Sevgili Kamu, Siyaset, Diplomasi ve Akademi Dünyasının Temsilcileri,

Medya Camiamızın ve TRT Ailesinin Değerli Mensupları, 

Hanımefendiler, Beyefendiler,

“TRT Avaz Yeni Yayın Dönemi Tanıtma Programı”nda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum büyük memnuniyeti ifade ederek başlamak isterim. Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

TRT Avaz, en başta 4 buçuk milyon kilometrekareyi aşan geniş bir coğrafyada Türk Dünyasını oluşturan 300 milyondan fazla insana hitap ediyor. Genel anlamda da dünyaya yayılmış Türklere ve Türklüğe muhabbeti olan bütün insanlara hitap ediyor.

Türkistan’dan Kafkasya’ya, Anadolu’nun birçok şehrinden dünyanın dört bir tarafına yayılan kardeşlik ikliminin renklerini, seslerini ve hayallerini ekranlara taşıyor.

Bizi, bizlere anlatıyor;

Bizleri, birbirimize gösteriyor;

Gönül köprüleri kuruyor…

Ve bu manevi ve tarihî görevi üstlenen TRT Avaz’ın yeni yayın dönemini tebrik ediyorum ve hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Saygıdeğer Misafirler;

Hepinizin malumudur, dün, Can Azerbaycan’daydık. 

Gebele şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi’ne Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde katıldık. 

Zirve’de Türk Devletleri Teşkilatı Üye ve Gözlemci Devletleri’nin tamamı yer aldı.

Zirve’nin Aile Meclisimizin tüm üyelerinin katılımıyla gerçekleşmesi, Türk Dünyası’nın birliği ve beraberliği açısından dışardaki bütün taraflara verilen çok önemli bir mesajdı.

Teması “Bölgesel Barış ve Güvenlik” olan bu Zirve’de, Teşkilat’ın hızla genişleyen ve çeşitlenen faaliyet alanları, görünürlüğü ve itibarı açısından yeni bir aşamayı kaydettik.

Bu çerçevede Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal yapısı daha da tahkim oldu ve üye ülkeler arasındaki iş birliklerini de daha fazla güçlendirme yönünde görüşmeler yapıldı.

Mutlaka görmüşsünüzdür, Zirve’de alınan kararlar Gebele Bildirisi’yle somutlaştırıldı.

Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi’nde alınan kararların, Türk Dünyası 2040 Vizyonunun gerçekleşmesi yönünde atılmış önemli bir adım olduğu görüşündeyim.

Kararların Türk halkları, gönül coğrafyamız ve insanlık için hayır getirmesini temenni ediyorum.

Bildiğiniz üzere temeli 1992’de atılan ve 2021 yılında İstanbul Zirvesi ile nihai yapısına kavuşan Türk Devletleri Teşkilatı, kısa sürede “Avrasya kıtasında yükselen stratejik bir güç odağı” haline geldi. Bunun için Allah’a müteşekkiriz.

Bu birlikteliğin amacı “Türk Devletleri arasında kapsamlı iş birliğini derinleştirmek, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmaktır.” Türk Devletleri Teşkilatı işte bu amaçlar yolunda çok önemli adımlar atmaktadır.

Malum olduğu üzere küresel sistem her geçen gün yeni sınamalar ve tehditlerle bizim önümüzde. Böyle bir dönemde ortak dil, tarih ve kültürün taşıyıcısı olduğumuz Türk halklarıyla dayanışmaya daha fazla önem veriyoruz.

Dayanışmanın temeli ortak dildir…

Ve elbette, ortak dilin inşa ettiği özgün düşünce mimarisidir. 

Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın, “Ortak Türk Alfabesi”yle ilk eserleri Türkiye olarak basacağımızı duyurması, bu anlamda kıymetli bir başlangıç olmuştur.

Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya alanındaki çalışmalarımıza da yeni yollar açacaktır.

Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki, İletişim Başkanlığı olarak biz Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri ve gözlemci üye ülkelerle medya, iletişim ve enformasyon alanlarında 6 tane anlaşmaya imza attık.

İş birliklerimizi çok daha ileriye taşımak ve derinleştirmek için de kararlılıkla devam ediyoruz.

Bu kararlılığın arkasında ne yatıyor;

Türk Dünyası sadece bir haritadan ibaret değildir.

Bakın Türk Dünyası, derin ve ulvî bir ideali temsil eden; ortak dil, tarih, kültür ve gönül bağıyla birleşmiş bir medeniyet tasavvurudur.

Bu ideal, geçmişin mirasını geleceğe taşıyarak Türk halklarının birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma içeresinde yükselmesini hedeflemektedir. Bu tüm Türk Dünyası’nın ortak hedefidir. Hepimiz için vardır ve hepimizin geleceği için vardır.

TRT Avaz, bu yüce idealin sesi olmuştur, kültürel köprüsü olmuştur ve ortak bir hafızayı Türk Dünyası’nın kalbinden yükselen bir kardeşlik ve birlik çağrısı haline getirmiştir.

