Sanat, Medya ve Yapım Dünyasının Çok Sevgili Temsilcileri,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Bugün burada sizlerle birlikte olmak benim için çok değerli ve çok memnuniyet verici bir an. Bu kadar çok sayıda tanıdık simayı, tabii dünyasından, TRT’den ve diğer yapıtlardan gördüğüm isimlerle bir arada olmak ayrıca memnuniyet verici. Hepinize tabii’nin yeni sezon tanıtım etkinliğine hoş geldiniz diyorum.
Bu dünya sizin dünyanız aslında; belki de biz hoş geldik. Ben tabii’nin dünyasını Türkiye’nin dünyası olarak görüyorum. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanımız 21. yüzyılı “Türkiye Yüzyılı” olarak adlandırdı. Bu yüzyılın önemli noktalarından bir tanesi de “İletişim Yüzyılı”dır.
Bu İletişim Yüzyılı’na katkı veren çok önemli bir kurum olarak TRT de işte bu tabii ile başka bir aşamada, başka bir seviyede yeni biz hizmet yürütüyor ve bugün biz onun dönem lansmanı için birlikteyiz.
Özgün hikâyelerimiz, Türkiye’nin hikâyeleri, tabii platformu içerisinde çok sayıda yapım ile karşılık buluyor. Sevgili Genel Müdürümüzle bunları incelerken doğrusu heyecan duymuştum. Bugün sizlerle beraber burada bundan gurur duyuyorum. Ne de olsa biz önemli bir misyonu gerçekleştiriyoruz. Bu sıradan bir lansman değil benim gözümde. Yapımları, her biriniz içinde rol alanlar ya da bu tabii dünyasının izleyicileri, kendimi de öyle görüyorum; bizler bu yapıtları gördükçe ne kadar emek olduğunu, ne kadar önemli bir misyonun yerine getirildiğini tekrar tekrar anlayacağız.
Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın tabii’nin mahiyetiyle örtüşen şu ifadelerini dikkatinize getirmek istiyorum öncelikle.
“Kültürel yabancılaşmaya ve kültürel emperyalizme karşı yerli ve millî olan kültür değerlerimizi evrensel dille yeniden keşfetmeli, yeniden inşa etmeliyiz. Bir kültür ürününün formunun yerli ve millî olması, onun manasının ve mesajının evrensel olmasına asla engel değildir.”
İşte bu analiz bize şunu gösteriyor: tabii’nin dünyası, Türkiye’nin dünyasıdır demiştim. Türkiye deyince, doğuyla batının, kuzeyle güneyin birleştiği ve bu topraklarda, bu ülkede yeniden harmanlandığı, kültürün yeniden sentezlendiği bir noktadayız. Dolayısıyla biz gerçekten yerelle evrenseli bir araya getirmenin özgün bir tecrübesini yaşıyoruz. Burada TRT’nin, tabii’nin ve tabii’nin yapımlarına katkı veren sizlerin çok büyük bir emeği var.
Bunu kendi adıma, İletişim Başkanlığı çerçevesinde iletişim müşavirlerimizden bana gelen bir anekdotla biliyorum. Dünyanın çok farklı çevrelerinde, Diriliş Ertuğrul’un müziğiyle açılan telefonlar mevcut. Başka bir örneği, ben kendi diplomatik tecrübem sırasında gördüm. Afrika ile ilgili sorumlu Bakan Yardımcılığım sırasında, çok sayıda Afrika ülkesinde TRT dizilerinin, Türkiye’de yapılan dizilerin, daha genel tutayım, burada Genel Müdürüm buna müsaade etsin, Türkiye’de üretilen kültürün nasıl başka coğrafyalarda, benim örneğimde Afrika’da, etkili olduğunu, bizim oyuncularımızın oralarda nasıl bilindiğini bizzat kendim müşahede ettim.
O halde biz burada insanlık için, çevremizdeki coğrafya için, gönlümüzün olduğu coğrafyalar için ve evrensel kültüre katkı vermek için çok önemli bir gayret içerisindeyiz.
Elbette bütün insanlığın paylaşacağı ortak değerler var, ortak duygular var. Bir annenin, bir bireyin ya da zulme uğramış olan bir ferdin yaşadıklarını elbette bütün dünyaya anlatabilirsiniz, değil mi? Bugün Gazze’de yaşananları, ki inşallah TRT’den ve tabii’den bu tür yapımlar da bekliyoruz, oradaki soykırımı anlatan yapıtların bütün insanlığa hitap etmesi gibi ortak acılarımızı, kaygılarımızı anlatan yapıtlar da çok değerli.
O halde bizler, aşırılıklardan beslenen, sapkınlığı normalleştirmeye çalışan ve aile değerlerini tahrip eden kültürün dışında; ama bütün insanlığı kucaklayan, evrensel ürünler üretmek durumundayız. Bu imkâna sahibiz. Bu imkâna sahip olduğumuzu ve ne kadar zengin olduğumuzu bize açıkça gösteren de tabii dünyası. Evimize konuk ettiğimiz tabii dünyası. Yani az önce fuayede gördüğüm o yapıtların kahramanları olarak sizlerin ürettikleri bu ürünler, bu yapıtlar bizim zenginliğimize işaret ediyor.
