Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un Maltepe ve Sultanbeyli ilçelerinde düzenlenen AK Parti mitinglerinde halka hitap etti.
Erdoğan, Maltepe'nin İstanbul'un kadim ve seçkin semtlerinden olduğunu, ilçenin İstanbul'a ev sahipliği yapmış bir mekan olduğunu söyledi.
İstanbul'un fethinden asırlar önce Osmanlı topraklarına katılan bu bölgenin bugüne kadar hep milletin göz bebeği olarak kalmayı sürdürdüğünü aktaran Erdoğan, Maltepe'nin aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Han'ın son nefesini verdiği yer olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih'in 300 bin kişilik ordusunun başında sefere çıktığında Hünkar Çayı mevkisinde hastalanıp vefat ettiğini anlattı.
Bu sırada bir çocuğun "Tayyip dede, buradayım dede" sözlerine karşılık veren Erdoğan, "Burada mısın? Gördüm. Ama çok çalışacaksın ha. Bir yarın var, tamam. Anne, baba, bütün aile..." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Ben ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Kalenin içerisinde Fatihler kim? Hanımlar. Kaleyi siz düşüreceksiniz. Buna hazır mıyız? Çalışıyor muyuz? Bugünü saymazsak 24 saat... Ben size inanıyorum. Siz bu işi bitireceksiniz. Gençler siz de hazır mısınız? Arkadaşlarınıza tek tek biraz sonra anlatacaklarımı onlara da anlatacaksınız ve inşallah Maltepe artık Maltepe'mizi sömürenlerden bu seçimde kurtulacak." diye konuştu.
İstanbul'un en eski belediyelerinden biri olan Maltepe'nin bir dönem Kartal'a bağlanmışsa da daha sonra yeniden bu hakkı elde ettiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Fatih'in emaneti bu ilçemiz yine tarihi bir kararın arifesindedir. Pazar günü Maltepe hem büyükşehir hem de ilçe belediye başkanlarını seçecek hem de evlatlarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağımızın kararını verecek. Bu seçimler elbette mahalli idareler seçimi. Şimdi çıkıyor Bay Kemal ekonomiden bahsediyor. Tamam da yani belediye başkanı ekonomiyi mi yönetecek, önce o kendi kasasını yönetsin, kendi kasasını. Türkiye'nin ekonomisin yönetmek bizim işimiz ve bunların hepsinin defterleri bizde. Ne durumda olduklarını biliyoruz. Ağlanacak halleri var. Onun için nasıl ki yedi düvel saldırdı ekonomimizi çökertemediyse, Allah'ın izniyle bundan sonra da çökertemez. Yani böyle kur, faiz, enflasyon çökertemezler. Biz bu işin başında oldukça bunlara prim vermeyiz."
"Maltepe'de size hizmetkar olmaya hazırız"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, millete hizmete İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile başladığını belirterek, bu seçimin anlamını iyi bildiğini söyledi.
Bu emanetin 1994'te kendisine verildiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Siz 94'te bu emaneti bu kardeşinize verdiniz mi? Peki o zaman Maltepe neydi? Çöp, çukur, çamur. Öyle mi? Zaten bu CHP'nin tanımıdır. Çöp, çukur, çamur. CHP'nin bir tanımı daha var. Yolsuzluk, yokluk ve yasaklar. CHP budur, tarihi boyunca bunu yapmıştır. İşte şimdi istiyoruz ki artık bu güzel Maltepe'mizi üçlüye verelim. Cumhurbaşkanı kardeşiniz sizin hizmetkarınız, bu bir. Büyükşehir Belediye Başkanımız sıradan birisi değil, az önce dinlediniz. Üç, yine dinamik, genç ve Maltepe'ye hizmete adanmış olan kardeşimiz. Hep beraber üçlü olarak, Cumhur İttifakı olarak Maltepe'de size hizmetkar olmaya hazırız. Şimdi siz de tabii bu görevi bizlere vereceksiniz. Ben buna inanıyorum. Durmak yok, yola devam."
"Gerçek Mehmetçiklerimize biz laf söylettirmeyiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'a ve Maltepe'ye bugüne kadar yaptıklarını ve önlerindeki dönemde yapacaklarını paylaşacağını dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu seçim sürecinde öyle ittifaklar kuruldu, öyle karanlık pazarlıklar yapıldı, öyle niyetler ifşa edildi ki pazar günü sandıktan çıkacak sonucun anlamı çok farklı bir yere geldi. Biliyorsunuz biz 15 Temmuz gecesi darbecilerin karşısında milletimizin kurduğu ittifakı, Cumhur İttifakı adıyla Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte devam ettiriyoruz. Şimdi belki bilmiyorsunuzdur söyleyeyim, o gece 23.15, Bay Kemal Atatürk Havalimanına geliyor ve FETÖ'cüler tankların arasından Bay Kemal'i kaçırıyor. Nereye? Bakırköy Belediyesine. O orada kahvesini yudumluyor. Saat 01.15, ben de damadım Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Bey, eşim, kızım, torunlarım, biz de Atatürk Havalimanına iniyoruz. On binler orada. Biz onlarla beraber 16 saat havalimanında devlete karşı yapılan darbeyi yönettik. Hamdolsun sonunda ne oldu bu FETÖ'cüleri derdest ettik, yakaladıklarımızı hapse tıktık. Bay Kemal, hani sen tankların önünde dururdun ya. Ya FETÖ'cüler da olmasa zaten sen de kaçıp gidecektin."
Şimdi Bayan Meral de ne diyor? 'Mehmetçikler içeride' diyor. Eğer senin Mehmetçiklerin onlarsa yanmışız biz. O senin Mehmetçikler dediklerin gerçek Mehmetçiklere tanklarla yürüyenlerdir. Gerçek Mehmetçiklerimize biz laf söylettirmeyiz."
"Durmak yok, devam edeceğiz"
Mehmetçiğin, "Küçük Muhammed" diye anıldığını, onların sevgililer sevgilisinin izinden gidenler olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Onlar devletine F16'larla bombalar yağdırmaz. Senin o Mehmetçik dediklerin benim Ankara'daki Özel Kuvvetler'de oraları bombaları yağdırdılar. Bunlar mı senin Mehmetçiğin? Ey gidi Bayan Meral, sen istikametini kaybettin. Hani sen milliydin, hani sen yerliydin? Sen kalkıp Tayyip Erdoğan'a, halkına terörist diyecek kadar istikametini kaybettin. Aynen hani tencere kapak meselesi. Çünkü Bay Kemal ile dolaşa dolaşa o da istikametini kaybetti. Değil mi? İşte pazar günü beka meselesi diyoruz ya bunların hesabını soracağız.
Ne diyor Bay Kemal 'YPG Türkiye'ye niye bir şey yapsın ki?' Lafa bak. Ya bizim yüzlerce kardeşimizi sınır boylarında şehit edenler bunlar değil mi? İşte bu YPG'ye biz terör koridorundan hesap sormadık mı? Afrin'e niye girdik? Zeytindalı ile Cerablus'a niye girdik? İşte bunun için girdik ama Bay Kemal'in böyle bir derdi yok. Bizim derdimiz var, biz dertliyiz ve biz talimatı ne Kandil'den alıyoruz ne Pensilvanya'dan alıyoruz. Biz talimatı milletimizden alıyoruz. Onunla da işte Cudi'ye, Gabar'a, Tendürek'e, Kandil'e girdik ve inlerinde bunları vurduk, vurmaya devam edeceğiz. Durmak yok, devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi karşımızda kim var? Büyükşehirde ve Maltepe'de görünüşte CHP var. CHP'nin görünüşte ittifak ortağı adı İYİ ama kendi epeyce karışık bir parti var. Ama bir de sürekli gizlemeye, saklamaya çalıştıkları, buna rağmen gerçeğin artık gün gibi ortaya çıktığı bir ortakları daha var. Kandil'in emrinden çıkmayan, milletvekili ve belediye başkan adaylarının bile oradan belirlendiği bu parti CHP'ye olan desteğini her seviyede ve defalarca ilan etti." dedi.
Partisince Maltepe Merkez Camisi Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap eden Erdoğan, artık Amerika'dan gelecek silahı beklemeyip Türkiye'de silah, İHA, SİHA, tank ve topların üretildiğini söyledi.
Şimdi daha büyüklerinin yapılacağını ifade eden Erdoğan, "Artık 'İsrail bize acaba silahsız İHA verir mi?' derdimiz yok. Artık kendimiz üretiyoruz ve bununla da teröristleri, televizyonlarda da izliyorsunuz, geçen gün kafa adamlarını vurduk, lider kadrolarını vurduk. Bay Kemal çok rahatsız olmuştur. Yanındaki de çok rahatsız olmuştur, kahrolmuşlardır ama onların inadına vurmaya devam edeceğiz. İşte onun için pazar günü bir beka meselesidir." diye konuştu.
Erdoğan, Maltepe'de Cumhur İttifakı kapsamında MHP adayı Ahmet Baykan'la bu yolda yürüdüklerini dile getirerek, MHP'nin Büyükşehirde ve 36 ilçede aday göstermeyip, AK Parti adaylarını desteklediğini kaydetti.
Daha çok ilçe MHP ile iş birliği içinde olduklarını anımsatan Erdoğan, "Ne olur kırgınlık, dargınlık, şu bu değil. AK Parti tabanına sesleniyorum, burada taviz vermememiz lazım. Bir olacağız, iri olacağız." ifadesini kullandı.
Erdoğan, MHP'lilere de seslenerek, dargınlık ve küskünlük olmaması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Oylarımızı AK Parti ve MHP olarak bütünleştireceğiz ve sandıklarda da inşallah Osmanlı tokadını atacağız. Gördüğünüz gibi gayet şeffaf, gayet açık, gayet onurlu bir ittifak ilişkisiyle milletimizin karşısındayız. Gizli saklı bir şey yok. Bizim her şeyimiz açık. Biz 7 Ağustos'ta Yenikapı ruhuyla yola çıktık. Zor zor Bay Kemal oraya geldi. Önce 'gelemeyeceğim' dedi. Cuma akşamı geleceğini bildirdiler çünkü baskılara dayanamadı. Geldi, hayatında görmediği bir katılımı Yenikapı'da gördü. O bir Yenikapı ruhuydu. Fazla uzun sürmedi, biraz sonra yan çizdi. Ama biz ne dedik. 'İnşallah bizim bu ittifakımız pazara kadar değil, mezara kadar sürecek. Şimdi karşımızda kim var? Büyükşehirde ve Maltepe'de görünüşte CHP var. CHP'nin görünüşte ittifak ortağı adı İYİ ama kendi epeyce karışık bir parti var. Ama bir de sürekli gizlemeye, saklamaya çalıştıkları, buna rağmen gerçeğin artık gün gibi ortaya çıktığı bir ortakları daha var. Kandil'in emrinden çıkmayan, milletvekili ve belediye başkan adaylarının bile oradan belirlendiği bu parti CHP'ye olan desteğini her seviyede ve defalarca ilan etti."
HDP'lilerin terör örgütünü destekleyen ve seçimlerle ilgili sözlerinin yer aldığı videoları izleten Erdoğan, Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge olmadığını vurguladı.
“FETÖ'nün kalemşörleri bu karanlık ittifakı desteklemek için yola döküldü"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP'liler ve terör örgütünün derdinin ülkeyi bölmek olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Be hey gafiller siz bizim 780 bin kilometrekarelik bu vatan topraklarımızı bölemeyeceksiniz. Çok mu seviyorsun, Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var. Al yanına senin sevicilerini de defol oraya git. Ama burada bunu yapamayacaksınız. Bu can bu tende oldukça buna müsaade etmeyiz. Biz gerçek Mehmetlerimizle, Mehmetçiklerimizle Cudi, Gabar'da, Tendürek'te, Kandil'de ne yapıyorsak, aynısını yaparız. Görüyorsunuz açıkça CHP adaylarının tehditlerini. Kadın ne diyor? 'Biz sırtımızı YPG'ye, PYD'ye yaslıyoruz.' diyor. Biz de sırtımızı milletimiz ve Rabbimize yaslıyoruz. Farkımız bu. Öbürü de '1 Temmuz'a kadar terörle mücadele yasasını kaldırmazsanız, savaş kapıdadır.' diyor. 1 Temmuz geldi geçti, neredesiniz. Hadi sıkıyorsa gelin. Geleceğiniz varsa, göreceğiniz de var. Gelin, gelin. Niye gelemiyorsunuz? Bu günler iyi günleriniz, bunun hesabını ağır vereceksiniz. Heykel dikecekmiş. Öbür taraftaki de 'Oyları verirken aklınızdan filanca geçsin. Kaleşleri size doğru doğrulturuz.' diyor. Geç kaldın ya, doğrult."
Kefenleri giyerek yola çıktıklarını dile getiren Erdoğan, "Bunlar gibi değil, bizim önümüzde şehadet diye bir makam var. Biz o şehadeti hedefleyerek yola çıktık. Onun için bunlardan bizim farkımız bu. Bugün tehdit ediyorlar, yarın belki geçmişte Mardin'de, Diyarbakır'da olduğu gibi bodrumlarda sorguya çeker, tokadı da atarlar, o seçilen belediye başkanına. Öyle yaptılar. Hatta tüm yerlerde olduğu gibi her belediye başkanının yanında asıl patron olarak Kandil'den icazetli bir de eş başkan tayin ederler. Böyle irade ettiler. Çünkü bunlar milletin iradesine değil, terör örgütünün emrine bakar. Artık CHP yönetiminin de bu gerçekleri inkar şansı kalmadı. Şimdi buradan CHP yönetimine soruyorum; madem bu parti ile birlikte olmaktan utanıyorsunuz, niye ittifak içindesiniz? Madem ittifak kurdunuz, bunu hangi pazarlıklar, hangi bedeller karşılığında yapıldığını niçin açıklamıyorsunuz? Belediye başkan adaylarınızın ve belediye meclis üyelerinizin bir kısmının listesi bu parti üzerinden size Kandil'den mi gönderildi? Hadi onu da söyleyin. Söylemezseniz de biz zaten çıkarıp ilan edeceğiz. Bir de Pensilvanya desteği var. FETÖ'nün tüm namlı kalemşörleri bu karanlık ittifakı desteklemek için ortaya döküldü. Bu desteği almak için Pensilvanya'yla nasıl bir pazarlık yaptınız, bunu da açıklayın." ifadelerini kullandı.
"İmamoğlusu mimamoğlusu anlamaz bu işten"
Katılımcılara AK Parti'nin İstanbul'da yaptığı yatırımlara ilişkin bir video izleten Erdoğan, şunları söyledi:
"Şair diyor ki, 'Ağlarım ağlatamam, hissederim, söyleyemem/Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım.' Kulak var duymuyor, göz var görmüyor, dil var hakikati konuşmuyor çünkü kalp mühürlü. Yalan bunlarda, akşam yalan, sabah yalan. Bana Man Adası'ndan dava açtı. Ben de o güne kadar Man Adası'nı bilmiyorum. Meğerse bizler paralarımızı Man Adası'na yatırıyormuşuz. Tabii arkadaşlar davayı açtı. Sonunda 2,5 milyonluk davayı kazandık. Şimdi dava istinaf mahkemesinde. İstinaf mahkemesi kararı verince bu 2,5 milyonu alacağız. Aldığımız zaman da bunu ailece de konuştuk Mehmetçik Vakfı'na hibe edeceğiz. Garibimin parası da yok. Şimdi milletvekilleri onun için 5'er bin lira yardım sandığına koyuyorlarmış. Bay Kemal sen daha bu kafayla gidersen, bu yalanları söylersen daha çok paralar ödersin. Mehmet Özhaseki de bundan bir şeyler aldı, o da Ankara'da döner dağıtıyor vatandaşa."
Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda İstanbul'da su olmadığını, Anadolu Yakasına Melen'den, Avrupa yakasına Istıranca Dağları'ndan su getirildiğini ve 2040 yılına kadar İstanbul'un su sorununun bulunmadığını vurguladı.
Çöp dağları, hava kirliliği kalmadığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Şu anda 5 milyon 360 bin eve doğal gazı getirdik. Biz buyuz. Bunlar bu işten anlamaz. İmamoğlusu mimamoğlusu anlamaz bu işten. Bu iş bizim işimiz. Onun için Binali Yıldırım Kardeşimle, Ahmet Kardeşimle ben de Ankara'dan Cumhurbaşkanı olarak İstanbul'umuzu daha farklı yere çıkaracağız. CHP'ye, sözde İYİ Parti'ye, HDP'ye, Saadet Partisi'ne gönül veren kardeşlerime sesleniyorum: Bu karanlık ittifakın ne ülkemize ne İstanbul'a ne Maltepe'ye en küçük bir faydası olmayacaktır. Sizlerin iradesini pazarlık masalarında pey olarak ortaya sürenlere derslerini vermek için pazar günü bir fırsat. Pazar günü sandıkta sizleri yok sayarak, sizlerin iradelerini çantada keklik görüp kapı kapı dolaştıranlara derslerini vereceğinize inanıyorum. Sandığa gitmeyenleri siz, sandığa götürün. İstanbul, 81 vilayetin özetidir, Anadolu'daki bütün akrabaları, hepsini arayın onlara da bu noktada sandığa gitmelerini tavsiye edin."
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Maltepe mitinginin ardından Sultanbeyli’de düzenlenen AK Parti mitinginde şu ifadeler yer verdi:
Sultanbeyli'nin 24 Haziran seçimlerinde kendisine yüzde 69 gibi rekor bir oy oranıyla sahip çıktığını belirten Erdoğan, ilçeyle aralarında bulunan gönül bağının yeni olmadığını, çok eskilere dayandığını söyledi.
Erdoğan, Sultanbeyli'yi bu binaların hiç olmadığı zamandan bildiğini, İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olduğunda ve ardından seçildiğinde birilerinin nasıl kendilerini istiskal etmek için her şeyi yapıyorsa, daha fazlasının Sultanbeyli'ye uygulandığını ifade etti.
Televizyon kameralarıyla, gazete manşetleriyle Sultanbeyli'nin sürekli taciz edildiğini aktaran Erdoğan, bundan bir asır önce Sultanbeyli'nin nasıl bir yer haline getirilmek istendiğini bilmeyenlere bu durumun garip gelebileceğini, geçmişte farklı projelerin uygulanmak istendiği bu bölgeye özellikle 1985 sonrası Anadolu'nun dört bir yanından gelenlerin göç edip yerleşmesinin acısının burada yaşayanlardan çıkarılmak istendiğini vurguladı.
Ancak Sultanbeyli halkının yaşadığı tüm sıkıntılara ve ihmallere rağmen bunların hiçbirine eyvallah etmediğini, hep dik durduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu ilçenin kahraman evlatları hep inancının, ezanının, bayrağının yanında durarak tüm dünyaya mesajını vermiştir. Sultanbeyli 35 yılda neredeyse 100 kat büyümüş bir ilçemizdir. Bugün 330 bini bulan nüfusuyla pek çok şehrimizden daha büyük olan Sultanbeyli, aynı zamanda Anadolu'nun bir özeti gibidir. İnşallah pazar günü Sultanbeyli ortaya koyacağı güçlü iradeyle tüm Türkiye'ye, tüm dünyaya bir kez daha mesajını verecektir." diye konuştu.
"Birileri seçimi intikam aracı haline getirmenin peşinde"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günkü seçimi birilerinin intikam aracı haline getirmenin peşinde olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Peki soralım, bunlar neyin intikamını alacaklar? Bizim İstanbul'a 1994'ten beri yaptığımız hizmetlerin mi intikamını alacaklar? Bizim Türkiye'ye 2003'den beri kazandırdığımız yatırımların, eserlerin mi intikamını alacaklar? Türkiye'yi her alanda kendi ayakları üzerinde duran, demokrasisi, ekonomisi güçlü, dış politikası onurlu, kendi halkıyla birlikte coğrafyasındaki yüzlerce milyon kardeşinin umudu haline gelmiş bir ülke konumuna yükseltmiş olmamızın mı intikamını alacaklar?
Tabii bizden intikam almak isteyen çok. Bay Kemal de istiyor. Bayan Meral de istiyor. Ama öbür taraftan Netanyahu da istiyor, George da istiyor, isteyenler çok. Ama Ahmet'im, Mehmet'im, Ayşe'm Fatma'mla beraber yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan diyerek yürüyoruz. İşte biz buradayız. Onlar, gelecekleri varsa görecekleri de var. Bölücü terör örgütü bizden intikam almak istiyor. Çünkü sınırlarımız içinde kafasını ezdik. Sınırlarımız dışında da adım adım tepesine biniyoruz. Son olarak Kandil'de üst kadrodan bir ekibi imha ettik. Suriye'de oluşturmaya çalıştıkları terör koridorunu paramparça ettik. Fırat'ın doğusundaki tezgahı da inşallah en kısa sürede gözlerini vatanımızın bütünlüğüne, milletimizin bütünlüğüne dikenlerin başına geçireceğiz."
"Erdoğan'ın ağzından laf bir kere çıkar"
Kendilerinden FETÖ'nün de intikam almak istediğini ifade eden Erdoğan, "Bu ihanet çetesinin 40 yıllık hesabını bozmakla kalmadık, hepsini de darmadağın ettik. Şimdi cezaevlerinde, bir taraftan yargıda her gün tutuklananlar var. Şimdi son umutları pazar günkü seçim. Yahu bu seçimden size mama çıkmaz. Bu yerel seçim. Türkiye'nin başında Tayyip Erdoğan 4,5 sene daha arkadaşlarıyla beraber var. Cumhur İttifakı olarak var." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinden "Dünya 5'ten büyüktür" diyerek küresel düzeydeki adaletsizliklere, haksızlıklara, sömürülere itirazlarını dile getirdikleri güçlerin de intikam almak istediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Şimdi çıkardılar bir şeyler daha geveliyorlar. Şunu unutmayın, Türkiye olmazsa, Kudüs'ü, Filistin'i, Golan Tepeleri'ni istedikleri gibi gasp edebileceklerini düşünenler bizden intikam almak istiyor. Ekonomimizin geldiği yeri, savunma sanayimizin, hizmet, müteahhitlik sektörümüzün, üretimimizin, yatırımlarımızın, ihracatımızın geldiği yeri tehdit olarak görenler, bizden intikam almak istiyor. İşte 16 bin 500 kilometre öteden birileri Ayasofya'yı ele almak istiyor. Çok sabrettik ama geçenlerde açıkladım. Ayasofya'yı kısa zaman önce biliyorsunuz camiden müzeye çevirmişlerdi. Şimdi biz de inşallah seçimden sonra tekrar müzeden isim olarak camiye çevireceğiz ve bazı planlarımız var. Bu planları da uygulamaya koyacağız. Onlar Mescid-i Aksa ile uğraşa dursunlar, bilsinler ki Mescid-i Aksa Müslümanların ve Hristiyanların ortak bir mabedidir. Ayasofya'da da bizler bu adımı atacağız. Erdoğan'ın ağzından laf bir kere çıkar. Onun için Golan Tepeleri, Kudüs bunlar üzerinde plan yapanlar, bilsinler ki o planların üzerinde bir başka plan var. O da 'O hesapların üstündeki hesap galip gelecektir.' Endülüs'te ne yazıyor? 'Galip olan ancak Allah'tır' bu yolu böyle yürüyeceğiz."
"Milletimiz bize sahip çıkmasaydı belki hayatta bile olmayacaktım"
Erdoğan, seçime bir gün kaldığını hatırlatarak, "Pazar günü bunlara hesabı soruyor muyuz? Gençler, sandıklarda bunlara Osmanlı tokadını atıyor muyuz? 'Durmak yok, yola devam' ediyor muyuz? Onun için sizden Cumhur İttifakı'na en büyük desteği bekliyorum." diye seslendi.
"Bir de yıllardır bu ülke ve millet için hiçbir şey yapmadan, proje üretmeden, eser ortaya koymadan iktidara gelmeyi bekleyen kifayetsiz muhterisler bizden intikam almak istiyor." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz ise siyasi hayatımız boyunca hep milletimizle birlikte olarak, onunla birlikte hareket ederek, onun için çalışarak, önümüze çıkan engelleri birer birer aşıp bugünlere geldik. Milletimize ve milletimiz de bize sahip çıkmasaydı inanın bana bugün bırakın Cumhurbaşkanlığı makamında oturup ülkeyi yönetmeyi, belki hayatta bile olmayacaktım. Biliyorsunuz 15 Temmuz'da bunu da denediler. Bu kadar çok kişinin, bu kadar çok gücün ayağına basınca, hesabını bozunca ister istemez insanın düşmanı da çok oluyor."
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İnşallah pazar günü milletimiz bu maskeli baloya, bu karanlık pazarlığa bir son verecektir." dedi.
Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimini yapanların cezaevlerine gönderildiğini, yargılandıklarını dile getirerek, "Kimi kaçtı Amerika'ya gitti, kimi kaçtı Avrupa'ya gitti. Gittikleri yerden yakalayıp alıyoruz. Nedense Amerika bu Feto'yu bize vermiyor. Ama her görüşmede söylüyoruz. Ne olursa olsun, yeter ki milletimiz bizimle olsun da varsın düşmanımız çok olsun, Allah'ın izniyle hepsinin üstesinden geliriz." diye konuştu.
Düşmanların saldırılarından, oyunlarından, tuzaklarından değil de onların değirmenine su taşıyanlardan dolayı üzüntülü olduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Karşımızda kirli bir ittifak var. İttifakın görünen yüzü güya Cumhuriyetimizin kurucusu olan parti. Yanında adı İyi ama kendisi epeyce karışık bir parti gözüküyor. Bazı yerlerde de artık adından başka geçmişiyle ilgisi kalmamış bir parti bunları destekliyor. Ama bir de son günlere kadar varlığını inkar ettikleri bir ortakları daha bulunuyor. Gerçi Sultanbeyli'de bunlar aday çıkarmışlar ama İstanbul'da büyükşehirde ve ilçelerin çoğunda adayları yok ve alenen CHP'yi destekliyor. Hem CHP'ye hem İYİ Parti'ye, Saadet'e gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum, böyle bir ittifak sizin içinize siniyor mu? Böyle bir ittifakın amacının belediye başkanlığı kazanmak, İstanbul'u yönetmek olması mümkün mü? Demek ki işin ardında başka hesaplar var. Zaten Kandil'deki terör baronlarından Pensilvanya'nın borazanlarına kadar herkes bu hesabı ifşa etti. Ne diyor CHP'nin adaylarına eşbaşkan? 'Seçilirseniz, bizim sayemizde seçilmiş olacaksınız.' diyor, Bay Sezai. Çünkü bodrumlarda bunlar hesap sormasını iyi bilirler."
Erdoğan, Sezai Temelli ve HDP'li milletvekillerinin konuşmalarını içeren bir videoyu katılımcılara izletti. Erdoğan, daha sonra şunları söyledi:
"Şimdi bu temeli olmayan Bay Sezai, Kürt değil. 4 milyon Kürt'ten bahsediyor ya İstanbul'da, kendisi Kürt değil, ne idiği belirsiz. Kürdistan'da oyu malum yere vereceklermiş. Batıda AK Parti'ye ve MHP'ye verilmeyecekmiş. Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge var mı? Türkiye'de Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz, Orta Anadolu, Ege ve Marmara bölgemiz var. Kürdistan diye bir bölge yok. İstiyorsan Irak'ın kuzeyinde var, al yanına arkadaşlarını defolun oraya gidin. Siz, 780 bin kilometrekare bu topraklarımızı bölemeyeceksiniz ve böldürtmeyiz. Cudi'ye nasıl indiysek, inlerine kadar, Gabar'da inlerine kadar, Tendürek'te inlerine kadar girdik, Kandil'de inlerine kadar girdik, yine gireriz. Devam ediyoruz, devam edeceğiz. Çünkü bunlara karşı eğer acırsanız, acınacak hale gelirsiniz. Bizim terörle mücadelemiz devam edecek. Bunlar benim Kürt kardeşimin temsilcisi olamaz. Bunlar sadece Kürt kardeşlerimin üzerinden menfaat, çıkar sağlıyorlar. Bunlar değil mi Güneydoğuda bizim camilerimizi, okullarımızı yakanlar? Beka meselesi derken bunu kastediyoruz. Pazar günü vereceğiniz oylar bu hesabı sormak içindir. Ne diyor kadın? 'Biz sırtımızı YPG'ye, YPJ'ye, PYD'ye dayadık.' diyor. Be hey kadın, biz de sırtımızı halkımıza ve Allah'ımıza dayadık. Farkımız bu. Onun için çok çalışacağız."
"CHP ezanımıza, bayrağımıza düşmanlık çizgisine gelmiştir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kaleyi içeriden fethetmek için çok çalışılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Şimdi Bay Kemal ve hanımefendiyle anlaşmaya vardıkları büyükşehir belediyesi eş başkanını da açıklayın bakalım, kimmiş? Çünkü HDP her yerde açıklıyor ya. Öyle ya madem beraber yöneteceksiniz o zaman İstanbul Büyükşehir Belediyesinin eş başkanı kim olacak. Madem ipleri sizin, elinizde tutacaksınız Ankara Büyükşehir Belediyesi eş başkanı kim olacak. Sezai efendi şimdi de CHP adaylarına fatura kesiyor, diyet borçlarını hatırlatıyor. Seçimden sonra belki bodrum katlarında sorguya çekip tokatlayacaklar. İstanbul'u, Ankara'yı, diğer şehirlerimizi böyle bir duruma düşürmeye kimsenin hakkı yok. CHP, geçmişte milletimizin değerlerine husumetiyle maruftu. Şimdi doğrudan ülkemizin birliğine, bütünlüğüne, ezanımıza, bayrağımıza düşmanlık çizgisine gelmiştir."
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Taksim Meydanı'na ezan sırasında düdükler çalındığını ifade eden Erdoğan, Adalar'da da belediye başkan adayı Erdem Gül'ün İstiklal Marşı'nı söylemediğini anlattı.
Erdoğan, "Bunlar İstiklal Marşı'nın düşmanı. Bayrağımızın düşmanı. Ama Bay Kemal, 'Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu.' Bay Kemal'in de ne olduğunu anlayın. İnşallah pazar günü milletimiz bu maskeli baloya, bu karanlık pazarlığa bir son verecektir." dedi.
Erdoğan'ın "Sultanbeyli 31 Mart'ta sandığa sahip çıkıyor muyuz? Sultanbeyli 31 Mart'ta ülkemize sahip çıkıyor muyuz? Sultanbeyli 31 Mart'ta ezanımıza, bayrağımıza sahip çıkıyor muyuz? Sultanbeyli 31 Mart'ta memleket işi, gönül işi diyor muyuz? Sultanbeyli 31 Mart'ta mührü gönül belediyeciliğine vuruyor muyuz?" sözlerine kalabalık "Evet" yanıtını verdi.
Millete sadece hizmet etmenin, eser kazandırmanın gayreti içinde olduklarını dile getiren Erdoğan, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceklerini söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Binali Yıldırım'ın yol arkadaşı olduğunu, Yıldırım'ın tüm birikimini yeniden İstanbul'un hizmetine sunmak için geldiğini vurgulayan Erdoğan, Sultanbeyli Belediye Başkan Adayı Hüseyin Keskin'in de herkes tarafından tanındığını ifade etti.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığında kendisi, Binali Yıldırım ve Hüseyin Keskin'in el ele vererek Sultanbeyli'yi geleceğe daha farklı şekilde taşıyacaklarını vurgulayarak, İstanbul'a yapılan hizmetlerin görüntülerini izletti.
İstanbul'a "255 katrilyon yatırım yaptık. Bay Kemal'in bundan haberi yok. İstanbul'dan bir ara aday oldu, Kağıthane'ye Kağıttepe, dedi. Hızlı trene zaten yetişemiyor. Avrasya Tüneli'ne giremiyor. Marmaray'a hiç giremiyor. Çünkü girerse görecek. Osmangazi Köprüsü'nden hiç geçemiyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden geçemiyor. Geçerse görecek. Fakat bunun kılavuzu karga. Tehlike burada. Gelin pazar günü bunlara güzel bir ders verelim." dedi.