Ben burada, Ziya Gökalp’in çok anlamlı bulduğum bir sözüne dikkat çekmek isterim;

“Bir medeniyet ancak millî bir harsa aşılanırsa, ahenktar bir vahdet hâlini alır.”

İşte bugün, birlik olmanın taşıyıcı kolonlarından birisi eğer iletişimse; biz bugün burada bu kararlılığın altını çiziyoruz. Yayımlar, yapımlar ve TRT Avaz’ın bize açtığı yeni dünya hayırlı olsun.

İletişim cephesini güçlü tutmak, küresel akımların tek tipleştirici yayınlarına karşı özümüzü korumak artık bir zorunluluk haline gelmiştir. 

Ben burada öze dönmekten değil, özü korumaktan bahsediyorum.

Bu çerçevede TRT Avaz, özümüzden, Türk medeniyetinin kadim mirasından, Türk kültürünün zengin birikiminden neşet eden içerikleriyle çok önemli, kıymetli bir görevi ifa etmektedir.

Türk Dünyası’nın ortak dilini, tarihini, sanatını, geleneklerini, vizyonunu ve çalışmalarını ekranlara taşımaktadır. Bu hep beraber güçlenmeye ve kültürümüzü gelecek nesillere aktarmaya hizmet etmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cengiz Aytmatov’a atıfla ifadeleri var, aynen okumak isterim;

“Coğrafyamızı mankurtlardan kurtarabildiğimiz ölçüde hep birlikte geleceğimize güvenle bakabileceğimize, hedeflerimize hızla yaklaşabileceğimize inanıyoruz.”

Bunun yolu nereden geçer? Bunun yolu,

Yesevî’nin hikmetleri,

Yunus’un gönül diliyle yoğrulmuş şiirleriyle buluşmaktan geçer. 

Bunun yolu,

Aytmatov’un derin insanlık değerlerinden,

Nevâî’nin bilgelik dolu dizeleriyle buluşmaktan geçer.

Yine bu yol, 

Gencevî’nin Hamsesindeki öğretilerden,

Abay’ın düşünce ve ahlak mirasıyla tanışmaktan geçer.

2009 yılında başlayan bir maceranın bugüne kadar çok önemli başarılara hizmet ettiğini gördük. Böylece TRT Avaz, Türk Dünyası’nın ortak ve gür sesi oldu. Burada Türk Dünyası’ndan önemli siyasetçiler ve büyükelçiler var. Ben onlara şunu söylemek isterim. Gelin hep birlikte 2009’da başlayan bu macerayı, 2009 TRT Avaz macerasını tüm Türk dünyasının, tüm Türk devletlerinin ve halklarının ortak sesi haline getirelim.

Bu çağrım elbette Gaspıralı İsmail Bey’in “dilde, fikirde, işte birlik” idealini tekrarlamaktır.

Bugün yayın coğrafyasında her haneye ulaşma hedefiyle TRT Avaz hem teknik altyapısıyla hem de içeriğiyle eskisinden daha güçlü.

60’ın üzerinde yeni programıyla Türk Dünyası’nın gözü ve kulağı olmaya devam edecek. Detaylarını sevgili Genel Müdürümüz ifade etti. Ben de birkaç tanesine değineceğim:

“Yeni Yüzyıl ve Türk Dünyası”,

“Karabağ”

“Kıbrıs Mücahitleri”

“Türk Dünyası Keşif Rotası” 

“Bir Millet Bin Tat” ve       

“İzler”,

gibi önemli yapımlarla büyük bir çeşitlilik ortaya koyuluyor.

Bununla birlikte çocuklarımız için hazırlanmış çok kıymetli içerikler var. Bundan ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sekiz yaşında küçük bir kızı olan, bir baba olarak da ayrıca bunun için TRT Avaz’a teşekkür ederim.

Türk Dünyası’nın birliğini konu alan “TuranBot ve Kardeş Takımı” ile kahramanlık hikâyelerimizi anlatan “Dedekorkut’un İzinde” animasyonları özellikle çok değerli. Bizim çocukluğumuzda bunlar yoktu, Dede Korkut’un kitaplarını okuyorduk. Şimdi Dede Korkut’un hikayelerini, Dede Korkut’un hayallerini çocuklarımız zihinlerinde canlandırabilecekler.

Saygıdeğer Misafirler,

Ben bu duygu ve düşüncelerle Türk Devletleri Teşkilatı vizyonunu medya diliyle bütünleştiren ve güçlü bir köprü olan TRT Avaz’ın yeni yayın döneminin hayırlı olmasını diliyorum.

Programlarımızın birliğimiz, dirliğimiz ve her alanda dayanışmamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Son olarak bu çalışmada çok emeği olan bütün TRT çalışanlarına, TRT Avaz çalışanlarına ve bilhassa Genel Müdürümüz Sayın Mehmet Zahid Sobacı’ya teşekkür ediyorum.

Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Prof. Dr. Burhanettin DURAN

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı