Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Beyoğlu, Kasımpaşa Kızılay Meydanı'nda düzenlendiği son mitingde yaptığı konuşmada "Yarın gece Cumhurbaşkanıyla, Meclisi ile Türkiye Yüzyılı'nın müjdesini ülkemizle beraber tüm dünyaya duyuracağımıza yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.
Miting alanına gelirken yol boyunca kendisini bekleyen vatandaşlar tarafından meşalelerle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına doğduğu, büyüdüğü Kasımpaşa'yı çok ama sevdiğini dile getirerek başladı.
Yarın akşam burayı daha çok seveceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beyoğlu patlayacak mı? Sandıklardan tulum çıkartacak mı? Gümbür gümbür sandığa gidiyor muyuz? Allah sizlerden razı olsun." diye konuştu.
Kasımpaşalıları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanına gelene kadar yolun sağının solunun gümbür gümbür olduğunu, alanda ise 45 bin kişinin bulunduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların "Dik dur eğilme, Kasımpaşa seninle" sözlerine karşılık "Gençler ben kiminleyim? Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Gümbür gümbür sandıklara gideceğiz, tamam mı?" ifadelerini kullandı.
İki gündür İstanbul'un ilçelerinde, hemşerileriyle her biri ayrı ayrı birer destan olan buluşmalar yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada doğdum, burada büyüdüm. Gençler, buranın adı ne; Hâlâ bilmiyorlar. Burası biliyorsunuz meşhur Kızılay Meydanı'dır. Şimdi işte buradan öyle bir haykıracağız ki biraz sonra inşallah burada finali yapıyoruz. Son toplantı bu. Bundan sonra daha toplantım yok. Bundan sonrası özel." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün İstanbul'daki maratonlarının cuma namazında Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nin açılışıyla başladığını aktararak, "Muhteşem bir cami. Tabii Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa ne demek? Oradan, 'Levent' adını, oranın almasının sebebi; askerleri leventti. O leventlerle ne yaptı; Oradan Deniz Müzesi'nin olduğu yere doğru inişini yaptı. Preveze Zaferi'nin lideri Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa. Onun adını verdik. Cami de tabii muhteşem oldu. O çevrede öyle bir cami maalesef yoktu. Onu yapmak da bize nasip oldu." değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin maliyetinin şu an itibariyle 750 milyon lira olduğunu belirtti.
"Siyasetteki ilk seçimi Beyoğlu'nda yaşadım"
Bugünkü programlarını buradan gideceği Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde eda edeceği akşam namazıyla bitireceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Böylece İstanbul'un ruhuna, bu şehri bize emanet eden Fatih'in mirasına uygun bir şekilde kampanyamızı sona erdireceğiz. Son mitingimiz için Beyoğlu'nu seçmemiz tabii öyle rastgele bir tercih değil. Biliyorsunuz, biz ezelden Kasımpaşalıyız, çocukluğum buralarda geçti, gençliğimiz buralarda geçti. Okmeydanı'nda 13, 14 yaşında futbol oynadığımız dönemler... Siyasetteki ilk seçimi Beyoğlu'nda yaşadım. İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda yine Beyoğlu'yla birlikte yol yürüdüm. Okuduğumuz şiir sebebiyle siyasi yasaklı hâle gelip cezaevine girmemiz de aslına bakılırsa tam da Beyoğlu'na yakışır bir duruştu."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ülkenin tarihî bir seçimi öncesi Beyoğlu'nun huzurunda olduklarını söyledi.
Nazım Hikmet'in, Beyoğlu'nu anlatan bir şiirinde geçen "Burada bütün gözleri bir siyah el bağlıyor / Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor / Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu / Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu." dizelerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıllarca Beyoğlu'na da İstanbul'a da ülkeye de azap çektirdiler. Hem geri bırakarak, yoksul bırakarak, yoksun bırakarak azap çektirdiler hem de tertemiz ruhuna kirli ellerini dokunarak azap çektirdiler." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin İstanbul'u böyle azap içindeyken devraldıklarını, çalıştıklarını, çabaladıklarını, mücadele ettiklerini anlatarak, şehri, Fatih'in emanetine uygun eserlerle hizmetlerle donattıklarını belirtti.
Sonra ülkenin başbakanı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı aşkla aynı sevdayla 81 vilayetin tamamını demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla tanıştırdıklarını aktardı. Cumhurbaşkanı olduğunda, ülkeyi bölgesinde ve dünyada model bir demokrasi, model bir gelişmişlik seviyesine çıkartmak için gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsterseniz şimdi ülkemizi nereden nereye getirdiğimize şöyle bir göz atalım." diyerek, alandaki vatandaşlarla Türkiye'deki yatırım ve projelerin anlatıldığı videoyu izledi.
"Yarını halledelim, yarından sonra da 2024'te Büyükşehir'i bunlardan almamız lazım"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, videoyu izledikten sonra "Türkiye'ye çağ atlatmak bu değil de nedir?" ifadesini kullandı.
Attıkları her adımda, girdikleri her mücadelede İstanbul'un yanlarında olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son mahalli seçimlerde 'Her şey güzel olacak.' diyerek, bu şehrin büyükşehir belediyesini devralanlar, İstanbul'u artık tamamen unuttuğu o eski kötü günlerine yeniden döndürdüler. Kardeşlerim, Haliç'in hâlini biliyorsunuz, değil mi? Haliç neydi? Kokudan geçiliyor muydu? Sütlüce'yi biliyorsunuz, değil mi? Sütlüce mezbahasının olduğu yer neydi?" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisi belediye başkanlığını aldıktan sonra Haliç'in pisliğini, 9,5 kilometre uzaklıktaki Alibeyköy Taş Ocağı'na borularla naklettiklerini, daha sonra oranın geri dönüşümle suyunu tekrar Haliç'e indirdiklerini anlattı.
"Şimdi, bunu bilmeniz lazım ve bunu da CHP'lilere anlatmanız lazım." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Haliç'te balık yoktu, balık oldu. Haliç'te Boğaz'ın suyunu bağladık ve Haliç'in suyunu o pis kokusundan geçilmez hâlden kurtardık ve şu andaki Haliç hâline getirdik. Fakat Beyefendi geldi, Haliç tekrar, maalesef... Şimdi, yarını halledelim, yarından sonra da önümüzdeki yıl 2024'te Büyükşehir'i bunlardan yeniden almamız lazım." ifadelerini kullandı.
"Biz sizinle pazara kadar değil, mezara kadar beraberiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki dev bir pankarta işaret ederek, "Burada anacığım var." dedi.
Yarın Anneler Günü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Anne deyip geçmeyin. Annelerinizin ayaklarının altını öpün. Niye? Cennet annelerin ayakları altındadır, unutmayın. Ben anacığımın ayaklarının altını öperdim her İstanbul'a gelişte, o ayaklarını çekerdi. 'Anam, ayağının altında cennet kokusu var, müsaade et öpeyim.' derdim. Anam derdi ki 'Oğlum ne ediyorsun?', 'Ana, öpeyim de kokusunu alayım.' Zar zor öptürürdü bana. Ne diyor hadiste Peygamberimiz, 'Cennet annelerin ayakları altındadır.' Bak, babaların demiyor. Annelerin ayakları altındadır diyor."
Alandan bir gencin, "Bay bay Kemal öğrensin." demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yok, öğrenmez. Niyeti yok." ifadesini kullandı.
Yarınki seçimin aynı zamanda Anneler Günü'ne rast gelmesinin sıradan bir olay olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun da hakkını vermeye var mıyız? Sandıkları patlatıyor muyuz? Unutmayın, biz sizinle pazara kadar değil, mezara kadar beraberiz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Esersiz, hizmetsiz, sevgisiz, ruhsuz bir şehir hâline getirmek istedikleri İstanbul'a ilçe belediyelerimiz ve bakanlıklarımız vasıtasıyla yine biz sahip çıktık. Şimdi de aynı felaketi cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimleriyle ülkenin tamamına yaşatmak istiyorlar. Bunun için gözlerini öyle karartmış durumdalar ki ülkenin ve milletin her değerini, kurdukları kumar masasına sürmekten çekinmiyorlar. Ne diyorlar? 'Biz kumar masasında olmayacağız.' Meral Hanım, niye oldun? Tekrar niye döndün? 'Biz noter masasında olmayacağız.' E niye oldun? Niye tekrar döndün? Bunlara inanılmaz. Bunlara güvenilmez. Allah muhafaza, 'Seçimi biz kazanalım da isterse ülke batsın, bitsin.' havasıyla yarına odaklanmış durumdalar. Kendilerini öyle bir şartlandırmışlar ki her gün akıl dışı, ahlak dışı, vicdan dışı bir yöntemle karşımıza çıkıyorlar. Masanın ortaklarından biri oradan kalktığında üç gün boyunca kendisine neler dediklerini, neler çektirdiklerini hatırlayın. Sonra bu ortağı yeniden masaya oturttuklarında nasıl nobranca, saygısızca, pişkince davrandıklarını hatırlayın."
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanı adaylığından çekilmesine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir önceki seçimlerde karşımıza çıkardıkları, bu seçimde de kendi kurduğu partinin adayı olarak yarışa katılan kişiye yaptıklarına bakın. Neler söylediler, hangi hakaretleri ettiler, kimleri devreye soktular? Bunlar işe yaramayınca FETÖ'nün en iğrenç yöntemi olan montaj, kaset kumpasıyla alçaklıkta tavan yaptılar. Üstelik aylardır sürekli 'kaset', 'montaj', 'yapay zekâ' diyerek ortalığı velveleye verenler de kendileriydi. Artık kabahatlerinin üzerini örtmek için mi böyle yapıyorlar bilmiyoruz. Ama sonunda dönüp dolaşıp kasetçiliğe soyunan kendileri oldu." diye konuştu.
Siyasetin bu tarz yöntemlerle çirkinleştirilmesine, siyasete çamur bulaştırılmasına hep karşı olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de buna karşı durduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bu "kasetçilere" hak ettiği dersi sandıkta vereceğine inandığını dile getirdi.
Türkiye'de her seçimin ayrı bir yol ayrımı olarak gerçekleştiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millet İttifakı'nın ülkeyi terör örgütlerinin ve tefecilerin eline teslim etme niyetinde olduğunu anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, seçilmesi hâlinde ülkeye 300 milyar dolar getireceğini söylediğini aktararak, "Londra tefecilerinden 300 milyar dolar getirecekmiş. İnanıyor musunuz? Yalan dolan." dedi.
"Terör örgütleriyle yol yürünerek ülke yönetilmez"
CHP'nin Kandil'den talimat aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bunlar talimatı nereden alıyorlar? Kandil'den alıyorlar. Kandil'de kimler var? Teröristler var. Şimdi bu teröristlere biz bu ülkeyi teslim edebilir miyiz? Biz ülkemizi böldürtür müyüz? Bay bay Kemal bölücü, bay bay Kemal bu teröristlerle işbirliği hâlinde. Kandil'deki teröristler neyse ne yazık ki bay bay Kemal de o. İşte şu anda bu yuvarlak masanın etrafındakiler ne yazık ki bunlarla işbirliği hâlinde. Şimdi biz Cumhur İttifakı olarak ülkemizi böldürtmeyiz ve yarınki seçimle inşallah gümbür gümbür sandıklardan çıkacak ve ülkemizi bozmak, bölmek isteyenlere de gereken dersi inşallah sizlerle beraber vereceğiz. Kasımpaşa'nın, Beyoğlu'nun yiğit evlatları buna müsaade etmeyecektir. Terör örgütleriyle yol yürünerek ülke yönetilmez. Tam tersine terör örgütlerinin başı ezilerek ülke yönetilir. Cudi'de biz bunların inlerine girdik mi, Gabar'da bunların inlerine girdik mi, Tendürek'te bunların inlerine girdik mi, Bestler Deresi'nde bunların inlerine girdik mi? Şimdi bu malum terör örgütünün parlamentodaki uzantıları ne diyor? 'Gelir gelmez bu illeri, buraları tekrar aslına döndüreceğiz' İşte bunlara fırsat vermeyeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs'ta sandıklardan güçlü çıkacaklarına inandığını söyledi.
Terör örgütünün güdümündeki partiye, belediyeleri, bakanlıkları, kurumları peşkeş çekerek millete hizmet edilemeyeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ne diyor bay bay Kemal? 'Eğer Selo'yu kurtarmak istiyorsanız oyu bana verin' diyor. Ve şimdi ben de diyorum ki bu Selo kim? Diyarbakır'da benim 51 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan Selo değil mi? Cezaevine niye girdi? İşte bu 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olduğu için. Şimdi bunlar bol bol gidip onu ziyaret ediyorlar. Bay bay Kemal de 'onu ben dışarı çıkaracağım' diyor. Eğer Erdoğan iş başında kaldığı sürece adaletten, haktan, hukuktan başka hiçbir şey tecelli etmez. Teröristlere de bu yol açılmaz."
Teröristlerin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ı İmralı'dan çıkaracaklarına dair sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna karşı milletin 14 Mayıs'ta sandığa sağlam sarılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kale içeriden fethedilir, unutmayın." diyerek kadınlara mesaj verdi.
Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Unutmayın, şurada kaldı birkaç saat. Çok çalışacağız, durmayacağız ona göre. Bundan sonra da inşallah bu işin zaferini beraber kutlayacağız." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefete işaret ederek, şöyle devam etti:
"Bunları ademe mahkum edeceğiz. Bölücü örgütün Kandil'deki yöneticilerinden destek alınarak sandığa değil ancak 2015'teki gibi istikrarsızlığa, kaosa, belirsizliğe gidilir. FETÖ'cülerin koltuğunun altına girilerek onların malzemelerine sarılarak ülkeye hizmet edilmez. Bu şekilde ancak onların ülkeye ve millete yaptıkları ihanete ortak olunur. Batı'daki tetikçi medya kuruluşları kime saldırıyorlar? Almanya, İngiltere, Fransa'daki dergiler, Erdoğan'a saldırıyorlar. Niye? Çünkü Erdoğan, ülkemi onlara satmadı, sattırmadı. Tefecilere, örtülü operasyon aygıtlarına yaslanılarak Türkiye'nin çıkarları korunmaz. Böyle yapılarak sadece ülkenin istiklali ve istikbali tehlikeye atılır. Bay bay Kemal işte bunların hepsini de yaptı. Daha vahimi kendi deyimleriyle kumar masasının etrafına topladıkları ortakları da göz göre göre bu tabloya sessiz kalıyor."
Millet İttifakı'nın içerisindeki görev dağılımıyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ona bir cumhurbaşkanı yardımcılığı, ona bir cumhurbaşkanı yardımcılığı. Nerede, ne varsa dağıtıyor, 5-10 milletvekilliği... Böyle bir devlet yönetimi olur mu ya? Ama bunlar kazanmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Bunların hepsini aşacağız. Evlatlarımızın geleceğini böyle bir kumar masasına meze edilecek kadar değersiz görenlere bu millet sözünü sandıkta söyleyecektir. Hazır mıyız buna?" diye konuştu.
"Yarın gece Türkiye Yüzyılı'nın müjdesini dünyaya duyuracağımıza inanıyorum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki katılımcılara şöyle seslendi:
"Şimdi buradan, Beyoğlu'nun göbeği Kasımpaşa'dan soruyorum. Şöyle hazır olalım. İstanbul, bu bölücü yoldaşlarına, Kandil muhiplerine sandıkta dersini veriyor musun? İstanbul, bu kasetçi FETÖ ortaklarına sandıkta dersini veriyor musun? İstanbul, bu ülkesini tefecilere soydurma sözüyle ortada dolaşanlara sandıkta dersini veriyor musun? İstanbul, bu LGBT kuyrukçularına ve onlara sesini çıkarmayanlara sandıkta dersini veriyor musun? İstanbul, bu şehri ileriye doğru götürmek şöyle dursun, geriletenlere sandıkta dersini veriyor musun? Bu CHP LGBT'ci, İYİ Parti LGBT'ci, HDP LGBT'ci, bu zillet ittifakının hepsi LGBT'ci. AK Parti'ye LGBT sızabilir mi? Hayır. MHP'ye sızabilir mi? Hayır. Cumhur İttifakı'na sızabilir mi? Hayır. Ve biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz, aile kutsaldır. Güçlü aile olursak güçlü millet olur. Eğer aile zayıf düşerse millet zayıf düşer. İşte biz bu LGBT'cilere ülkemizi kaptırmayacağız. Tamam? Ben size inanıyorum. Bir Kasımpaşalı olarak Beyoğlu'nun bir evladı olarak size inanıyorum, size güveniyorum."
Beyoğlu'nun ve İstanbul'un kararını çoktan verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğduğum, büyüdüğüm yerlere de böylesi yakışır. Fatih'in evlatlarına böylesi yakışır. Bu millet sırf kızgınlıktan dolayı gidip de ülkesini ateşe atmaz. Biz millî iradenin gücüne de milletimizin irfanına, sağduyusuna da hep inandık, güvendik, teslim olduk. Allah'ın izniyle yarın sandıklarda bunun tezahürünü bir kez daha göreceğiz. Öyle mi gençler? Göreceğiz. Türkiye, yarın bir demokrasi şöleni yaşayacak. Yarın gece Cumhurbaşkanıyla, Meclisi ile Türkiye Yüzyılı'nın müjdesini ülkemizle beraber tüm dünyaya duyuracağımıza yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.
Yarın gece seçim zaferinin sevincini yaşadıktan sonra işlerine devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye 21 yıldır getirdikleri eser ve hizmetler üzerinde "Türkiye Yüzyılı"nı yükseltmeye devam edeceklerini, bir yandan yarım kalan işleri tamamlayacaklarını, diğer yandan gelecek dönem için verdikleri sözleri yerine getireceklerini söyledi.
"Bir daha bu millet sana bedel ödetmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi isterseniz önümüzdeki dönemde neler yapacaklarımıza da şöyle bir bakalım." diyerek, AK Parti'nin Türkiye Yüzyılı'nda gerçekleştirmeyi hedeflediği projelerin yer aldığı videoyu alandaki vatandaşlarla izledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın videonun ardından katılımcılara yönelttiği "14 Mayıs, Türkiye Yüzyılı için milat olacak mı?" sorusuna, vatandaşlar "Evet" diye karşılık verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi burada bir şeyi paylaşmak istediğini belirterek, "Hatırlayın. Savaş Ay'ın programını izlediniz değil mi? Okmeydanı Hastanesi bir zamanlar neydi? Ah ah. O hastanede sağlam giren oradan maalesef ölü çıkıyordu. Kimdi o zaman SSK'nın Genel Müdürü. Bay bay Kemal. Savaş Ay, Allah rahmet etsin. Oradaki o pislikleri... Her taraf kan revan içinde, galoşlar yüksek fiyatlarla satılıyor. Bizler sabahtan numara almaya giderdik tedavi için. Öyle değil mi? Çile çekerdik çile." diye konuştu.
Şimdi orayı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Peki şimdiki hastanenin hâli ne? Nereden nereye. Bay bay Kemal biz senin gibi ölenlerin hastanede rehin alındığı SSK genel müdürleriyle çalışmıyoruz. Biz pırıl pırıl, hijyen koşulları en ileri derecede olan Profesör Doktor Cemil Taşçıoğlu hastanelerini yapıyoruz. Farkımız bu. Yaparsak biz yaparız." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece bunu yapmadıklarını, Kovid döneminde de Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ni yaptıklarını belirterek, şunları söyledi:
"Ne yaptık? Murat Dilmener'i yaptık havalimanında. Ya bunları biz niye yaptık? 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' diyerek yaptık. Niye? Benim insanım bunlara layık. Ya sen insan kıymeti bilmezsin. Sen insanlara değer vermezsin. Sen sadece insanların ölümüne, onları rehine olarak hastanelerde alırsın. Kılıçdaroğlu, sen busun, senin genel müdürlüğünü biliyoruz. Televizyon ekranlarında seni izledik, izliyoruz. Şimdi bir daha bu millet sana bedel ödetmez."
"Devlet adamı kalkıp da böyle bir ülkeye saldırmaz"
Bunun için yarınki oyların çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, işlerinin eser ve hizmet olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin artık altyapı ihtiyaçlarını büyük ölçüde tamamladıkları için ileriki dönemde milletin her kesiminin refahını arttırmaya öncelik vereceklerini aktardı.
"Artık eskisi gibi öyle önüne çıkan her engelle, yaşadığı her sıkıntıyla tökezleyen bir ülke değiliz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Görüyorsunuz işte. Sadece 2013'ten bu yana neler yaşadık neler? Sokakları karıştırdılar. Ülkemize diz çöktüremediler. Terör örgütlerini üzerimize saldılar. Milletimizi teslim alamadılar. Ekonomik tetikçilerini devreye soktular. Ekonomimizi yıkamadılar. Küresel salgın krizini yaşadık. Üretim ve istihdamı gözümüz gibi koruduk. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri bölgemizi kasıp kavururken biz kendi işimize baktık. Şimdi kalktı, Rusya'ya saldırıyor. Ya sen haddini bil ya! Devlet adamı kalkıp da böyle bir ülkeye saldırmaz. Sen Batı'yla da iyi geçineceksin. Rusya'yla da iyi geçineceksin. Amerika'yla da iyi geçineceksin. Şu anda Erdoğan, dünyada bunu yaptı, bunu yapıyor. Batı'nın gönlü olsun diye biz ülkemizi feda etmedik. Ateşin içine sürüklemedik. Bundan sonra da böyle bir yanlış yola girilmesine izin vermeyeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmalara taraf olan değil, akan kanı durdurmak için çalışan ara bulucu ülke rolünü devam ettireceklerini vurgulayarak, "Tarihimizin en ağır, en yıkıcı, en maliyetli depremini yaşadık. Şehirlerimizi hızla ayağa kaldırıyoruz. 11 ilimizi ayağa kaldırıyoruz. Milletimizi enflasyonun altında ezdirmeme sözümüzü işçisinden, memuruna, emeklisine kadar her kesimin ücretlerini yükselterek tutuyoruz. Karadeniz'de, doğal gazı bulduk mu? Bir ay ücretsiz doğal gaz kullandık mı? Şimdi bir yıl boyunca da mutfakta yine aynı şekilde buna devam ediyor muyuz?" şeklinde konuştu.
"85 milyon tek yürek irademize sahip çıkacağız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gabar'da çıkardıkları petrolü, katma değerli ürünlere dönüştürdükleri madenleri milletin emrine verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Savunma sanayimizi, artık İHA'larımız var mı? SİHA'larımız var mı? Akıncılarımız var mı? Kızılelma'mız var mı? Artık bunlarda da ihracat lokomotifi hâline geldi. İnşallah önümüzdeki dönem tüm bu adımları daha ileriye taşıyarak devam edeceğiz. Yeter ki yarın sandığa sahip çıkalım. Yeter ki yarın ülkemizin demokrasi ve kalkınma treninin rayında kalmasını sağlayalım. Yeter ki yarın tercihimizi Türkiye Yüzyılı'ndan yana yapalım. Emin olun ülkemizin bu dönemecini başarıyla tamamladıktan sonra gençlerimize büyük, güçlü, güvenli, huzurlu, müreffeh bir Türkiye teslim edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o zaman gözlerinin arkada kalmayacağını vurgulayarak, "Bunun için 85 milyon tek yürek irademize sahip çıkacağız. Şimdi hazır mıyız? Artık noktayı koyuyoruz. Öyle bir haykıralım ki tüm İstanbul değil, tüm Türkiye duysun. Tamam? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız." ifadelerini kullandı.
Mitinge, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve bazı İstanbul milletvekilleri de katıldı.
Yabancı basın mensupları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim sürecindeki son mitingine yoğun ilgi gösterdi.