Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, "Büyük Anadolu Depreminin Ardından Projesi" kapsamında yabancı gazetecilere basın turu gerçekleştirildi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerin ardından deprem bölgesindeki çalışmaları yerinde incelemek ve dünya genelinde doğru, güvenilir bilgiyi sunmak amacıyla uluslararası medya kuruluşları Türkiye'ye davet edildi.
Deprem sonrası yapılan arama-kurtarma, insani yardım ve yeniden yapılanma çalışmalarını dünya genelinde duyurmayı amaçlayan Büyük Anadolu Depreminin Ardından Projesi kapsamında, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Çek Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Almanya'dan gelen gazeteciler, deprem bölgesinde incelemelerde bulundu.
Yabancı gazeteciler, Gaziantep'teki Nurdağı bölgesinde gerçekleştirilen konut teslim törenine katıldı. Gazeteciler, Nurdağı'ndaki konteyner kenti ziyareti edip geçici barınma ihtiyaçlarının nasıl karşılandığına dair bilgi aldı.
Daha sonra Adana ve Hatay'a giden gazeteciler, Türkiye'nin deprem sonrası lojistik ve insani yardım çalışmalarına dair bilgi aldı, bölgedeki askerî üsleri ziyaret ederek askerî altyapı ve koordinasyonun nasıl sağlandığını inceledi.
Hatay'daki bir yardım platformunu ziyaret eden gazeteciler, Türkiye'nin bu zorlu süreçte devreye soktuğu sosyal destek mekanizmalarını ve projelerini değerlendirdi.
Bu sayede, dünya basını Türkiye'nin deprem sonrası gösterdiği etkili ve hızlı müdahaleleri daha iyi anlayarak, uluslararası arenada bu başarılara dikkati çekti.
Yabancı arama kurtarma uzmanları deprem bölgesinde yaşadıklarını panelde anlattı
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerin ardından arama kurtarma çalışmaları için Türkiye'ye gelen yabancı uzmanlar, deprem bölgesinde yaşadıklarını İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen "Stratcom Panel-6: Sınır Tanımayan Kahramanlar" panelinde katılımcılarla paylaştı.
Türk Kızılay Afet Yönetim ve İklim Değişikliği Müdürü İbrahim Özer'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Almanya Uluslararası Arama Kurtarma (ISAR) Sözcüsü Paul-Philipp Braun, Güney Kore S&RT İcra Kurulu Başkanı Kim Jan Man, Polonya Kentsel Arama ve Kurtarma Ekibinin (USAR) Bölüm Başkan Yardımcısı Grzegorz Borowiec, Azerbaycan Acil Durumlar Bakanlığı Ana Operasyon Departmanı Başkan Yardımcısı Alesker Aliyev ve İspanya Uluslararası Doğal Afet Kurtarma İletişim Direktörü Juan Manuel Gomez Rama, deprem bölgesinde yaşadıklarını anlattı.
Kahramanmaraş depreminden ilk olarak Almanya'da sabahın erken saatlerinde telefonuna gelen uyarıyla haberdar olduğunu söyleyen Braun, ilk resmî rakamlara göre ölü ve yaralı sayılarının yüksek olduğunu gördüğünde, çantasını hazırlayarak Almanya'daki bölge itfaiye ofisi tarafından hazırlanan arama kurtarma ekibine katıldığını ifade etti.
Bölgeye ulaşan ilk uluslararası arama kurtarma ekiplerinden biri olarak Hatay'a yönlendirildiklerini belirten Braun, burada karşılaştıkları manzara ve yıkım karşısında hayrete düştüklerini aktardı.
Braun, unutamadıkları anılardan birisinin depremden 104 saat sonra enkazdan çıkardıkları ve kurtarıldıktan birkaç saat sonra vefat eden 40 yaşındaki Zeynep'in üzücü hikayesi olduğunu kaydetti.
Kurtarma çalışmalarının yaklaşık 60 saat sürdüğünü anlatan Braun, kardeşi Zübeyde'nin kendileriyle enkazın altına inerek Zeynep'e moral vermesinin çok etkileyici bir davranış olduğunu dile getirdi.
Braun, deprem bölgesindeki arama kurtarma çalışmaları sırasında kısıtlı imkânlara rağmen karşılaştıkları sıcak misafirperverlik ve şahit oldukları umudun çok etkileyici olduğunu söyleyerek "Uluslararası arama kurtarma ekibi olarak onlara umut verdik. Onlar da bize yapabileceğimiz çalışmaları yapma, onları kurtarma ve umut verme imkânı verdikleri için müteşekkiriz." ifadelerini kullandı.
İspanya Uluslararası Doğal Afet Kurtarma İletişim Direktörü Rama, arama kurtarma çalışmalarında iletişimin önemine dikkati çekerek, "Bizim işimiz hayat kurtarmak ve bunu yapmak için etkili bir iletişim gerekir." dedi.
Gördükleri eğitimin önemli bölümünün, sahadaki çalışmalarda iletişimin önemi üzerine olduğunu aktaran Rama, bilgi toplama, medya ve diğer kuruluşlar ve sahadaki kişilerle iletişimin güçlü olmasının, misyonlarını yerine getirmek için büyük önem arz ettiğini belirtti.
Rama, görevleri sırasında kendilerini etkileyen en duygusal anların, evlerini ve yakınlarını kaybeden insanların, kendileri yardıma muhtaç olmalarına rağmen ve umutsuz olmaları beklenirken, kendilerine yardım teklifinde bulunarak yiyeceklerini paylaşmaları olduğunu vurguladı.
"Koordineli iş birliği birçok hayat kurtardı"
Azerbaycan Acil Durumlar Bakanlığı Ana Operasyon Departmanı Başkan Yardımcısı Aliyev de tecrübe ve anılarının paylaşılmasına imkân veren bu programın düzenlenmesinden dolayı teşekkür ederek arama kurtarma çalışmalarında ortaya konulan stratejik iletişim ve koordineli iş birliğinin birçok hayat kurtardığını söyledi.
Aliyev, deprem felaketinin hemen ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in emriyle arama kurtarma ekibinin Kahramanmaraş'a sevk edildiğini belirterek Türkiye’deki arama kurtarma ve insani yardım çalışmaları için Azerbaycan'dan 760 kişilik ekibin görev aldığı bilgisini paylaştı.
Azerbaycan arama kurtarma ekibinin, 17'si çocuk olmak üzere 53 kişiyi enkaz altından kurtardığını hatırlatan Aliyev, bölgede kurulan 2 sahra hastanesinde de 3 binin üzerinde yaralıya müdahalede bulunulduğunu kaydetti.
Aliyev, arama kurtarma çalışmalarında görev alan gönüllü ve görevlilere verilecek lojistik ve sağlık desteğinin de önemli olduğunun altını çizerek Azerbaycan tıbbi müdahale ekibinin, sahadaki gönüllülerin karşılaşabileceği riskleri minimize etmek için de çaba gösterdiklerini ifade etti.
Çalışmaları sırasında karşılaştıkları en büyük engelin artçı sarsıntılar olduğuna işaret eden Aliyev, felaketten etkilenen bölge insanı ve medya mensuplarıyla etkili iletişimin görevlerini yerine getirmede büyük katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Polonya Kentsel Arama ve Kurtarma Ekibi’nin Bölüm Başkan Yardımcısı Borowiec de yaptığı sunumda, "sözlerle anlatılamayan" bu gibi felaket durumlarında, arama kurtarma ekibi olarak üç ana faktörün çalışmalarında çok önemli olduğunun altını çizdi.
Borowiec, “Bunlardan birincisi zaman. İnsanlara yardım etmek için çok dar bir zaman aralığımız var. Ondan sonrası kurtarılan her can bir mucize oluyor artık." ifadelerini kullandı.
Kurtarma çalışmalarında ikinci büyük faktörün kullandıkları malzemeler ve bunları sahaya aktarmak için sağlanan lojistik destek olduğunu kaydeden Borowiec, yaşanan felaketin büyüklüğünden dolayı söz konusu imkânların sağlanmasında da sıkıntılar yaşandığını anlattı.
Borowiec, arama kurtarma çalışmalarındaki önemli faktörlerden üçüncüsünün ise etkili iletişim olduğunu ifade ederek operasyonların doğru yere yönlendirilmesi ve mümkün olduğunca geniş alana yayılabilmesi için felaket anında doğru iletişimin büyük önem arz ettiğini söyledi.
Yaşanan felaketin büyüklüğü ve şiddeti sebebiyle çalışma alanlarının çok zor olduğunu aktaran Borowiec, "Doğrusu bu kadar çok insanın bu yıkımdan kurtarılabileceğini hiç beklemiyorduk." diye konuştu.
Borowiec, çalışmalar sırasında çok duygusal anlar yaşadıklarını ve zor kararlar vermek zorunda kaldıklarını belirterek "Bazen dur demeniz gerekiyor. Aksi taktirde daha çok insana zarar verebilirsiniz." dedi.
Kim Jan da depremin ardından Türkiye'ye hareket ettiklerini, Türkiye'nin Seul Büyükelçiliği'nin bölgeye hareketlerinden önce kendilerine oldukça yardımcı olduklarını anlattı.