Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Başkanlığımızda düzenlenen "Küresel Dönüşüm Sürecinde Türkiye-Somali İlişkileri Paneli"nin açılışında konuştu.
Sözlerine, Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 60. yıl dönümünü kutlayarak başlayan İletişim Başkanı Duran, köklü bir kardeşliğe dayanan bu ilişkinin, daha da güçlenerek geleceğe taşınacağına inandığını belirtti.
İletişim Başkanı Duran, iki ülke arasındaki ilişkilerin, özellikle 2005'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlayan "Afrika Açılımı" sonrasında çok boyutlu ve derinlikli bir mahiyet kazandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'de Somali'ye ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan İletişim Başkanı Duran, dünyada yankı uyandıran ve küresel ölçekte yaşanan bir ihmalin önüne geçen bu ziyaretin ardından, kapsamlı bir dayanışma seferberliğinin hayata geçirildiğini ifade etti.
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin geçmişte uzun bir süre çeşitli ihmallerden dolayı Afrika'ya gerekli önemi veremediğini ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde başlayan dönüşümle dış politikanın da bu sorunlu bakış açısından kurtarıldığını, Afrika'nın temel çalışma alanlarından biri hâline getirildiğini dile getirdi.
İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti:
"Bizler, Türkiye olarak Afrika ülkelerinin ekonomik kalkınma ve kapasite geliştirme ihtiyaçlarını destekliyoruz. Bunun yanı sıra Afrika ülkelerinin güvenlik ve istikrarını destekliyor, savunma sanayi alanında ikili iş birliğini teşvik ediyoruz. Belki bir üçüncü unsur olarak, bölgede ortaya çıkan uyuşmazlıklar ile ilgili Türkiye'ye duyulan güvenle kolaylaştırıcı veya ara bulucu bir rol üstleniyoruz. Bunlara ek olarak kıta genelindeki bölgesel örgütlerle iş birliği yapıyoruz ve uluslararası sistemin yaşamakta olan dönüşümü şekillendirecek ağırlık merkezlerinden biri olarak gördüğümüz Afrika kıtası ülkeleriyle küresel meseleler konusunda koordinasyon çabası içerisindeyiz."
İletişim Başkanı Duran, bunların Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü ve etkin liderliği sayesinde Türkiye'nin kıtadaki saygınlığını artırdığına, Afrikalı ortaklarla eşitlik ve karşılıklı anlayış temelinde ilişki tesis edilmesine imkân sağladığına işaret etti.
"İlişkilerimizi ortak kazanım anlayışıyla ele alıyoruz"
Bugün Türkiye'nin Afrika'daki varlığının, farklı emelleri olan birçok devleti rahatsız ettiğine dikkati çeken İletişim Başkanı Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zira bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler. Fiziki haritalarda kocaman bir kıtayı olduğundan çok daha ufak gösterdikleri yetmezmiş gibi iletişim alanında da kıtanın bütün güzelliklerini, zenginliklerini ve potansiyelini görmezden gelerek, kriz ve kaosu merkezine alan bir anlatıyı dolaşıma sokmaktadırlar. Bizim bu konudaki yaklaşımımız çok farklı. Afrika'yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikâyesini ıskalamaktır. Afrika kadim medeniyetlerin, eşsiz doğal güzelliklerin ve zengin kültürel çeşitliliğin kıtasıdır. Bugün Afrika genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri hâline gelmektedir. İşte bu nedenle biz, Afrika ile ilişkilerimizi eşitlik, karşılıklı saygı ve ortak kazanım anlayışıyla ele alıyoruz. Bu bizi başka ülkelerden ayıran ve Afrika'yı da bize yaklaştıran en önemli unsurdur."
Yatırım, ticaret, teknoloji, eğitim, altyapı ve savunma sanayisi dâhil olmak üzere pek çok alanda daha fazla birlikte üretmeyi, birlikte büyümeyi ve birlikte gelecek inşa etmeyi hedeflediklerini vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "İnanıyoruz ki Afrika'nın yükselişi, yalnızca Afrika için değil, küresel ölçekte daha adil ve daha dengeli bir uluslararası düzen için de güçlü bir imkân barındırmaktadır." diye konuştu.
İletişim Başkanı Duran, dünya devletlerinin Afrika'yı ihmal ederek bir gelecek kurmaya çalışmasının büyük bir stratejik hata olduğunu belirterek, Türkiye'nin ise Afrika ülkelerinin ve insanlarının gönlünde ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu bildiklerini, bununla iftihar ettiklerini aktardı.
"Herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğiz"
Türkiye'nin Afrika'daki imajının tarihî derin bağların yanı sıra ilkeli duruşundan kaynaklandığına işaret eden İletişim Başkanı Duran, "İnanıyorum ki karşılıklı saygı, iş birliği ve adalet temelinde inşa edilen bu gönül köprüsü hem Somali'de hem de Afrika'da umudun ve müreffeh bir geleceğin sembolü olacaktır." dedi.
İletişim Başkanı Duran, herkes için barışı, istikrarı ve refahı talep eden, her coğrafyada güvenilir bir arabulucu olma rolünü üstlenen Türkiye'nin, Afrika'da da herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2024 Aralık ayında Somali ve Etiyopya liderlerini Türkiye'de ağırladığını kaydeden İletişim Başkanı Duran, burada imzalanan Ankara Mutabakatı'nın, Türkiye'nin Afrika'ya yönelik barışçıl yaklaşımının en somut tezahürü olduğunu dile getirdi.
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin stratejik ortak olarak Afrika Birliğine kabul edilmesini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 31 Afrika ülkesini ziyaretini hatırlatarak, son 20 yıl içerisinde karşılıklı ticaret hacminin 5 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine taşındığını anımsattı.
"Türkiye-Somali ilişkileri bugün çok daha sağlam"
Türkiye'nin kurum ve kuruluşlarının, Afrika'da herkesi kapsayan politikaları hayata geçirmek için canla başla çalıştığını anlatan İletişim Başkanı Duran, yatırım faaliyetleriyle kıtada ekonomik canlanmaya zemin hazırlarken, yardım, eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalarla bölge halklarının ihtiyaçlarına cevap vermeye gayret ettiklerini vurguladı.
İletişim Başkanı Duran, şunları paylaştı:
"Güçlü insani, tarihî ve kültürel bağlarla perçinlenen Türkiye-Somali ilişkilerini çok yönlü bir iş birliği temelinde ele alıyoruz. Bu geçici değil, kalıcıdır. Somali'nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan, bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Somali'nin yanındadır. Biz, Somali'nin bölünmesine yönelik dayatmalara hiçbir zaman göz yummayacağız, bir ilke olarak bu tavrımızdan da geri dönmeyeceğiz.
İşte bu nedenle, İsrail'in Somaliland'ı tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını, Afrika Boynuzu'na taşımasını istemiyoruz, buna göz yummayacağız. Bu kapsamda bir kez daha belirtmek isterim ki Somali'nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekte son derece kararlıyız. Afrika Boynuzu'nun kaderi dayatmalarla değil, barışla ve istikrarla belirlenmelidir."
Türkiye'nin Somali ile en çok iş birliği yapan ülkelerin başında yer aldığına dikkati çeken İletişim Başkanı Duran, gelecekte Türkiye-Somali ortaklığını yalnızca mevcut başlıklarda değil, denizcilikten gıda güvenliğine, yenilenebilir enerjiden dijital dönüşüme, eğitimden sağlığa, lojistik ve yatırımlara kadar geniş bir yelpazede daha da derinleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.
İletişim Başkanı Duran, amaçlarının sahada kapasite üreten ve Somali'nin kurumsal gücünü artıran projelerle iki ülkenin ortak refahına katkı sunmak olduğunu belirtti.
Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Muhammed Nur ile Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Daud Aweis Jama, Başkanlığımızca düzenlenen "Küresel Dönüşüm Sürecinde Türkiye-Somali İlişkileri" başlıklı panel öncesinde açılış konuşmalarını yaptı.
Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Nur "Türkiye-Somali İlişkileri" panelinde konuştu
Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Nur, konuşmasında, Balıkesir'de F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın ailesine başsağlığı diledi.
Türkiye ve Somali arasında kurulan diplomatik ilişkilerin 60. yılı dolayısıyla düzenlenen bu etkinlik nedeniyle İletişim Başkanlığına şükranlarını sunan Nur, "Modern diplomatik ilişkilerimizin 60. yılını kutluyor olabiliriz ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki Türk-Somali ilişkileri bundan çok daha köklü, çok daha derin bir tarihe dayanmaktadır. Bizim birlikteliğimiz yalnızca 60 yıllık değil, yaklaşık 600 yıllık bir kardeşlik hukukuna dayanmaktadır." dedi.
Abdülkadir Muhammed Nur, Somali 1 Temmuz 1960'da bağımsızlığını ilan ettiğinde Türkiye'nin ülkeyi ilk tanıyan devletler arasında olduğuna işaret ederek "Biz Somaliler, Türkiye'yi tarih boyunca zor zamanımızda yanı başımızda duran, mücadelemize omuz veren gerçek dostlarımız olarak gördük." ifadesini kullandı.
İki ülke arasındaki resmî diplomatik ilişkilerin 1960'da atıldığını belirten Nur, şu ifadeleri kullandı:
"Soğuk Savaş yıllarında diplomatik ilişkilerimiz sürdü. Fakat bu ilişkiler daha çok resmî çerçevede kaldı ve taşıdığı potansiyeli tam anlamıyla yansıtamadı. Küresel dengeler daraltıcıydı, mesafeler uzaktı, imkânlar sınırlıydı. Ancak aramızdaki tarihsel bağ hiçbir zaman zayıflamadı. Kardeşliğimiz şartlar ne olursa olsun varlığını korudu. Asıl dönüşüm ise Ağustos 2011'de başladı. Türkiye o tarihte, Somali'ye yalnızca diplomatik bir ilgi göstermedi. Kader ortaklığı bilinciyle sahaya indi. 19 Ağustos 2011 tarihinde, dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dünya kamuoyunun Somali'ye sırt çevirdiği, adını dahi anmak istemediği bir dönemde, Mogadişu'ya geldi. Bu ziyaret yalnızca bir devlet ziyareti değildi. Bu ziyaret, tarihin akışını değiştiren bir irade beyanıydı. Gidilmez denilen yere gitti. Düzelmez denilen yere umut oldu."
"Türkiye uzaktan konuşmadı, sahada çalıştı"
Bakan Nur, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Somali ile dayanışmayı ahlaki bir yükümlülük olarak gördüğüne dikkati çekerek "Somali'yi yeniden ayağa kaldırma iradesini ortaya koydu ve sözünü tuttu." diye konuştu.
Dışişleri Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) ve sayısız sivil toplum kuruluşunun Somali'de sahaya indiğini söyleyen Nur, "Türkiye uzaktan konuşmadı, sahada çalıştı." dedi.
Nur, Türkiye'nin Mogadişu'da açtığı büyükelçiliğe işaret ederek Somali'de çok sayıda büyükelçilik faaliyet gösteriyorsa bunun, büyük ölçüde Türkiye'nin o dönemde attığı "cesur adımlar" sayesinde olduğunu dile getirdi.
Somali ile Türkiye arasında 8 Şubat 2024'te imzalanan savunma ve ekonomik iş birliği çerçeve anlaşmasıyla iki ülke arasında ilişkilerin "geri dönülemez bir stratejik ortaklık seviyesine" taşındığını ifade eden Nur, "Artık yalnızca yardım değil, ortak üretim, güvenlik, kalkınma konuşuyoruz. Uzay iş birliğinden enerjiye, balıkçılıktan limanlara, askerî eğitimden güvenlik alanına kadar geniş bir yelpazede iş birliğimiz derinleşmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Somalili bakan Nur, ülkesi ve Türkiye'nin 2024 çerçeve anlaşması ile yalnızca ikili ilişkileri güçlendirmediklerini, ortak gelecek vizyonu da ilan ettiklerini belirterek "Bu strateji yalnızca iki ülke değil, başta İslam âlemi olmak üzere tüm insanlığa katkı sunacaktır. Çünkü biz yalnızca iki devlet değiliz. Biz ortak tarih, değer ve kadir bilinci taşıyan iki milletiz." ifadelerini kullandı.
Bakan Nur, Somali'nin tarihî dönüşümündeki kararlı liderlikleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'a şükranlarını sundu.
Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Jama "Türkiye-Somali İlişkileri" panelinde konuştu
Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Jama da Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin sadece yardımlarla sınırlı kalmadığını, stratejik bir ortaklık da içerdiğini söyledi.
Jama, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok derin bir geçmişe sahip olduğuna işaret ederek "Türkiye, Somalililerin yüreklerine dokunuyor. Biz de yetkililer olarak Türkiye'nin bu dostça elini hissediyoruz. Bunu tarih boyunca da hissettik. Tarih boyunca Türkiye, Somali için önemli bir dost oldu." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'de Somali'ye gerçekleştirdiği ziyaretin önemine dikkati çeken Daud Aweis Jama, şu ifadeleri kullandı:
"Erdoğan'ın sadece katılımı değil, göstermiş olduğu cesaret, vermiş olduğu mesaj tüm dünyada yankı buldu. Çünkü Somali yalnızlaştırılmış bir durumdaydı. Ancak Sayın Erdoğan herhangi bir çekincesi olmadan, risk alarak Somali'ye ziyaret gerçekleştirdi. Yaklaşımının sadece boş sözlerden ibaret olmadığını gösterdi. Bu da zamanla çok yönlü bir ortaklığa evrildi."
Jama, iki ülke arasındaki ilişkilerin son 50 yılda stratejik bir ortaklık boyutuna ulaştığını belirterek ekonomi, deniz, enerji ve insani yardımlar gibi çeşitli alanlarda iş birlikleri yaptıklarını aktardı.
Türkiye-Somali iş birlikleri
Somali'nin Afrika'nın en büyük sahiline sahip olduğuna işaret eden Daud Aweis Jama, "Türkiye ve Somali bu sahilin bir kırılganlık alanına dönüşmesini engelleyerek aslında refah üreten bir alan olması için çalışıyor." dedi.
Jama, Türkiye'nin havalimanı alanındaki uzmanlığı, hastane inşasına yönelik destekleri ve enerji alanındaki girişimlerinin Somali açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
İki ülke arasında hem karadaki hem de denizdeki kaynakların çıkartılması açısından önemli iş birlikleri olduğunu ifade eden Jama, bu yıl derin su araştırmalarında bazı projeler geliştirileceğini de aktardı.
Bakan Jama, Afrika Boynuzu'nun deniz ticareti açısından çok önemli bir konumda olması ve ekonomik koridorların ortasında bulunması nedeniyle, stratejik ve siyasi çıkarların çatıştığı bir noktaya dönüştüğünü söyledi.
Bu nedenle, Türkiye'nin Somali'nin toprak bütünlüğünün korunması konusundaki tutumunun çok önemli olduğunu vurgulayan Jama, "Yalnızca bir hafta önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Somaliland'ı tanıma girişimini reddettiğini söyledi. Bu, Türkiye'nin Somali'nin barışına ve istikrarına verdiği önemi ortaya koyuyor. Stratejik ortaklığın aramızdaki ilişkileri, dostluğumuzu daha da güçlü kıldığını gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Bakan Jama, iki ülke arasındaki ilişkilerin Somali'nin şartlarının geliştirilmesi, refahının, uluslararası anlamda saygınlığının artırılması konusunda ilerlediğini kaydederek "İleride de Türkiye-Somali ilişkilerinin bu doğrultuda gelişmesini ve refahın birlikte paylaşılması şeklinde ilerlemesini umuyorum." diye konuştu.
Öte yandan İletişim Başkanı Duran, panele ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu.
İletişim Başkanı Duran paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak düzenlediğimiz Küresel Dönüşüm Sürecinde Türkiye-Somali İlişkileri Panelimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Somali ile ilişkilerimiz, özellikle 2005 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan ‘Afrika Açılımı’ sonrasında çok boyutlu ve derinlikli bir mahiyet kazanmıştır.
Afrika, tarihsel ve kültürel manada bizim gönül coğrafyamızın her daim tamamlayıcı ve vazgeçilmez bir parçası olmuştur.
Güçlü insani, tarihî ve kültürel bağlarla perçinlenen Türkiye–Somali ilişkileri, bugün çok daha sağlam, çok daha sarsılmaz bir zeminde ilerlemektedir.
Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez.
İsrail’in Somaliland’ı tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasına göz yummayacağız. Afrika Boynuzu’nun kaderi dayatmalarla değil; barışla ve istikrarla belirlenecektir.
Bu duygularla, Somali ile diplomatik ilişkilerimizin tesisinin altmışıncı yıl dönümünü tebrik ediyor; köklü bir kardeşliğe dayanan bu müstesna ilişkinin, karşılıklı güven ve ortak vizyon temelinde daha da güçlenerek geleceğe taşınacağına yürekten inanıyorum.
Panelimizi teşrif eden Somali Federal Cumhuriyeti Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Daud Aweis Jama’ya, Somali Federal Cumhuriyeti Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Sayın Abdulkadir Mohamed Nur’a, kıymetli misafirlerimize ve panelimizin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”