Adalet Bakanı Gül, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen Türk Hukuk Tarihi Sempozyumu’nun açılışında konuştu

Adalet Bakanı Gül, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen Türk Hukuk Tarihi Sempozyumu’nun açılışında konuştu

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Hukuk tarihi, bugünün hukuk inşasında olduğu kadar genel olarak hukukun anlaşılmasında en büyük araç, en önemli bilim dallarından birisidir” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye Adalet Akademisi, Türk Tarih Kurumu ve Türkiye Barolar Birliği iş birliğiyle düzenlenen Türk Hukuk Tarihi Sempozyumu’nun açılış programına katıldı. Sempozyumda konuşan Gül, Hukuk tarihinin hukukun dinamizmini öğrettiğini ve değişim süreçlerini gösterdiğini işaret etti.

“Kanun-ı Esası’nın geç olmayan bir tarihte ortaya çıkmıştır”

Hukuk tarihinin birikimi ve geçmişiyle, geleceğe yürüme adına özgüven ve hukuk inşasında birikim imkanı sağladığını söyleyen Gül, “Özellikle Osmanlıdan günümüze kadar hukuk ve devlet adamlarının ortaya koymuş olduğu tüm bu birikimin araştırılması ve hukuka kazandırılması çok önem göstermektedir. Özellikle dünyada anayasacılığa baktığımızda 18. yy sonuna doğru ortaya çıktığını gördüğümüzde ülkemizde Kanun-i Esasi’nin 1876 gibi çok da geç olmayan bir tarihte ortaya çıktığını görüyoruz. Keza 1921 Anayasası’nın 100. yılındayız. Bakıldığında azımsanmayacak bir birikim ortadadır ve bu birikimi alarak sivil demokratik özgürlükçü bir anayasa yapma imkanı vardır. Dolaysıyla hukuk tarihi bu yönüyle de bize hem birikimlerle hem geçmişle geleceğe yürüme adına bir özgüven ve hukuk inşası anlamında da bir birikim imkanı sağlamaktadır. Özellikle tüm bu çalışmalarda Ahmet Cevdet Paşa değil, Seydişehirli Mahmut Esad, İbrahim Hakkı Paşa, Münif Paşa, Ali Haydar Efendiler gibi çok sayıda ismin önemli eserleri hukuk tarihi bilincimizde yerini almaktadır. Ve tüm bu birikimlerin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e varıncaya kadar birikimin gerçekten analitik bir biçimde değerlendirilmesi, bu bikrimin hukuk alemine pratik olarak da yansımamasının çok büyük katkısı olacaktır” diye konuştu.

Bakanlık olarak yayın konusunda önemli çalışmalar yapıldığını belirten Gül, “2019’da Fransız hukukçu Fabreguettese’a ait 1945 tarihinde basılmış ‘Adalet Mantığı ve Hüküm Verme Sanatı’ isimli eser tıpkıbasım olarak yeniden yayımlanmıştır. Ebul'ula Mardin’in 1945 yılında yayınlanan ‘Medeni Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paşa’ adlı eserini uzun yıllar tıpkıbasım olarak yayımlandıktan sonra, yeni bir tasarım ve düzenleme ile yayımladık. Tüm bu eserlerin yine yeni bir tasarım ve düzenlemeyle yayınlanmıştır. Tüm bu eserlerin yayımında eserin inşasında hukuk tarihçisi hocalarımızın çok büyük emeği vardır hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Adalet dergisi yayımı devam eden Türkiye’deki en eski dergidir”

İlk yayım tarihi 1873 olan Adalet Dergisi’nin hala yayımlandığını söyleyen Gül, “İki yıl önce akademik bir hüviyet kazanan Adalet Dergisi’nin hakemli ilk sayısı da Türk Hukuk Tarihi özel sayısı olarak kütüphanelere yer aldı. Çok önemli bir sayıydı emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Burada bir hatırlatma yapmak isterim. Adalet dergisi yayımı devam eden Türkiye’deki en eski dergidir. İlk yayım tarihi 1873 yılıdır. Ve halen yayımlanmaya 2 yıldır da hakemli dergi olarak yayımlanmaya devam etmektedir. Tüm bu eserlerin 1873 te bugüne kadar arşivi de internet sitesine yükledik. Hukuk tarihlilerin ve tüm hukukçuların da ilgililer istifadesine sunduk” şeklinde konuştu.

Türk Hukuk Tarihi Sempozyumu’na katılan Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Birol Çetin, Atatürk’ün kendilerine vermiş olduğu Türk tarihini bütün yönleriyle araştırılmasını ve bunun dünyaya duyurulması olduğunu belirtti. Hukukun adalet dağıtmaktan ziyade korumacı bir tavır alması gerektiğini söyleyen Çetin, sözlerine şöyle devam etti: “Yaşadığımız bu çağda da çok hızlı dönüşümler oldu gerçekten. Birçoğu bizim gözümüzün önünde oldu. Bilişim alanında ve iletişim alanındaki gelişmelerin bizzat şahidi olduk. Tabii bu değişimlere hukukun da uyarlanması lazım. İktisadi alanda, hukuki alanda hızla ayarlamalar yapmak icap ediyor. Bu tabiidir. Bu tabii olanın yanında bir de tabii olmayan şeyler var. Emperyalist bazı ülkeler ya da sistem diyelim. Bu değişimi kendi çıkarları uğruna istismar etmeye de başladı. Yani hukukun artık adalet dağıtmaktan ziyade korumacı bir tavır alması gerekiyor. Bugün neslimizi korumak tabii ki görevimiz ama çok marjinal konuşmaya başladık. Çocuklarımızın cinsiyetini korumak zorunda kaldığımız bir dönemde geçiyoruz. Dolayısıyla yeni sorunlar yeni tuzakları görerek hukuk sistemimizin bir an önce bunlara çözümler bulmasını bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen ‘Türk Hukuk Tarihi Sempozyumu’na Bakan Gül ve Çetin’in yanı sıra Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu katıldı. İHA

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.