İletişim Başkanı Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu Toplantısı‘nda konuştu

İletişim Başkanı Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu Toplantısı‘nda konuştu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Selçuklu Salonu'nda düzenlenen Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nda konuştu.

Kamu diplomasisi alanında yürütülen çalışmaların, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken İletişim Başkanı Duran, günümüz dünyasında iletişimin giderek stratejik bir güç unsuru hâline geldiğini ve zaman zaman bir silah gibi kullanıldığı bir döneme tanıklık edildiğini ifade etti.

İletişim Başkanı Duran, bu yeni iletişim ortamında algı yönetimi, dezenformasyon ve manipülasyonun ciddi tehditler oluşturduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak hedeflerinin, iletişim ekosisteminde güvenli, doğru ve etkili iletişim kanallarını tesis etmek olduğunu belirten İletişim Başkanı Duran, bu doğrultuda özellikle dezenformasyonla mücadeleyi öncelikli bir alan olarak ele aldıklarını kaydetti.

Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, bilgi kirliliğinin önlenmesi ve toplumsal güvenin güçlendirilmesi amacıyla stratejik iletişim araçlarının etkin şekilde kullanıldığını ifade eden İletişim Başkanı Duran, bu sürecin ancak kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonla başarıya ulaşabileceğinin altını çizdi.

Temiz bir iletişim ekosistemi kurmak, riskler ve tehditlere karşı tedbir almak zorunda olduklarının altını çizen İletişim Başkanı Duran, "Bunu ancak hep birlikte çalışırsak yapabiliriz. Bundan kastım aslında sadece Türkiye olarak değil, bölgemizde ve dünyada bu etkiyi oluşturmak için kamu diplomasisi imkânlarını toplumsal kesimlerden, sporculardan, sanatçılardan, diplomatlardan başlayarak Türkiye'nin kendisi gibi düşünen insanlarla birlikte oluşturacağı zeminlere taşımak durumundayız. Çok aktif ve geniş bir iş birliği ile dayanışmayı güçlendirmenin peşinde olmak zorundayız." açıklamasını yaptı.

"Cumhurbaşkanımızın liderliğinin önemli şekilde sergilendiği alanlar oldu"

Bölgesel ve küresel krizlere değinen İletişim Başkanı Duran, İsrail'in Gazze'de iki yılı aşkın süredir devam eden soykırımıyla ortaya çıkan insani felakete dikkat çekti.

Bununla beraber, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran ekseninde yaşanan krizler ile Rusya-Ukrayna Savaşı ile Afganistan-Pakistan arasındaki gerilimlerin, Türkiye'nin aktif diplomasisi ve girişimleri sayesinde daha da derinleşmesinin önüne geçildiğini ifade etti.

İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin bu süreçlerde üstlendiği yapıcı ve dengeleyici rolün, bölgesel istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

İletişim Başkanı Duran, Rusya ile Ukrayna arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapılması, tahıl koridoru girişimi ve çeşitli insani krizlerde yürütülen arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık faaliyetlerinin, Türkiye'nin uluslararası alandaki etkinliğini ve güvenilirliğini ortaya koyan somut örnekler olduğunu belirtti.

Bu girişimlerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinin ve çok boyutlu diplomasi anlayışının açık bir yansıması olduğunu dile getiren İletişim Başkanı Duran, Etiyopya ile Somali arasında yürütülen arabuluculuk sürecinin de başarıyla sonuçlanmasının, Türkiye'nin barış ve istikrara katkı sunma iradesini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

"Altın denge Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde sağlanıyor"

Uluslararası alanda normların aşındığına ve kural temelli düzenin giderek zayıfladığına dikkat çeken İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin bu süreçte izlediği yaklaşımın mevcut sistemin yıkılması yönünde değil, daha adil ve kapsayıcı olacak şekilde reforme edilmesi olduğunu vurguladı.

İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" ve "Daha adil bir dünya mümkün" çağrılarının, uluslararası sistemin ıslah edilmesi ve reforme edilmesi yönündeki güçlü bir vizyonu ortaya koyduğunu ifade etti.

Bu yaklaşımın, kuralsızlık ve güçlünün hukuku anlayışının hâkim olduğu bir "orman kanunu" düzenini teşvik etmediğinin altını çizen İletişim Başkanı Duran, aksine küresel barış, istikrar ve adaleti önceleyen dengeli bir uluslararası yapının hedeflendiğini belirtti.

Türkiye'nin, mevcut küresel krizler ve belirsizlik ortamında yapıcı, sorumluluk üstlenen ve çözüm odaklı bir aktör olarak hareket ettiğini kaydeden İletişim Başkanı Duran, bu çerçevede söz konusu "altın dengenin" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü liderliği sayesinde sağlandığını vurguladı.

Kamu diplomasisinin uluslararası alandaki öneminden bahseden İletişim Başkanı Duran, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin savunma sanayii alanında elde ettiği gücün kamu diplomasisi açısından çok önemli bir unsura dönüştüğü açıktır. Buna bağlı diğer yumuşak güç unsurlarıyla beraber Türkiye, artık planlı şekilde birçok ülkeye yönelik ne gibi kamu diplomasi faaliyetleri yürütülmesi gerektiği konusunda adımlar atmaktadır ve önemli kazanımlar sağlamaktadır. Afet ve kriz bölgelerindeki insani yardım faaliyetlerimiz, görsel ve işitsel anlatılar aracılığıyla küresel dolaşıma giren dizi sektörümüz, sinema, gastronomi bütün bunların hepsi kamu diplomasisi alanında bize önemli girdiler, katkılar olarak ortaya çıkmaktadır."

"Türkiye'nin hikâyesini dünyaya anlatmamız gerekiyor"

İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin sahip olduğu norm ve değerleri uluslararası kamuoyuna anlatmanın bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.

Bu sürecin yalnızca teknik bir iletişim faaliyeti değil, kavramlar, anlatılar ve güçlü bir hikâye inşası anlamına geldiğini belirten İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin dünyaya anlatılması gereken köklü ve sahici bir hikâyesi bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin hikâyesinin sonradan kurgulanacak bir anlatı olmadığını dile getiren İletişim Başkanı Duran, bu hikâyenin tarih, medeniyet, hafıza ve değerler temelinde zaten var olduğunu ve bugün kararlılıkla anlatıldığını söyledi.

Her bireyin bu hikâyenin büyümesine katkı sağladığını vurgulayan İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin uluslararası alanda edilgen bir konumda kalamayacağını, başka aktörlerin yazdığı anlatılarda figüran olmayı kabul etmeyeceğini ifade etti.

Türkiye'nin kendi özgünlüğünü koruyarak, kendi değerlerinden ve medeniyet birikiminden beslenen bir anlatıyı evrensel bir dil ile dünyaya aktarmayı hedeflediğini belirten İletişim Başkanı Duran, bu yaklaşımın kamu diplomasisinin temel unsurlarından biri olduğunu ve Türkiye'nin küresel ölçekte daha güçlü, görünür ve etkili bir aktör olmasına katkı sunduğunu kaydetti.

Çok daha iyi seçilmiş, muhatabı hedeflenmiş kamu diplomasisi stratejilerine, politikalarına ve aktivitelerine ihtiyaç olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "Güçlü, itibarlı ve güvenilir bir Türkiye anlayışı ile "Türkiye, Türkiye'den büyüktür" mottosu çerçevesinde çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

İletişim Başkanı Duran, yürütülen kamu diplomasisi faaliyetlerinin yalnızca Türkiye'nin hak ve menfaatlerini savunmakla sınırlı olmadığını belirterek, aynı zamanda barışı, istikrarı ve adaleti önceleyen söylemlerin uluslararası alanda daha güçlü biçimde görünür kılınmasını hedeflediğini ifade etti.

Türkiye'nin küresel meselelerde sorumluluk alan, çözüm üreten ve dengeleyici bir aktör olarak konumlanmasının, bu söylemlerin etkin biçimde aktarılmasına bağlı olduğunu vurguladı.

Bu doğrultuda, daha iyi tasarlanmış, muhatabı doğru belirlenmiş ve stratejik hedeflere odaklanan kamu diplomasisi stratejileri, politikaları ve faaliyetlerine ihtiyaç duyulduğunu dile getiren İletişim Başkanı Duran, kamu diplomasisinde modernizasyonun, dijitalleşmenin ve stratejik iletişim araçlarının etkin kullanımının büyük önem taşıdığını söyledi.

Türkiye'nin bu alandaki yol haritasını ortaya koyan 2024–2029 Türkiye Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi'nin, beş yıla ilişkin kapsamlı bir çerçeve sunduğunu belirten İletişim Başkanı Duran, belgeyle Türkiye'nin uluslararası kamuoyuyla ilişkilerinin güçlendirilmesinin, yumuşak güç potansiyelinin artırılmasının ve ülkenin görünürlüğü ile itibarının daha ileri seviyelere taşınmasının hedeflendiğini kaydetti.

İletişim Başkanı Duran ayrıca, söz konusu strateji belgesinde dezenformasyon, kara propaganda ve algı operasyonlarına karşı etkili ve sürdürülebilir stratejik mekanizmaların geliştirilmesinin öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirterek, bu mücadelenin Türkiye'nin kamu diplomasisi kapasitesini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

"KADİZ ile 139 farklı ülkede faaliyetler fiilen hayata geçiriliyor"

Strateji belgesi doğrultusunda Kamu Diplomasisi İzleme Sistemini (KADİZ) hayata geçirdiklerini anımsatan İletişim Başkanı Duran, "Bu bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızın yaptığı çalışmaları takip eden kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi anlayışı üzerine inşa edilmiş bir mekanizmadır. Böylece kamu diplomasisi faaliyetleri planlayabilen, izleyebilen, analiz eden ve rapor edebilen bir imkâna sahibiz." açıklamasında bulundu.

Toplantıya Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve 49 kamu kurum ve kuruluşundan yaklaşık 130 temsilci katıldı.

Öte yandan İletişim Başkanı Duran, NSosyal hesabından Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6. toplantısına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu bir mesaj yayımladı. 

İletişim Başkanı Duran, açıklamasında şunları kaydetti:

“Bugün Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6. toplantısını gerçekleştirdik. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Kamu diplomasisi artık iletişimin bir silah gibi kullanıldığı bir çağda çok daha kritik. Biz Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güvenli ve etkili iletişim ekosistemleri oluşturuyor, dezenformasyonla mücadele ediyoruz.

Temiz bir ekosistem kurmak ve risklere karşı tedbir almak zorundayız. Bunu bölgemizde ve dünyada etkili kılmak için toplumun tüm kesimleriyle, sporculardan sanatçılara, diplomatlardan sivil aktörlere kadar iş birliği yapıyoruz.

Coğrafi ve tarihî konumumuz bize hem fırsat hem sınama sunuyor. İsrail’in Gazze’deki saldırıları, Rusya-Ukrayna Savaşı, Afganistan-Pakistan gerilimi gibi krizlerde Türkiye aktif rol oynayarak barış ve istikrarın korunmasına katkı sağlamaya çalışıyor.
Savunma sanayimizden kültür ve medya alanındaki çalışmalarımıza kadar her unsur kamu diplomasisinin gücüne katkı sağlıyor. Türkiye’nin hikâyesini kendi değerlerimizden yola çıkarak, evrensel bir dille anlatmak ve dünyada figüran olmayıp aktif rol almak zorundayız.

2024-2029 Türkiye Kamu Diplomasi Stratejisi Belgesi ile stratejik iletişim, dijitalleşme ve dezenformasyonla mücadelede yol haritamızı belirledik.

‘Türkiye, Türkiye’den büyüktür.’ mottosuyla sadece hak ve menfaatlerimizi savunmakla kalmıyor, barış, istikrar ve adaleti önceleyen söylemlerimizi uluslararası alanda güçlendiriyoruz.

Afet ve kriz bölgelerindeki insani yardım faaliyetlerimiz, görsel işitsel anlatılar aracılığıyla küresel dolaşıma giren dizi sektörümüz, sinema, gastronomi bütün bunların hepsi kamu diplomasi alanında bize önemli girdiler, katkılar olarak ortaya çıkmaktadır.

Strateji belgesi doğrultusunda Kamu Diplomasisi İzleme Sistemini (KADİZ) hayata geçirdik. Bu bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızın yaptığı çalışmaları takip eden kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi anlayışı üzerine inşa edilmiş bir mekanizmadır. KADİZ ile 139 ülkede faaliyetlerimizi fiilen hayata geçiriyor ve sonuçları izleyip analiz edebiliyoruz.”