Sayın Cumhurbaşkanım,
Saygıdeğer Misafirler,Sizleri saygıyla, hürmetle selamlıyorum; TRT World Forum’a hoş geldiniz.
Öncelikle Forumumuzun ülkemiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Malum olduğu üzere her yıl TRT World Forum’da uluslararası kritik konuları birlikte değerlendiriyoruz, insan merkezli bir yaklaşım oluşturmaya çalışıyoruz.
Bu yıl da başlığımız; “Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere Ulaşmak”. Kuşkusuz bu iddialı bir başlık ve bunun için krizlerin analiz edilmesi ve hep beraber çözümler üretilmesi gerekiyor. İşte bugün ve yarın bunun için buradayız. Umuyorum ki güzel fikirler ortaya çıkacak. Buna ihtiyacımız var, zira son 20 yılda bölgemizde, çevremizde ve küresel ortamda o kadar çok çatışma ve sorun var ki bunlara adaletli ve hakkaniyetli bir cevabın verilmesi gerekiyor.
Pandemiden küresel ısınmaya, teknolojik tehditlerden güvenlik risklerine uzanan krizler; insanları, toplumları korunaksız bıraktı. Dahası, son birkaç yıl içinde artık geri dönmez diye düşündüğümüz konvansiyonel savaşlar hem de hatırı sayılır büyük güçler arasında gerçekleşmeye başladı. İşte böyle bir dünya bizim bildiğimiz dünyanın sonudur ama tarihte gördüğümüz riskler hala ortadadır. Yeni de gelmemiştir. Bu kargaşa, bu karanlık bize çok düşündürücü dersler vermektedir.
Yine seçici bir insaniyet gösterildiğini, çifte standartlı bir hak savunuculuğu yapıldığını ve sadece güçlüye saygı gösterildiğini görüyoruz.
Bütün bu rahatsız edici ortamda en trajik konu elbette Gazze’deki soykırım olmuştur. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan İsrail’in karşısında ancak Sayın Cumhurbaşkanımız ve Türkiye başta olmak üzere birkaç vicdan yükselmiştir. Bunun şükürler olsun ki daha sonra tüm dünya halkları tarafından benimsenmesiyle, bugünkü noktaya gelinebilmiştir.
Bu karamsar ve iç karartıcı ortamda ihtiyacımız olan şey yeni fenerlerdir, yeni aktörlerdir. Bize eski dünyayı değil yeni dünyayı kuracak olan yeni aktörlerdir.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Değerli Misafirler,Dünyanın bir düzen ve anlam krizi içinde olduğu böyle bir dönemde ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bölgesinde ve dünyada daha adil bir geleceğin inşası için inisiyatif üstlenmiş durumdadır.
Türkiye; dünyanın her kriz bölgesinde aranan, beklenen ve istenen bir aktör hâline gelmiştir.
Elbette ülkemizi bu ayrıcalıklı konuma getiren şey kendine özgü yaklaşımıdır. Burada Cumhurbaşkanımızın yıllardır dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkün” şiarları, başta Küresel Güney olmak üzere tüm dünyada karşılık bulmuştur.
Artık dünyanın farklı bölgelerindeki insanlar, bu hedefin mümkün olduğunu düşünüyorlar. Sayın Cumhurbaşkanım, Zat-ı Âlilerinizin bu başarıda çok büyük bir payı vardır. Zat-ı Âlilerinizin izlediği barış diplomasisi, dünya liderlerine ilham veren bir politika hâline gelmiştir.
Bugün Türkiye’miz, sahip olduğu diplomatik, askerî ve normatif güçle küresel yeniden kurulum aşamasının en önemli aktörlerinden birisidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesiyle, Türkiye, bir vizyon ortaya koymuştur. Bu vizyon; insani güvenlik, adaletli bir düzen ve dirençli sistemler ilkelerine dayanmaktadır.
Böylece Türkiye ara bulucudur.
Çünkü diplomasinin merkezine insani güvenliği yerleştirir. Krizlerin askeri yollar yerine diyalog ve diplomasiyle çözülebileceğine inanır.
Bu anlayış, Türkiye’yi çatışmaların değil, çözümlerin tarafı yapar.
Türkiye üreticidir.
Savunma sanayii ve teknoloji alanlarında geliştirdiği yerli kapasite, ulusal savunmanın yanı sıra bölgesel istikrarı da güçlendirir.
Ülkemiz için üretim; ekonomik büyüme, bağımsızlık, özgüven ve saygınlık üretme biçimidir.
Ama aynı zamanda birlikte kazanmak, birlikte paylaşmaktır.
Türkiye dönüştürücüdür.
Çünkü insani diplomasisiyle güç yerine adaleti, çıkar yerine vicdanı merkeze alır.
Göç politikaları, kalkınma projeleri, insani yardım operasyonları, Gazze için yürütülen diplomasi, Türkiye’nin uluslararası siyasete ahlaki bir derinlik kazandırma çabasıdır. İşte böylece yeni bir dünyanın mümkün olabileceğini gören ve buna katkı veren bir Türkiye söz konusu.
İletişim Başkanlığı olarak biz de bu kutlu küresel mücadelede üzerimize düşen görevin bilincindeyiz. Teknolojik feodalizmin ve sosyal medya faşizminin hortladığı; dezenformasyonla toplumların ve ekonomilerin yıpratıldığı, aile ve değerlere yönelik saldırıların arttığı bir dönemde, yalana karşı hakikatin, batıla karşı hakkın yanında yer alıyoruz. Kültürel emperyalizme direniyoruz, çeşitlilik ve kültürel dinamizm sergiliyoruz. Hem kendimiz için hem bütün insanlık için hayır üretmeye çalışıyoruz.
Bu bağlamda TRT ve Anadolu Ajansımız başta olmak üzere, ülkemizin yayın kuruluşları gerçeğin sesi olarak büyük gayret göstermektedir. Onlarca dilde mazlumların sesi olmakta; günümüz meselelerini çok boyutlu şekilde gündeme getirmektedirler.
Bu vesileyle, Gazze’de uğradıkları baskı ve engellemelere rağmen istikametlerinden sapmadan hakikati dünyaya duyuran tüm gazetecilere şükranlarımı sunuyorum. Bu uğurda şehit olan gazetecileri rahmetle anıyor, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Kıymetli Hazirun,Son olarak TRT World Forum kapsamında gerçekleştirilecek fikir teatisinin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. TRT ailesini ve forumda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum, var olun, Allah'a emanet olun.
Prof. Dr. Burhanettin DURAN
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı