Cumhurbaşkanı Erdoğan: “NATO meselesinde İsveç ve Finlandiya terörle mücadelede net, somut ve kararlı adımlar atana kadar duruşumuzu kesinlikle değiştirmeyiz. Toprağa düşen vatan evlatlarının acısıyla her gün yüreğimiz dağlanırken kimse bizden farklı hareket etmemizi beklemesin. Bu konuda ülkemizin temennilerle, ucu açık ifadelerle kaybedecek vaktinin olmadığının özellikle bilinmesini istiyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, milletvekillerine, TBMM'nin komisyon ve Genel Kurul faaliyetlerinde başarılar diledi.
AK Parti'nin Adana'da gerçekleştirdiği Gençlik Şöleni'ndeki coşkunun, partisinin gençlerle arasındaki güçlü köprüyü görmelerine imkân sağladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gençlere bir müjde vermek istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bir süredir üzerinde çalıştığımız ve kamuoyunda 'öğrenci affı' diye bilinen teklifi, önümüzdeki günlerde Meclis'imizin takdirine sunuyoruz. Bu teklif, lisans, yüksek lisans, doktora seviyesindeki öğrencilerimizden eğitimlerini bırakmak mecburiyetinde kalanlara, belirli şartlarda okullarına dönüş yolunu açıyor. Yükseköğrenimlerini tamamlamak isteyen gençlerimize yeni bir fırsat tanıyacak bu teklifin şimdiden tüm öğrencilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki hafta önce Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'ndeki İstanbul'un Fethi törenlerinde 560 bin vatandaşla bir araya geldiklerini anlatarak, "Dünyanın göz bebeği bu şehre olan sevgimizi, fethin manasının idrakiyle bir kez daha tüm milletimizle paylaştık. İstanbul'u fethetmek kadar ona hizmet etmenin de önemli olduğunu yaptığı eserlerle ispatlamış bir kadroyuz. Bu anlayışla tüm dikkatimizi ve enerjimizi bu şehri geleceğe taşıyacak projelere veriyoruz." değerlendirmelerinde bulundu.
"Figüranlıktan öteye geçemeyeceklerdir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Efes 2022 tatbikatı vesilesiyle gittiği İzmir'de hem Ege'deki gelişmelerle ilgili mesajlarını muhataplarına tüm açıklığıyla ilettiğini hem de İzmir teşkilatlarıyla bir araya geldiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Tarihte hep olduğu gibi birileri tarafından şımartılarak üzerimize salınan Yunanistan üzerinden ülkemize karşı oynanan oyunun farkındayız. Sorun, Yunanistan'ın bu oyunun farkında olmaması veya bu oyunun gönüllü figüranlığına soyunmasıdır. Biliyorsunuz film çekimleri boyunca en çok yorulan, yıpranan, hırpalanan, hatta kolu kanadı kırılan figüranlardır. Ama sahnede onların ismi ve cismi asla gözükmez. Yunanistan'ın başına geçmişte gelen budur. Şayet yanlışta ısrar ederse bundan sonra gelecek olan da budur. Biz, bölgemizde ve dünyada, küresel siyasi, ekonomik, askeri bir güç olarak varlığımızı tahkim ederek hep sürdüreceğiz. Ama onlar bu kafayla üç otuz yevmiyeye çalışan figüranlıktan öteye geçemeyeceklerdir. Sağ olsun İzmir teşkilatımız da İl Danışma toplantımızdaki coşkusuyla bu mesajlarımıza çok güzel destek oldu."
"Ülkenin diğer tüm meselelerini Allah'ın izni ve milletimizin desteğiyle biz hal yoluna koyarız. NATO meselesinde de İsveç ve Finlandiya terörle mücadelede net, somut ve kararlı adımlar atana kadar duruşumuzu kesinlikle değiştirmeyiz. Biz dış politikada İsveç, Finlandiya, niye bunlara karşı tavır alıyoruz? Neden? İsveç'in, Finlandiya'nın sokaklarında terör örgütleri cirit atarken biz onlara kapılarımızı mı açacağız, onların yanında mı yer alacağız? Biz şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağız, bunu bilesiniz. İşte Batı'yı görüyoruz. Almanya'da caddelerde Alman polisinin nezaretinde bu terör örgütleri yürüyüşler yapıyorlar. Fransa'da yürüyüşler yapıyorlar. Maalesef İngiltere'de hakeza öyle. Avrupa'nın bütün ülkelerinde, aynı durumla karşı karşıyayız. Bütün bunlara karşı sizin ali menfaatlerinizi korumak için sesimizi çıkarmayacak mıyız? Kusura bakmayın, sizden önce gelen ağa babalarınız da aynı kafadaydılar, görüyorum ki siz de aynı kafadasınız.
Toprağa düşen vatan evlatlarının acısıyla her gün yüreğimiz dağlanırken kimse bizden farklı hareket etmemizi beklemesin. Bu konuda ülkemizin temennilerle, ucu açık ifadelerle kaybedecek vaktinin olmadığının özellikle bilinmesini istiyorum. Bizden önceki yönetimlerin düştüğü hataya düşmeyecek, aynı delikten bir daha asla ısırılmayacağız. Bu arada dünyada ülkemizin adını Turkey'den Türkiye'ye dönüştürme kararımızı başarıyla hayata geçirirken, diğer alanlarda aynı yöntemi takip edeceğimizi bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu kapsamda artık millî hava yolumuz da uluslararası uçuşlarını Turkish Airlines değil Türk Hava Yolları ismiyle yapacaktır. Bu kadarı, öküz altında buzağı arayanlara herhalde yeter."
Van ziyareti
Geçen hafta Van'da olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanından toplu açılış töreninin yapıldığı meydana, oradan tekrar dönüş yoluna kadar Van'daki her anda vatandaşlarla samimi ve coşkulu bir şekilde hasret giderdiklerini ifade etti.
Tarımdan sanayi ve turizme kadar her alanda kabına sığmayan, büyüme ve gelişme yolunda koşmak için sabırsızlanan bir Van gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Van, sadece bölgesinin değil, ülkemizin en önemli lokomotiflerinden biri olmaya hazırlanıyor. Biz de gerek son 20 yılda yaptığımız yatırımlarla gerek halen devam eden çalışmalarla gerekse yeni projelerle Van'ın hep yanında olduk, olmayı sürdüreceğiz." dedi.
Bundan 11 yıl önce Van depreminden hemen birkaç saat sonra şehre vardığında karşılaştığı manzarayla bugünkü fotoğraf arasında adeta asırlık fark olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hamdolsun, bu güzel şehri ayağa kaldırma, bu güzel şehrin insanlarına umut aşılama şerefine biz nail olduk. O zaman terör örgütünün belediye başkanı, oraya su dahi getiremedi. Biliyorsunuz, büyük şehirlerde su getirme görevi belediyenindir ama onlar getiremedi. Biz DSİ kanalıyla Van'ın su problemini çözdük. Bunu benim Vanlı kardeşlerim herhalde çok iyi biliyordur. Bundan sonraki süreçte de durum yine aynı şekilde devam etti. Altyapısından üstyapısına kadar tüm bunları biz yaptık. Van'da 10 binlerce konut inşa ettik." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle sohbeti Edremit ilçesinin olduğu bölgede yaptıklarını, Edremit'in adeta bir yalı kent haline döndüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:
"Modern konutlarla beraber Edremit ilçesi bir güzellik arz ediyor, bu hale geldi. Erciş'e bakıyorsun, Erciş aynı şekilde, bunları hep iktidarımız yaptı. Onların da yine konutları her şeyiyle çok çok güzel ve gerçekten gezip görmeye de değer. Tuşba aynı, işte geçenlerde malum bir deprem yaşadılar ve o deprem bizleri ciddi manada üzdü ama Allah'tan burada ölüm vakaları ile karşılaşmadık. Esasen terör örgütünün pençesinden kurtardığımız, eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye her türlü altyapısını inşa ettiğimiz bölgedeki tüm şehirlerimizde benzer bir kıpırdanma görüyoruz. Hemen denizin öbür tarafında Bitlis, Tatvan aynı şekilde. Orası da ayağa kalkıyor. Ciddi manada gelişmeler var. Bitlis'in Ahlat'ı görmeye değer. İnşallah Ağustos'un 25'inde Ahlat'ta olacağız ve Ahlat'tan 26 Ağustos'ta anma merasimlerini yaşamaya yürüyeceğiz. Allah'ın izniyle bu dip dalganın önünde, terör örgütü artığı siyasetçilerle yurt dışında ülkemizi karıştırmak için sürekli fitne ateşi yakan mankurtlar başta olmak üzere kimse duramayacaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Cemil Meriç'in, "Işık doğudan gelir" diye tarif ettiği büyük medeniyet atılımının membalarının Erzurum, Van, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Hatay gibi şehirler olacağını belirtti.
Milletin doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle yüreğini açıp, kendilerini beklediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeter ki biz buna layık olalım. Yeter ki biz buna layık olacak gayreti, çalışmayı, mücadeleyi ortaya koyalım. Yeter ki biz eser ve hizmet siyasetimizi samimiyet ve tevazu ile taçlandıralım. Emin olun gerisi çok kolay. Bunun için önce 2023 seçimlerini zaferle neticelendirmeliyiz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece hem milletin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıkacak hem 2023 hedeflerinden geri adım atılmasına izin vermeyecek hem de 2053 vizyonunu güçlendirecek bir başarı kazanacaklarını dile getirerek, "İnşallah 2023'ten sonra da 23 milyon üye hedefiyle daha çok çalışarak, vatan topraklarının her karışına izimizi ve terimizi bırakmayı sürdüreceğiz." ifadesini kullandı.
Ekonomi değerlendirmesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin son 20 yılda karşılaştığı her krizi fırsata, her sınamayı kazanca, her saldırıyı tahkimatını güçlendirmeye dönüştürme konusunda çok büyük bir tecrübe sahibi olduğunu belirterek, bu durumun ekonomide de geçerli olduğunu söyledi.
Dünyayı sarsan 2008 finans krizinden Türkiye'nin güçlenerek çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa'yı sarsan 2011 borç krizinden de yara almadan çıkıldığını anlattı.
Gezi Parkı olaylarıyla başlayıp, darbe ve kaos denemeleriyle süren sinsi saldırılardan da dimdik, ayakta çıkıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın üzerine kabus gibi çöken koronavirüs salgınından en az hasar, en fazla kazanç sağlanarak çıkıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'in kuzeyinde başlayan savaşın küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinden de yine en az kayıpla ve gelen fırsatları değerlendirerek çıkmanın gayreti içinde bulunduklarını dile getirdi.
Bu süreçte bedeller ödendiğini, maddi-manevi nice kayıplar yaşandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekonomik olarak en büyük bedeli de bu son dönemde ödüyoruz. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar sürüyor. Amerika, İngiltere, Almanya, İspanya gibi ülkeler başta olmak üzere tüm ekonomiler enflasyonda 40 yıldır görmedikleri seviyelerle boğuşuyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, enerjideki dışa bağımlılığı azaltmak için yoğun çaba içinde olduklarını söyledi.
Karadeniz'de keşfedilen 540 milyar metreküplük doğal gazı bir an önce millî sisteme bağlamak için gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazartesi günü Filyos'ta Karadeniz Gazı Denize İlk Boru İndirme ve Kaynak Töreni'ni yaparak bu yönde önemli bir adım daha attıklarını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli ve yenilenebilir enerji kaynak potansiyelini en üst seviyede değerlendirecek her yolu ve yöntemi devreye aldıklarını ifade etti.
Petrol fiyatlarındaki aşırı yükselmeye bağlı olarak pompa fiyatlarında ortaya çıkan rakamların rahatsız edici düzeyde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Keşke ülkemizin her yerinden petrol fışkırıyor olsa da bu durumun önüne geçebilsek ama petrol tüketiminin çok büyük bölümünü ithalatla karşılayan bir ülke olarak hem ham petrol fiyatlarındaki yükselişten hem de kurdaki artıştan anında etkileniyoruz. Petrol fiyatlarının katlanarak artan bugünkü seviyesinin sadece bizim değil, hiçbir ülke bakımından sürdürülebilir olmadığı açıktır. Bu fiyatların makul fiyatlara düşmesiyle birlikte pompa fiyatlarının da gerileyeceğini ümit ediyoruz. Dünyanın tamamının yaşadığı bu sıkıntıyı biz de göğüsleyecek ve sabırla düzelmesini bekleyeceğiz. Bu arada elbette kendi işimize bakacak, önümüze çıkan fırsatları değerlendirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. 'Sel gider kum kalır' veciz ifadesinde olduğu gibi önemli olan, bu küresel dalga dindiğinde hangi kazanımlara sahip olacağımızdır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ekonomideki gelişmelerin anlatıldığı "Üreten Türkiye" başlıklı videoyu partililere izletti. Videoda, Türkiye ekonomisinin, küresel enflasyona ve belirsizliklere rağmen büyümeye, istihdam imkânları oluşturmaya ve ihracatta rekorlar kırmaya devam ettiği belirtildi.
"İhracatımız rekor kırarak yıllık 243 milyar dolar seviyesine ulaştı"
Bütçe disiplini, finans kesiminin gücü ve vatandaşların varlık gücüyle Türkiye'nin altyapısının muhkem olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cari dengede yılın ilk 4 ayında enerji ve altın hariç 37 milyar doların üzerinde fazladayız. Doğrudan yabancı yatırımlarda son 12 ay itibarıyla 14 milyar dolara yakın bir seviyedeyiz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide "En pahalı mal, bulunmayan maldır." diye bir gerçek olduğunu hatırlatarak, "Biz de dünyanın içinden geçtiği süreçte insanlarımızın karşılaşabileceği en büyük felaketin; işsiz kalmak, evine aş götürememek, çoluğunun çocuğunun karşısına boynu bükük çıkmak olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.
Türkiye Ekonomi Programı'nın önceliklerinin başına istihdamı yerleştirmelerinin rastgele bir tercih olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, elde ettikleri neticelerin, bu tercihlerinin ne kadar doğru olduğunu gösterdiğini anlattı.
Türkiye'nin, istihdamında ulaştığı 30,4 milyon rakamıyla tarihinin en yüksek düzeyine ulaştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstihdamda bu çıtayı daha da yükseltmek ve hedefi yakalamak için yatırımı, üretimi, ihracatı teşvik ediyor, girişimcilerimize her türlü desteği veriyoruz. Son yayınlanan verilere göre, sanayi üretimi yüzde 10,8 oranında artarak yine beklentileri aştı. İhracatımız rekorlar kırarak yıllık 243 milyar dolar seviyesine ulaştı." ifadelerini kullandı.
"Kapsamlı ve rahatlatıcı adımlar planlıyoruz"
Ulaşabildikleri herkese "Yeter ki üretin, yeter ki çalışın, yeter ki istihdam oluşturun, yeter ki ihracat yapın." dediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Sadece bu kadarla da kalmıyoruz, dar gelirlilerin ve ücretlilerin hayat pahalılığı sebebiyle ortaya çıkan refah kayıplarını telafi etmek için sürekli yeni programlar devreye alıyoruz. İşçi, memur, emekli, çiftçi hiçbir kesimi ihmal etmeden tüm imkânları seferber ederek her bir insanımızın derdiyle dertleniyoruz, sıkıntılarına çözüm arıyoruz. Bu doğrultuda ocak ayında çok önemli adımlar attık. Temmuz ayında enflasyon farkları ile yine bir rahatlama sağlayacağız. Yılbaşında çok daha kapsamlı ve rahatlatıcı adımlar planlıyoruz. İnşallah önümüzdeki şubat, mart ile birlikte enflasyon da önemli ölçüde gerileyeceği için attığımız adımların, insanlarımızın hayatlarındaki etkilerini daha iyi görebileceğiz.
Sosyal yardım programlarımızın hem miktarlarını artırdık. Hem de kriterlerini esneterek kapsamını genişlettik. Şimdi hiçbir insanımızın gerçek anlamda yokluğa ve yoksulluğa mahkûm olmaması için her türlü çabayı sergiliyoruz. Bugün ülkemizdeki sorun, işsizlik veya benzeri yollarla gelir kaybına uğranılması değil, mevcut gelirle daha az satın alma gücüne sahip olunmasıdır. Biz de işte buraya odaklanıyoruz. İnşallah geçtiğimiz 20 yılda ülkemizin her meselesini çözdüğümüz, milletimizin her beklentisine cevap verdiğimiz gibi bu sıkıntının da ötesinden ve üstesinden biz geleceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın."