Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi,

Saygıdeğer Bakanım,

Çok Kıymetli Misafirler,

Hepinizi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.

TRT World Citizen Ödül Töreni’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum büyük memnuniyeti ifade ederek başlamak isterim.

Bugün burada insanlığın ortak vicdanını ve küresel sorumluluğumuzu temsil eden çok kıymetli kardeşlerimizle bir aradayız. İçinde yaşadığımız çağın sorunlarına teslim olmadan çözüm aramak elbette hepimiz için zorunlu bir istikamet teşkil etmektedir.

Yerküremizde hâlâ çok ciddi insani sorunlar, büyük bir refah düzeniyle bir arada, aynı anda var olmaktadır. Küresel ölçekte yoksul nüfusun yaklaşık üçte biri yetersiz beslenmektedir. Bazı bölgelerde eğitim ve temel sağlık hizmetlerine erişim ciddi biçimde kısıtlıdır. Bizler için temiz suya erişim belki fark etmediğimiz kadar hayatımızın parçası iken bu bazı coğrafyalarda yaşamın temel sorunlarından birisidir.

Bu bahsettiğim tablo sadece istatistiklerden ibaret değil. Milyonlarca insanın her gün verdiği yaşam mücadelesinin özetidir. Tabii ki savaşlar, işgaller ve göçler bu bahsettiğim kötü durumu daha da kötüleştirmektedir. Gazze'de çok sayıda bebek soğuktan öldü, yeterli besine ulaşamamaktan hayatını kaybetti. Şehit olanları, yaralananları saymıyorum bile. Bu gerçeklik aslında küresel sistemin adalet duygusunu kökten sorgulamamızı zorunlu kılmaktadır.

Bu çelişki yalnız ekonomik bir sorun değildir. Aynı zamanda bütün insanlığın yaşadığı ahlaki bir krizdir. İşte tam da bu küresel adaletsizlik tablosu karşısında sorumluluk sahibi aktörlerin öne çıkarak insanlığın meselelerine sahip çıkması gerekmektedir.

Türkiye de böyle bir sorumluluğun etkili bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemiz böylesi erdemli bir iradeyi göstermektedir. Bunun en güzel ifadesi de yine Cumhurbaşkanımızın; “Herkes için özgürlük, herkes için barış, herkes için refah, herkes için adalet, herkes için huzurlu ve güvenli bir gelecek.” sözleridir.

Bu uğurda hedefinden milim sapmadan mücadele eden ülkemiz, tüm imkân ve kabiliyetleriyle daha adil bir dünyanın inşası için çalışmaktadır. Çünkü bu mücadele yalnız insanlığın bugünü için değil, çocuklarımız için, yarınımız için de gereklidir.

Ukrayna-Rusya Savaşı’nın nihayete ermesi, İsrail'in Gazze'deki soykırımının sonlanması, Etiyopya ile Somali arasındaki anlaşmazlığın çözümü için attığımız adımlar, Türkiye'nin durduğu yerin sadece birkaç örneğini, nişanesini göstermektedir.

Bunların yanında 13 yıl süren Suriye iç savaşı boyunca ülkemizin üstlendiği kararlı sorumluluk, fedakârlık, Suriyeli kardeşlerimize ev sahipliği yapmak başka bir örneği temsil etmektedir. Yine Türkiye'nin insani yardımlar konusunda öncü bir ülke olması bizleri çok memnun eden bir realitedir. Ama bu bir tesadüf değildir. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi bu anlamda bizlere ışık tutmaktadır. Afrika, Orta Doğu ve Asya'nın çeşitli bölgeleri için yürüttüğü yardım ve kalkınma faaliyetleriyle Suriyeli misafirlerimizin ihtiyaçlarına gösterdiği hassasiyet ve onun yüreklerimizdeki yeri bakidir.

Değerli Katılımcılar,

Göç konusunu insan merkezli bir şekilde anlatan TRT tabii'nin Asylum dizisinden çok etkili bulduğum birkaç cümleyi sizlerle paylaşmak isterim. Şöyle diyor: “Bitecek elbet. Savaş da bitecek, ömür de. Mesele hangisinin önce biteceği. İşte savaş da bitiyor, ömür de. Ama bizi ayakta tutan, bir nebze gönlümüzü ferah kılan dayanağımız ise bu savaşları bitirmek için verilen çabalar, gösterilen emekler ve harcanan ömürlerdir.”

Dinimiz iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir yerde olmamızı emrediyor. Aslında bu şu demek. İyi olmakla yetinmeyin. Bunun yanında kötülüğe karşı da durun. Böylece yaşanan zulüm ve kötülüklere karşı vicdan yorgunluğuna düşmeden, kalplerinizi karartmadan mücadeleye devam edin. İşte bugün burada kişisel konfor alanlarını terk edip insanlık adına, adalet adına, merhamet adına, “öteki” adına mücadele eden ve bunun cesaretini gösteren, farklı coğrafyalardan gelen erdemli insanlar için bir aradayız.

Hikâyeleriyle hepimize ilham olan bu iyi yürekli ve cesur insanlara sizlerin huzurunda teşekkürü, şükranı bir borç biliyorum. Bu anlamda kamu yayıncılığında sorumlu bir performans ortaya koyan TRT'mize, bu TRT World Citizen programıyla da tekraren teşekkür ediyoruz.

Bizler de İletişim Başkanlığı olarak Türkiye'nin bu onurlu ve erdemli duruşunu anlatan, adaletsizliklere meydan okuyan ve alternatif söylemler, anlatılar üreten bir çabanın içerisindeyiz. Adil bir anlatı zemini ortaya çıkmalı. İnsanlığın ezilenlerini koruyan, adaletsizliklere işaret eden, bizim hikâyemizi de anlatan anlatılar, hikâyeler olmalı. İşte bunun için gayret gösteriyoruz, çaba sarf ediyoruz.

Saygıdeğer Hanımefendi,

Kıymetli Katılımcılar,

Ben bu duygu ve düşüncelerle programımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum ve Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye bizlere bugünü yaşattıkları için, bizleri yalnız bırakmadıkları için, bu anlamlı organizasyonumuza teşrif ettikleri için şükranlarımı arz ediyorum. Ödül alacak sayın misafirlerimizi tebrik ediyorum. TRT Genel Müdürümüzü ve TRT ailesini bu değerli çalışmaları için kutluyorum.

Rabbim Ramazan-ı Şerif'e hayırla erişmeyi, hakkıyla idrak etmeyi nasip etsin.

 

Teşekkür ederim.

Prof. Dr. Burhanettin DURAN

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı