Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızca "İletişimde Yapay Zekâ: Eğilimler, Tuzaklar ve Dönüşüm" temasıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Forumu'nda (Stratcom Summit'24) "Yapay Zekânın Gazetecilik Üzerine Etkisi: Deepfake tehdidi karşısında tarafsızlığı ve doğruluğu koruyabilmek" başlıklı panel düzenlendi.
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Washington DC Koordinatörü Dr. Kadir Üstün'ün moderatörlüğünde yapılan panele, Dubai The Mohammed Bin Rashid School of Government’ten Prof. Dr. Melodena Stephens, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı AR-GE ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. İsmail Çağlar, AVA Research & Consulting Başkanı Anca Daciana Goron, AJP Haber Ajansı Çok Dilli Haber Ekibi Yöneticisi Saejin Park, Jeune Afrique Dergisi Editör Yardımcısı ve Yazar Josephine Dedet konuşmacı olarak katıldı.
Prof. Dr. Stephens, gazetecilerin en büyük sorumluluğunun kullandığı kelimeler olduğuna dikkati çekerek, bir gazetecinin bir kelimeyle krizlere veya savaşlara neden olabileceğini söyledi.
Kelimelerin muazzam bir gücü olduğunu bunu da sadece bir gazetecinin kullanabileceğini ifade eden Stephens, "Bir kelime savaşlar da çıkarabilir, kırılmış kalpleri de tamir edebilir veya umut verebilir. Gazetecilikle yapay zekâ gazeteciliği arasındaki sanırım en önemli ayrıntı bu. Evet yapay zekâ da kelimeleri seçerek kullanabilir ama onda duygu ve his yoktur." dedi.
Stephens, gazetecileri ve muhabirleri yapay zekâdan ayıran önemli diğer özelliğinin de, "neyi söyleyip neyi söylemeyeceğine dair bir gücünün varlığı bilmesi" olduğu ifade etti.
"Gazeteciler insanların zihinlerini ve kalplerini değiştirme gücüne sahip." diyen Stephens, olayları anlamada ve algılamada gazetecilerin benzersiz bir rolü olduğunu vurguladı.
Doğruya olan tutku, bilgiyi doğrulamak, kaynağı ve onunla olan güven ilişkisini korumak gibi kavramların gazeteci için önemli faktörler olduğuna dikkat çeken Stephens, şöyle konuştu:
"Yapay zekâ da bu güveni yaratabilir ama bir anda yıkabilir. Yapay zekâya ait bir ürün yüzlerce kez teyit ediliyor ve bu teyit işinde de yine insanlara başvuruluyor. Dolayısıyla yapay zekâ ile üretilmiş bir ürün yine insan teyidine muhtaç. Yapay zekâ kullanımı her geçen gün daha da hızlanıyor. Ama öte yandan verinin kaynağını bilmiyoruz. 25 yıl içerisinde yapabileceğiniz şeyi birkaç dakika içinde bitirebiliyor. Bu bilgileri nasıl teyit edeceğiz. Geçmişe dönüp bir kapalı kutu içinde arayamayız bunu. Bunu yine bir teknoloji ile yapmalıyız."
"İletişim başkanlığı olarak yapay zekâ girişimlerini destekliyoruz"
Doç. Dr. Çağlar, insanların tarih boyunca teknolojik her yeniliğe başlangıçta şaşkınlık ve hayranlıkla baktığını ve şu anda yapay zekâ karşısında da aynı heyecanın yaşandığını söyledi.
İletişim başkanlığı olarak, yapay zekânın nasıl çalıştığını, arka planında neler olduğunu ve aynı zamanda etik boyutun tartıştıklarını ve araştırdıkların kaydeden Çağlar konuşmasında şöyle devam etti:
"Yapay zekânın teknolojik kısmında algoritmalar karşımızı çıkıyor. Etik sorgulamayı da algoritmalar üzerinden yapıyoruz. Bugün yapay zekâ ile ilgili dünyada, Türkiye'de ve iletişim başkanlığı bünyesinde algoritmik tarafsızlığını konuşuyoruz. Algoritmalara sızmış önyargıların nasıl giderileceğini konuşuyoruz ve çözümler üretmeye çalışıyoruz." dedi.
Çağlar, İletişim Başkanlığı olarak yapay zekâ girişimlerini desteklediklerini belirterek, etik sorunların çözümünde de yapay zekâ girişimcilerine destek vermeye gayret ettiklerini söyledi.
Çok fazla teknik bilgiye sahip olmayan yapay zekâ kullanıcılarının arka planında nelerin döndüğünü bilmesinin gerektiğini ifade eden Çağlar, şöyle devam etti:
"Tüm yapay zekâ girişimcilerinin arka planda ne dönüyor bunu anlayabilmesi lazım. Biz de kurum olarak yapay zekâyı teknik, etik, düşünsel ve entellektüel boyutuyla ele alıyoruz, inceliyoruz ve çalışmalarımızı bu yönde geliştiriyoruz."
Çağlar, deepfake tehdidi karşısında tarafsızlığı ve doğruluğu korumanın kendi içinde zorluklar barındırdığını vurgulayarak, deepfake sahteciliğini ortaya çıkarmak için de yeni teknolojilerin zorunlu olduğunu kaydetti.
AVA Research & Consulting Başkanı Anca Daciana Goron, devletlerin ve kurumların yapay zekâyı hem faydalı şeyler için hem de en büyük manipülasyon aracı olarak kullanıldığını söyledi.
Yapay zekânın yanlış ellere geçmesinin ciddi mağduriyetler doğurduğuna vurgu yapan Goron, "Deepfake ile ortaya çıkan tehdidin daha başlangıcındayız diye düşünüyorum. İyimser olmak isterdim ama mevcut duruma bakacak olursak tehlike çok net ortada. İnsan düşüncesine erişebilen teknolojilerden bahsediyoruz. Bu sadece birinin yüzünü, sesini değiştirmekle kalmayacaktır. Çok daha tehlikeli bir sürece evrilecek ve ciddi mağduriyetler doğuracaktır. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu da ancak iş birilği ile olur." ifadelerini kullandı.
"Yapay zekâ genç gazetecilerin öğrenme eğrisini yavaşlatıyor"
AJP Haber Ajansı Çok Dilli Haber Ekibi Yöneticisi Park, bir gazeteci olarak yapay zekâyı aktif kullandığını anlattı.
Park, haberlerinin redaksiyonu ve kısaltılmasında yapay zekâ kullandığını ancak bir yıl sonunda bu konuyla ilgili ciddi sıkıntıların ortaya çıktığını belirtti.
Yapay zekâ yardımıyla elde edilen bilgilerin mutlaka birçok kez kontrol etmek gerektiğini vurgulayan Park, "Çünkü yanlış bilgi verme ihtimali olduğu da zamanla ortaya çıktı. Dolayısıyla böyle bir süreçten sonra kendi klasik haber anlayışımıza geri dönmek zorunda kaldık." dedi.
Park, yapay zekânın genç gazetecilerin öğrenme ivmesini yavaşlattığını dile getirerek kıdemli ve deneyimli kişilerden yeni başlayanlara bilgi aktarım sürecinin kaybedilmemesi gerektiğine dikkati çekti.
Yapay zekânın iki tarafı keskin bir kılıç olduğunu dile getiren Park, "Başarılı bir muhabirin elinde çok iyi performans gösterir ama ehil olmayan bir muhabirin elinden ise felaket getirir." değerlendirmesinde bulundu.
Jeune Afrique Dergisi Editör Yardımcısı ve Yazar Dedet ise, deepfake'deki tehlikeli içeriklere değinerek, Amerikan başkanlarından ünlü oyunculara kadar birçok kişi hakkında deepfake içeriklerin üretildiğini ve bunların yalanlanmasının uzun bir süreç aldığını söyledi.
Gazeteciler için bilgiye ulaşma konusunda yapay zekânın önemli bir işlev gördüğünü ifade eden Dedet, yapay zekânın bu anlamda muhabirlere zaman kazandırdığını kaydetti.
Dedet, yapay zekâ kullanan muhabirlerin içerikleri mutlaka kontrol etmesi gerektiğine dikkat çekerek, aksi durumda ciddi sorunlarla karşılaşabileceklerini ifade etti.