Teknolojiyi insanlığın iyiliği için kullanmanın, iyiye yönelmenin enstrümanlarını üretmenin bir çabası içerisindeyiz. O halde bu bence kutlu bir uğraştır ve bunun için hepinizi canıgönülden alkışlıyorum.
Saygıdeğer katılımcılar,
Uluslararası platformlarda, bazı mikro düzeyde algıların uzun vadede makro değişimleri hedeflediğini görüyoruz. Geçmişte sinemayla, gazeteyle, televizyonla yapılan birtakım dayatmaların, kültürel dayatmaların, bazı değerleri dayatmaların, bugün farklı yöntemlerle dijital mecralarda devam ettiğini görüyoruz. Elbette insanların ürettiği bu birikime bigâne kalamayız, ama bunun da pasif bir alıcısı olamayız.
O halde bunların farkında olarak kendi değerlerimiz temelinde, bütün insanlığı kucaklayan ürünler üretmek yani bizim iddiamız ortada. tabii’nin bu gayreti, işte dünyada bazı çevrelerin üretmiş olduğu kültürel hegemonyaya direnişi de göstermektedir. Ama bu sade bir direniş değil; aynı zamanda hem meydan okuyan hem de kendi ürününü ortaya koyan ve insanlığın diğer bütün parçalarını da kucaklayan bir yaklaşım.
Bu yönüyle baktığımızda ben tabii’nin ortaya koyduğu bu başarıyı, aslında Türkiye’nin son on yıllarda ortaya koyduğu başarıyla paralel görüyorum. Türkiye bugün nasıl çevresinde, bölgemizde ve küresel ölçekte huzura, barışa, istikrara katkı sağlamaya çalışıyorsa; nasıl Cumhurbaşkanımız ve ekibi birçok uluslararası olayda ara bulucu olup çatışmaları dindirmeye çalışıyorsa; benzer bir şekilde, bizim kültür insanımız da dünyaya seslenecek kültür ürünleri ortaya koyuyor.
Bu elbette önce bizim için, ama tabii bizim için ama tabii aslında herkes için bütün dünya için. Öz güvenimizi kuşanarak, farklı kültürlerle etkileşim içinde daha iyi, daha güzel, daha zengin bir kültür dünyası için mücadele ediyoruz. Kadim medeniyetimizden, bu toprakların değerlerinden, insanlığımızdan beslenen bu ürünlerin elbette çok ayrı bir yeri var. Böyle baktığımızda akli ve ahlaki bir temel oluşturmaya çalışıyoruz. Türkiye’ye yaraşır bir kültür dünyası üretiyoruz.
Bu bir anlamda Türkiye’nin yumuşak gücüdür. Bu yumuşak güç, aslında gönüllere ulaşan ve hem bizi bize anlatan hem de bizi dünyaya anlatan bir dünyadır. Bu yönüyle gerçekten muazzam bir zenginlikle karşı karşıyayız.
Elbette, madem bu kadar zengin bir dünyanın parçasıyız buna yönelik bazı tehditlerin olduğunu da ifade etmek lazım. Neden mi? Çünkü dünya, aslında şarkılarda geçtiği gibi ve hepimizin de istediği gibi keşke herkesin kardeş olduğu bir dünya olsaydı. Ama böyle olmadığını çok iyi biliyoruz. Hele hele son on yılda, dünyada hâkim yaygın değer olarak söylenen birtakım liberal değerlerin de çöktüğü ve ne yazık ki dünyamızın giderek daha belirsiz, daha çatışmacı olduğu, daha rekabetçi olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Böyle bir dünyada insanlığın sesi olmak, barışı, huzuru ve refahı seslendirmek, bir arada olmayı, insanlığı, kardeşliği söylemek gerçekten çok değerli. Ama aynı zamanda bir rekabet dünyası bu. Birtakım algoritmalarla dijital mecraların nasıl yönlendirildiğini, sizler benden çok daha iyi biliyorsunuz. Yine bu dünyanın aktörleri olarak aslında dizilerin, filmlerin, sinemaların çok da masum olmadığını ve kendi içerilerinde bambaşka mesajları da barındırabildiğini benden çok daha iyi biliyorsunuz.
Benim burada bahsedeceğim bir örnek var: O da İsrail’in etki endüstrisinin dişlileri arasında Filistin gerçeğinin nasıl ezilmeye çalışıldığıdır. Şükürler olsun ki artık Filistin meselesi birtakım manipülasyonlarla örtülemeyecek kadar bütün insanlığın vicdanında karşılık buldu. Ama bu büyük bir paha sonucunda oldu.
Altmış bini aşkın Filistinlinin soykırım ile karşılaşması sonucunda ancak birçok ülkenin lideri bunun farkına varabildi. Elbette halklar, bunun daha önce farkına vardı. Ümit ediyorum ki bu geleceğe taşınacak olan bir tecrübe olarak, daha adil bir dünyanın kurulmasına katkı verecektir.
Değerli misafirler,
Ben sözü fazla uzatmayayım. Bu tabii dünyasına daha güzel, daha müreffeh, daha adil bir dünyanın oluşması için katkı veren sizleri canıgönülden tebrik ediyorum. Başta TRT ve Genel Müdür Zahid Bey olmak üzere buna emeği geçen herkese tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
Kalın sağlıcakla.
Prof. Dr. Burhanettin DURAN
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı