Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersane Komutanlığı'nda Pakistan MİLGEM Projesi Kapsamında İnşa Edilen Üçüncü Geminin Denize İniş, Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi Birinci Gemisi Blok Kızağa Koyma ve İkinci Gemisi Sac Kesim Töreni'nde yaptığı konuşmada "Bu insanlık düşmanlarından hesap sormazsak ömürlerinin baharındayken bizden kopartılan öğretmenlerimizin, 5 yaşındaki masum çocukların mahşer gününde yüzlerine bakamayız" dedi
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i yeniden Türkiye'de misafir etmenin bahtiyarlığını yaşadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şerif ve heyetine "İstanbul'umuza, evinize hoş geldiniz." dedi.
Kardeş Pakistan'la savunma sanayi alanındaki ilişkileri taçlandıran en önemli iş birliği projeleri arasında MİLGEM'in yer aldığını, bugün MİLGEM gemilerinden Hayber Korvetinin denize indirilme töreni vesilesiyle bir araya geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede katkısı olan işçisinden mühendisine tüm emek sahiplerini tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli mücadele günlerinde Pakistanlıların çektikleri sıkıntılara aldırmadan, Türkiye'ye verdiği desteği hiçbir zaman unutmadıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Pakistan, Türk milletinin gönlünde her zaman müstesna bir konuma sahip olmuştur. Pakistan'ın önemli bir kısmını sular altında bırakan sel felaketi sonrasında ortaya çıkan görüntüler, 85 milyon olarak hepimizin yüreğini dağladı. Biz de kardeşlik hukukumuzun gereği olarak oluşturduğumuz hava köprüsüyle ve iyilik trenleriyle Pakistan halkı için elimizdeki imkânları seferber ettik. Pakistanlı kardeşlerimizin sel felaketinin yaralarını sarmaya başladıklarını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu zor günlerin üstesinden gelebilmesi için geçmişte olduğu gibi gelecekte de Pakistan'ın yanında yer almaya devam edeceğiz."
"Pakistan halkının çektiği acıyı, ödediği bedelleri iyi biliyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene Pakistan'la diplomatik ilişkilerin tesisinin 75'inci yıl dönümünü idrak ettiklerini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aramızdaki dayanışma iki ülkenin tarihiyle dostluğuyla ve potansiyeliyle mütenasip şekilde stratejik bir perspektifle günden güne güçleniyor. Savunma sanayi bu iş birliğinin önemli sacayaklarından biridir. Pakistan, Türkiye gibi yakın coğrafyasında yaşanan istikrarsızlıklar nedeniyle çeşitli meydan okumalarla karşı karşıya bulunuyor. Pakistanlı kardeşlerimiz, terör örgütlerinin saldırıları başta olmak üzere birçok tehditle aynı anda mücadele etmek zorunda kalıyor. Neredeyse 40 yıldır bölücü terörle mücadele eden bir ülke olarak Pakistan halkının çektiği acıyı ve ödediği bedelleri gayet iyi biliyoruz. Bu vesileyle İstiklal Caddesi ve Karkamış'taki hain terör saldırıları sonrasında ülkemizde sergilediğiniz dayanışma için size ve Pakistan halkına, şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum."
"Sınırımızın dibinde yuvalanan teröristlere karşı müsamaha göstermemizi bizden bekleyemezler"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün her türlüsüne karşı mücadeleyi sınırların içinde ve dışında sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Kimin eteğine yapışırsa yapışsınlar, bu insanlık düşmanlarından döktükleri her damla kanın hesabını mutlaka misliyle soruyoruz ve soracağız. Diğer türlü ömürlerinin baharındayken bizden kopartılan öğretmenlerimizin, 5 yaşındaki masum çocukların mahşer gününde yüzlerine bakamayız. Bugüne kadar aziz şehitlerimizin ruhlarını muazzep edecek, onlara mahkûm olacak hiçbir adım atmadık, inşallah bundan sonra da atmayacağız. DEAŞ'la mücadele kisvesi altında bölücü terör örgütünün Suriye uzantısını silaha ve desteğe boğanların da bize sürekli sükûnet telkin etmek yerine hesaplarını buna göre yapmalarında fayda görüyoruz. Proje ürünü bir örgüt durumundaki DEAŞ'a karşı sahada göğüs göğse çarpışan ve bu terör örgütünü bozguna uğratan tek NATO müttefiki olarak bu konuda bize kimse ders veremez. Özellikle kendilerine yönelik en küçük bir saldırı olduğunda on binlerce kilometre öteden gelip ortalığı yıkanlar, sınırımızın hemen dibinde yuvalanan teröristlere karşı müsamaha göstermemizi bizden bekleyemez. Türkiye terörü kaynağında yok etme stratejisini devam ettirmekte kararlıdır."
Türkiye'nin son yıllarda gerçekleştirdiği atılımlarla bölgesinde önemli bir küresel aktör konumuna geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin artık sadece kendisinden ibaret olmanın ötesinde dostları ve kardeşleriyle çok daha büyük bir gücü ifade ettiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktaya gelinmesinde savunma sanayisinin çok önemli katkısı olduğunu belirterek, "Savunma sanayi alanında ulaştığımız seviye sayesinde kimsenin icazetini arama gereği duymadan, hamdolsun müdahil olduğumuz süreçleri kendi irademizle yönetme kabiliyetine sahibiz." diye konuştu.
Rakamlara bakıldığında 2002'de sadece 62 savunma projesi yürütülürken, bugün bu sayının 750'yi geçtiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine 2002'de savunma projelerinin bütçesinin 5,5 milyar doları ancak bulduğunu, bugün yaklaşık 60 milyar dolarlık, ihale aşamasındakilerle birlikte 75 milyar dolarlık savunma projesi hacmine ulaştıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda 248 milyon dolar olan yıllık ihracatın da yıl sonu itibarıyla 4 milyar dolar seviyesini yakalamış olacağını ifade ederek, şunları söyledi:
"Silah ve mühimmatlardan füzelere, insansız hava, kara, deniz araçlarından helikopterlere ve gemilere kadar çok geniş bir yelpazede ihtiyacımız olan sistemleri yerli ve milli olarak tasarlıyor, üretiyor ve geliştiriyoruz. Dünyada savaş gemisini milli imkanlarla tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyoruz. Hem askeri hem de özel tersanelerimizde tasarlanan, geliştirilen ve üretilen deniz platformlarımızla gerçekten gurur duyuyoruz. MİLGEM projemiz kapsamında ürettiğimiz en ileri donanımlara sahip savaş gemileri dünya çapında rekabet gücüne sahiptir. Bugüne kadar ada sınıfı 4 korvetimizi devreye aldık. Amfibi gemilerimiz Sancaktar ve Bayraktar, Deniz Kuvvetlerimizin hizmetinde görevlerine devam ediyorlar. Türkiye'nin ilk istihbarat gemisi Ufuk'u bu sene içinde hizmete soktuk."
Yeni tip denizaltılardan Hızır Reis'in havuza çekimi ve Selman Reis'in ilk kaynak törenini de sene içinde gerçekleştirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulaq, Salvo, Sancar, MİR, Albatros, Marlin gibi projelerle insansız deniz araçlarını donanmaya kazandırma çalışmalarının devam ettiğini anlattı.
"Uzun menzilli hava savunma sistemlerimizin ilk teslimatlarını 2023'te yapacağız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah 2023, savunma sanayimizde pek çok ilki yaşayacağımız bir sene olacak. Muharip insansız savaş uçağımız Kızılelma üretim hattına girdi. Motor entegrasyon testleri başarıyla tamamlandı. 2023'te ilk uçuşunu yapacak. Yine gelecek sene milli muharip uçağımızı hangardan çıkaracağız. Uzun menzilli hava savunma sistemlerimiz Siper, Karaok, Bozdoğan ve Gökdoğan'ın ilk teslimatlarını 2023'te yapacağız." bilgisini verdi.
Ayrıca insansız kara ve deniz araçları, milli denizaltı, yapay zekâ, robotik gibi çeşitli alanlarda başlattıkları projeleri de süratle neticelendireceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Savunma sanayi alanında Türkiye'yi dünyanın süper liginde ilk sıralara taşıyana kadar durmayacak, mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye olarak bu sistemlerin birçoğunu kendimiz üretmek ve kullanmakla kalmıyor, Pakistan gibi dost ve kardeş ülkelerle de paylaşıyoruz. Kardeş Pakistan'ın savunma altyapısının güçlendirilmesi için her türlü katkıyı veriyoruz. Bu anlayışla imzalarını 2018'de attığımız Pakistan MİLGEM Korvet Projesi'yle savunma sanayi işbirliğimizde önemli bir merhaleyi geçmiş olduk. Pakistan Deniz Kuvvetleri için 4 adet MİLGEM sınıfı korvet inşa etmek üzere başlattığımız projede gemilerin yapım aşamaları birer birer tamamlanıyor. Bu gemilerin ikisi ülkemizde, ikisi Pakistan'da inşa ediliyor. Korvetlerde kullanılacak ilave teknoloji ve teçhizatlar da yine Türk savunma sanayi ürünleri arasından seçiliyor. 2021'in Ağustos ayında İstanbul'da Cumhurbaşkanı Sayın Arif Alvi ile birlikte Babür gemisini suya indirme törenine iştirak etmiştik. 2022'nin Mayıs ayında ise Bedir gemisi Karaçi'de suya indirilmişti."
Bugün ise Pakistan MİLGEM Korvet Projesi kapsamında üçüncü gemi olan Khaiber'in suya indirilme törenini icra ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dördüncü ve son gemimizi de Allah'ın izniyle Pakistanlı kardeşlerimize 2025'in Şubat ayında teslim etmeyi planlıyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayi alanındaki ortaklığımızı geliştirme konusunda gerekli müşterek iradeye sahibiz. Pakistan'la her alandaki işbirliğimizi daha da ileriye taşıyarak, bölgemizde ve dünyada örnek bir dayanışma ortaya koymayı sürdüreceğimize inanıyorum. Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan MİLGEM Projesi'nin hayırlı olmasını diledi.
Projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm işçi ve mühendisleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve heyetine de bugün heyecanlarını paylaştıkları için teşekkür etti.
Pakistan Başbakanı Şerif ise "ikinci evi" olarak gördüğü Türkiye'de bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, Pakistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin sağlam tarihi bağlara ve dostluk temeline dayandığını belirtti.
Geçmişte olduğu gibi bugün de iki ülkenin zor zamanlarında daima birbirine yardım ettiğini vurgulayan Pakistan Başbakanı Şerif, "Türkiye depremde, selde Pakistan'ın yanında oldu. Uluslararası platformlarda Pakistan'ın davasına her zaman destek verdi. Eşsiz ilişkilerimiz var. Dünyadaki hiçbir gücün bozamayacağı veya zayıflatamayacağı ilişkilere sahibiz." dedi.
Pakistan Başbakanı Şerif, MİLGEM Projesi için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye'ye teşekkür etti.
Dünyanın "büyük gerilimlerle" karşı karşıya olduğunu söyleyen Pakistan Başbakanı Şerif, barışın yeniden tesis edilmesini sağlamak için savunma üretim kapasiteleri konusunda Türkiye ile daha fazla işbirliği yapmak istediklerini belirtti.
Pakistan Başbakanı Şerif, şöyle konuştu:
"Bugün, Pakistan Donanması için bu harika geminin denize indirilmesine tanık olmak için buradayız. Pakistan ve Türkiye, savunma yeteneklerini geliştirmeye derinden bağlı olduğunu vurguluyor ve dedikleri gibi 'Barış istiyorsanız savaşa hazırlıklı olmalısınız', yani bu proje savaş için değil barış için tasarlanmıştır."
Pakistan Başbakanı Şerif, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın küresel alanda büyük sorunlara neden olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın barış ve tahıl sevkiyatı anlaşmasına aracılık etme çabalarının tüm dünyada takdirle karşılandığını söyledi.
Pakistan'ın petrol ürünleri nedeniyle ithalat harcamalarının yüksek olduğuna işaret eden Pakistan Başbakanı Şerif, Pakistan'ın yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmek istediğini ve Türk yatırımcıların bu alanları finanse edebileceğini dile getirdi. Şerif, "Gelin el ele verip yüksek karbon emisyonlarından kurtulalım, ithalat oranlarımızı düşürelim ve bu alanlardaki yatırımları gerçekten teşvik edelim." dedi.
Şerif, özellikle güneş, hidroelektrik ve rüzgâr enerjisinin iki ülke arasındaki yatırımları teşvik etmek için "çok mantıklı" alanlar olacağını belirterek, "İlişkilerimizi dönüştürmenin zamanı geldi diye düşünüyorum çünkü dünya bizim ilişkimize ve kardeşliğimize imreniyor ve 'bu iki ülke büyük, kalpleri birlikte atıyor' diyorlar. Kalplerimiz birlikte atıyor fakat buna karşılık yatırım ilişkilerimiz tarihi ilişkilerimizle ve kardeşliğimizle orantılı değil." değerlendirmesinde bulundu.
Pakistan Başbakanı Şerif, iki ülkenin bu alanlarda ilerlemek için "büyük bir şansı" olduğunu vurguladı.
"Uzun soluklu ve köklü dostluk, derin saygı ve ilkelere dayalı karşılıklı destek sütunlarına dayanmaktadır"
Pakistan Deniz Komutanı Oramiral Muhammed Amjad Khan Niyazi de Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü dostluğun, iki ülke arasındaki askeri işbirliklerinde de kendini gösterdiğini ve MİLGEM Projesi ile bunun bir kez daha kanıtlandığını söyledi.
Pakistan Deniz Komutanı Oramiral Niyazi, projenin iki ülkenin donanmalarında son teknoloji araçların inşası yolunda önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, "MİLGEM'in denize indirilmesine tanık olmak benim için gerçekten büyük bir onur ve ayrıcalıktır. Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a derin şükranlarımı sunuyorum. Pakistan Başbakanı Sayın Şahbaz Şerif'in de ortaklaşa düzenlenen bu törendeki varlığı, iki ülke arasındaki yakın ve samimi ilişkilerin kabul edilebilir niteliğini göstermektedir." diye konuştu.
Pakistan ve Türkiye'nin tarihi ve özel ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Pakistan Deniz Komutanı Oramiral Niyazi, "İki ülke arasındaki uzun soluklu ve köklü dostluk, sağlam bir şekilde güven, derin saygı ve ilkelere dayalı karşılıklı destek sütunlarına dayanmaktadır." ifadesini kullandı.
Törene, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Muhammad Amjad Khan Nıazı, İstanbul Tersanesi Komutanı Tuğamiral Recep Erdinç Yetki, ASFAT Genel Müdürü Esad Akgün ve çok sayıda askeri personel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif'in askeri selamlamasının ardından başlayan törende, İstiklal Marşı ve Pakistan Milli Marşı okundu.
Törendeki konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif tarafından Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi birinci gemisi Akhisar bloku kızağa konuldu, ikinci gemisi Koçhisar'ın ilk sac kesimi yapıldı.
Pakistan MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen üçüncü gemi Khaiber'in denize indirilmesi, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Muhammad Amjad Khan Nıazı'nın eşi Amira Amjad tarafından gerçekleştirildi.
İstanbul Tersanesi Komutanı Tuğamiral Recep Erdinç Yetki ve tersane işçileri tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Pakistan Başbakanı Şerif'e anı objeleri takdim edildi.