katkı (Çanakkale)

Antik kentten bilim dünyasına yeni katkı (Çanakkale)

Biga’nın Kemer köyünde bulunan Parion Antik Kenti’ndeki figürlü mezar steli, yeni bir akademik çalışmayla mercek altına alındı. Geç Hellenistik Dönem’e tarihlenen ve bir azatlıya ait olduğu değerlendirilen stel, antik Anadolu’da sosyal hareketlilik ve toplumsal statüye ilişkin önemli bilgiler ortaya koydu.

Biga’nın Kemer köyü sınırlarında bulunan Parion Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılar, yalnızca yeni tarihî eserlerin gün yüzüne çıkarılmasını değil antik çağ toplumlarının sosyal ve kültürel yaşamına ilişkin önemli bilgilerin ortaya çıkarılmasını da sağlıyor. Güney Nekropolü’nde bulunan figürlü bir mezar steli üzerine hazırlanan yeni uluslararası akademik çalışma, kölelikten özgürlüğe uzanan bir yaşamın yanı sıra Hellenistik ve Roma dönemlerindeki toplumsal değişime ışık tuttu.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde yer alan ve yaklaşık binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu arkeolojisinin önemli merkezlerinden biri olan Parion Antik Kenti, yeni bir bilimsel çalışmayla yeniden gündeme geldi. Parion Kazısı’nın resmî sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, antik kentin Güney Nekropolü’nde gerçekleştirilen kazılar sırasında ortaya çıkarılan figürlü bir mezar stelini konu alan akademik makalenin yayımlandığı duyuruldu.

Çalışma, Parion Kazı Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş ile Dr. Sadık Tuğrul tarafından hazırlandı. “A Freedman’s Tomb from Parion: Reading a Stele as a Visual Code of Social Mobility in Hellenistic and Roman Anatolia” başlıklı araştırmada, Geç Hellenistik Dönem’e tarihlenen mezar stelinin üzerindeki figürler, semboller ve yazıtlar ayrıntılı biçimde ele alındı.

Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri, eserin yalnızca bir mezar anıtı olarak değerlendirilmemesi oldu. Bilimsel çalışmada, stel üzerindeki görsel unsurlar ve yazıtların birlikte okunmasıyla dönemin toplumsal yapısına ilişkin önemli ipuçlarına ulaşılabileceği ortaya konuldu. Makalenin başlığında yer alan “Freedman” yani “azatlı” ifadesi ise stel sahibinin kölelikten özgürlüğüne kavuşmuş bir birey olduğunu ortaya koyması açısından önem taşıyor. Bu durum, Parion’da yaşayan insanların yalnızca dini ve kültürel hayatına değil sosyal statülerine ve toplum içerisindeki hareketliliklerine ilişkin de önemli bilgiler sunuyor. Söz konusu mezar anıtı, kölelikten özgürlüğe geçen bir kişinin toplum içerisindeki konumunu ve kendisini nasıl ifade ettiğini anlamak açısından dikkat çekici bir arkeolojik belge niteliği taşıyor.

Çalışmanın öne çıkan bir diğer konusu ise mezar stelinin zaman içerisindeki kullanım süreci oldu. Geç Hellenistik Dönem’de hazırlanan stelinin daha sonraki Roma İmparatorluk Dönemi’nde yeniden kullanıldığı belirlendi. Bir eserin farklı dönemlerde yeniden kullanılması, yalnızca fiziksel bir değişimi değil, toplumların geçmişe ve mevcut eserlere bakışını da ortaya koyabiliyor.

Parion’daki bu stel de Hellenistik Dönem ile Roma Dönemi arasında yaşanan kültürel dönüşümün izlerini aynı eser üzerinde taşıması bakımından önem taşıyor. Araştırmacılar, stelde yer alan yazıtları ve görsel unsurları hem eserin ilk üretildiği dönem hem de Roma dönemindeki ikinci kullanım süreciyle birlikte değerlendirdi. Böylece tek bir mezar anıtı üzerinden farklı tarihsel dönemlerin sosyal ve kültürel özelliklerinin okunmasına imkân sağlandı.

Parion Antik Kenti’nde sürdürülen kazılar, bölgenin geçmişine ilişkin yeni bilgilerin ortaya çıkarılmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserler, yalnızca arkeolojik buluntular olarak değil geçmişte yaşayan insanların gündelik yaşamlarını, inançlarını, sosyal ilişkilerini ve statülerini anlamaya yardımcı olan tarihsel belgeler olarak değerlendiriliyor. Güney Nekropolü’nde bulunan figürlü mezar stelini konu alan bu son çalışma da Parion’un bilimsel değerini bir kez daha ortaya koydu. Bir mezar anıtı üzerinden kölelikten özgürlüğe geçiş, toplumsal statü, sosyal hareketlilik ve kültürel dönüşüm gibi konuların ele alınması, Parion’un yalnızca mimari kalıntılarıyla değil insan hikâyeleriyle de geçmişe ışık tuttuğunu gösterdi. Biga topraklarında gün yüzüne çıkarılan bu eser, binlerce yıl öncesinin toplumsal yaşamına ilişkin sessiz bir tanıklık sunarken, bilim insanlarının yürüttüğü çalışmalar sayesinde geçmişin ayrıntıları günümüz dünyasında yeniden okunuyor. Parion’da devam eden kazı ve bilimsel araştırmaların, antik kentin tarihine ilişkin yeni bulguları ve farklı dönemler arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaya devam etmesi bekleniyor.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.