Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Başkanlığımız tarafından düzenlenen "Türk Dünyası Diyalog Forumu" kapsamında "Orta Koridordan Ortak Üretim Ekosistemine: Türk Dünyasında Ekonomi Modeli" başlıklı panele katıldı.
Binali Yıldırım, panelin açılışında yaptığı konuşmada, Ankara'da gerçekleştirilen TDT Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde Türk dünyasının bugünün ve yarının değerlendirildiğini ve çok önemli bir deklarasyonun kamuoyuyla paylaşıldığını söyledi.
Yıldırım, ciddi belirsizliklerin yaşandığı ve ekonomik büyümenin sınırlı kaldığı dünyada mutlak yoksulluk sınırında 800 milyon insanın yaşadığına dikkati çekti.
Türk devletleri olarak küresel anlamda bu dengesizlikleri ve eşitsizlikleri iyileştirmek amacıyla çalıştıklarını belirten Yıldırım, bu anlamda Orta Koridor'un sadece bir taşıma güzergâhı olarak düşünülmemesi gerektiğini vurguladı.
Yıldırım, kuzeydeki ve güneydeki koridora oranla güzergâhlar arasında katma değeri en yüksek koridorun Orta Koridor olduğunu belirterek, taşımacılığın tam olarak ticaret olmadığını, ticaretin artırılması için araç olduğunu söyledi.
"KKTC, Türk dünyasının ayrılmaz ve vazgeçilmez bir üyesidir"
Orta Koridor'da taşınacak yük miktarının 30 milyon tona kadar çıkarılma imkânının bulunduğuna dikkati çeken Yıldırım, geçiş sürelerinin kısaltılması ve modlar arası geçişe yönelik çalışmaların yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Yıldırım, TDT'ye düşen görevin üye ülkelerin bu konuya yönelik zayıf veya kuvvetli yönlerini belirlemek olduğunu, böylece ülkelerin avantajlarını kullanabileceklerini dile getirdi.
Orta Koridor'da taşımanın işin bir parçası olduğuna dikkati çeken Yıldırım, "Orta Koridor, bir refah koridorudur, bir ekonomi koridorudur, bir tarih koridorudur, bir kültür koridorudur. Yapmamız gereken koridorun başladığı yerden bittiği yere kadar ortak üretim tesisleri, ortak lojistik merkezleri kurmak." dedi.
Yıldırım, Doğu Akdeniz'deki zenginlikleri birtakım ülkelerin kanunsuz şekilde yağmalamaya çalıştıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizim uluslararası deniz hukukundan kaynaklanan hak ve menfaatlerimiz görmezden geliniyor. Bunlara asla müsaade etmeyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türk dünyasının ayrılmaz ve vazgeçilmez bir üyesidir. Bu, bu kadar açıktır. Dolayısıyla Kıbrıs'ı izolasyona tabi tutmak, onları küresel ve bölgesel gelişmelerden imkânlardan mahrum bırakmak ne insanlığa ne de uluslararası hukuka sığar. Bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz, Türk devletleri olarak da elimizden geleni yapacağız."
