Cumhurbaşkanı Erdoğan: Belediyelerimiz su faturalarında yüzde 7 indirim yapacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Belediyelerimiz su faturalarında yüzde 7 indirim yapacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 152. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “"Kurdaki dalgalanmaların önüne geçtiğimiz, istihdamı, üretimi ve ihracatı artırarak, büyümeyi sürdürdüğümüz gibi hayat pahalılığının belini de biz kıracağız.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasına Kovid-19 tedavisi sırasında dualarını esirgemeyen vatandaşlara ve AK Parti teşkilatının her bir ferdine şükranlarını sunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti teşkilatının her zaman olduğu gibi bu süreçte de ahde vefasını, kadirşinaslığını, şahsında ülke ve milletlerine olan bağlılığını ortaya koyduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu birlik, beraberlik, kardeşliklerini, gayret, sevgi ve coşkularını 2023 seçimlerine kadar her gün artırarak sürdüreceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Unutulmamalıdır ki 2023, AK Parti veya bizim şahsımızdan ziyade ülkemiz ve milletimiz için bir dönüm noktası olacaktır. Türkiye, bu seçimle demokrasisi ve kalkınmasıyla eskinin köhne devirlerine dönüşle aydınlık geleceğine yürüyüş arasında kritik bir tercih yapacaktır. Milletimiz bugüne kadar girdiğimiz hiçbir mücadelede hamdolsun bizi yalnız bırakmadı." diye konuştu.

En üst lige çıkma hamlesi

Bugün ülke olarak dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmesini sağlayacak tarihi bir atılımın, radikal bir dönüşümün, en üst lige çıkma hamlesinin içinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Allah'ın izniyle her mücadelemiz gibi bunu da başaracağız. Elbette bu durumun farkında olan sadece biz değiliz, milletimizi iki asırdır demokraside ve kalkınmada geri bırakmak için her yola başvuranlar da bu hakikati görüyor, Türkiye'nin önünü kesmek için hem kendi siyasi ve ekonomik güçlerini sonuna kadar kullanıyorlar hem de içerideki araçlarını seferber ediyorlar. Bizimle birlikte bunlar içinde 2023 bir kader seçimidir. Sizlerden bu açık ve gerçek fotoğrafı, önce kendi arkadaşlarımızla onlar vasıtasıyla da tüm milletimizle paylaşmanızı istiyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her büyük dönüşüm gibi bu süreçte de sancılar çekip bedeller ödediklerine dikkati çekerek milletin 2018'den beri devam eden ekonomik dalgalanmalar, özellikle de hayat pahalılığı sebebiyle sıkıntılar yaşadığını bildiklerini dile getirdi. Ülkenin ve devletin tüm kaynaklarını seferber edip, çalışanlar başta olmak üzere her kesimin gelirlerini artırarak insanların yanında olduklarını göstermeye çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısı sonrasında yaptıkları millete sesleniş ile bu yönde aldıkları yeni kararları kamuoyuyla paylaştıklarını anımsattı.

Tarım desteklerinden enerjiye, KDV indirimlerinden gençlere yönelik adımlara kadar her alanda toplumun tüm kesimlerini rahatlatacak birçok müjdeler açıkladıklarını hatırlatarak özellikle son dönemde gündeme gelen elektrik tarifeleri konusunda ilgili kurumlara, vatandaşlar lehine yeniden bir değerlendirme yapılması talimatını verdiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle tüm AK Parti'li belediyelere bir kısmını geçen günlerde başlattığı bir uygulamayı süratle yaygınlaştırmaları çağrısında bulunarak "Su tarifelerinde birinci derecede belediye başkanlarına sesleniyorum, biz ne ana muhalefetiz, ne şuyuz, ne buyuz, biz AK Parti'yiz. En az KDV indirimi kadar, şartları uygun olanlar bunun da üzerinde bir oranda indirim yaparak enflasyonla mücadelemize katkıda bulunmalıdır." diye konuştu.

Suda yüzde 7 KDV indirimi

Birçok AK Parti'li belediyenin suda yüzde 7 indirim yapacaklarını açıkladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji için de çalışmaların devam ettiğine işaret ederek,

“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nerede AK Parti iktidarında. Dolayısıyla burada şu an itibarıyla bizler elektrikte enerji ile ilgili tüm adımları en ideal şekilde atıyor ve vatandaşımıza zulmetmeyen bir süreci çalıştırıyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda suyun belediyelerin elinde olduğunu ifade ederek "Şimdi ben buradan diyorum ki Türkiye, AK Parti'li belediyelerin olduğu yerlerde bizler en az yüzde 7 indirim yapmak suretiyle vatandaşlarımızı su parasında aydınlatacağız. Bizimki lafta kalmaz bizim ki uygulamada ve bu adımı da hemen süratle nasıl Kocaeli, Sakarya belediyelerimiz bu adımı attıysa şu anda bugünden itibaren süratle hemen tüm belediyelerimiz irili ufaklı inşallah bu adımı atmak suretiyle ana muhalefete, yavrularına, hepsine buradan sinyali veriyoruz." diye konuştu.

Seçim dönemi dışında bugün bu açıklamayı yaptıklarına, süratle de belediyelerin meclislerinden geçirmek suretiyle vatandaşları rahatlatacaklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kurdaki dalgalanmaların önüne geçtiğimiz, istihdamı, üretimi ve ihracatı artırarak, büyümeyi sürdürdüğümüz gibi hayat pahalılığının belini de biz kıracağız. Ve tekrar ediyorum, marketler, çarşı pazar, eğer vatandaşlarımızı bu hububatta, meyve sebzede, şurada burada hala zulmetmeye devam ediyorsanız, tüm dolaşan teftiş ekiplerimizle denetim ekiplerimizle sizlerin sırtına bineceğiz. Onun için belediyelerimiz çarşıyı, pazarı marketleri çok sıkı denetime alacaklar. Bu çerçevede küresel dengesizliklerden kaynaklanan sorunlara çözüm ararken fırsatçılık ve aç gözlülük yaparak halkımızı mağdur edenleri affetmeyecek, hepsinden yaptıklarının hesabını soracağız. Tabii her şey sırasıyla olacak, her şey vakti saati geldiğinde yapılacak. Bugüne kadar nice mücadeleleri beraberce zafere ulaştırdığımız milletimiz, müsterih olsun. 20 yıl biz milletimize zulmetmedik. Nasıl milletimizi huzurlu kıldıysak, bundan sonrada huzurlu kılacağız. Hak ve özgürlükleriyle, güvenliğiyle, huzuruyla, zenginliğiyle, refahıyla büyük ve güçlü Türkiye güneşinin doğuşu, Allah'ın izniyle çok yakındır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada kim olduğunu, hangi niyetleri taşıdığını, hangi miktarlara sahip olduğunu bildikleri hasım ve rakiplerle mücadele etmenin kolay olduğunu vurguladı.

Bu hasım ve rakiplerin kullandıkları tüm sinsi yöntem ve tuzakları, devreye aldıkları senaryoları bildiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizi asıl zorlayan tarih boyunca hep olduğu gibi bugün de içimizdeki gafiller, içimizdeki muhterisler, içimizdeki mankurtlardır. Türkiye, asırlardır ne çektiyse işte bu iç mücadeleden, iç kavgadan, iç çekişmeden, içeriden yediği yumruklardan çekmiştir." ifadesini kullandı.

"Bu zihniyet Türkiye'nin vaktini ve enerjisini tüketmenin peşindedir"

Bugün de aynı dertten muzdarip olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maalesef ülkemizde demokrasinin kökleşmesine, ekonominin güçlenmesine, bölgesel ve küresel gücünün artmasına karşı oynanan oyunların koçbaşılığına soyunmuştur. Bu zihniyet, yalanlarıyla, iftiralarıyla ülkenin zararından, milletin felaketinden, insanımızın sıkıntısından medet uman siyaset anlayışlarıyla Türkiye'nin vaktini ve enerjisini tüketmenin peşindedir." diye konuştu.

"O masadan bir şey çıkmaz"

Muhalefet parti liderlerinin buluşmasına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizim öyle yuvarlak masalarda falan da işimiz yok. O yuvarlak masalarda neler görüşüyorsunuz, konuşuyorsunuz hepsi ortada. Paylaşın bakalım nereye kadar paylaşacaksınız, o masadan bir şey çıkmaz. Unutkanlığınıza geldi galiba, HDP'yi niye almadınız? Onu da yanınıza alın. Arkadaşlarımız güzel söylüyor, herhalde masanın altında mı kaldı ne oldu? Herhalde şimdi de bir ziyarete gidersin. Ziyarete git ki unutulduklarını anlamasınlar."

"AK Parti, MHP, BBP olarak birlikte bu yola devam ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti olarak böyle bir dertlerinin olmadığının altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Biz AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi birlikte bu yola devam ediyoruz. Her seçim hezimetinden sonra gereğini yapacağını, yani CHP Genel Başkanlığı koltuğunu ve siyaseti bırakacağını taahhüt etmişse de tüm sözleri gibi bu da yalan çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin çelikten iradesini, terör, vesayet, darbe ve tehditle kıramayanların son çare olarak ekonomi kozunu sahaya sürdüğünü söyledi. Oynanan oyunun farkında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oyunun unsurlarından birinin de Türkiye'yi yaşanmaz bir yer gibi göstererek gençler başta olmak üzere insanların moralini bozmak olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sıkıntılara karşın ellerindeki imkânların ve sahip oldukları avantajların çok daha fazla, çok daha kıymetli olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Allah'a şükür Türkiye, vatandaşları can ve mal güvenliği endişesi taşımayan, huzur özlemi ve gelecek kaygısıyla yanıp tutuşmayan bir ülkedir. Allah'a şükür Türkiye, artık 30 milyona dayanan istihdamıyla insanlarının çalışacak iş sıkıntısı çekmediği, günü kurtarma tasasıyla kıvranmadığı bir ülkedir. Allah'a şükür Türkiye, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kendi içlerine kapandığı bir dönemde krizi fırsata dönüştürerek sürekli hedef büyüten, vites yükselten bir ülkedir. Allah'a şükür Türkiye, sınırları içerisindeki hiç kimseyi aç açıkta, sahipsiz bırakmayacak sosyal destek, sağlık, eğitim sistemiyle kimsesizlerin kimsesi olmayı ilk önceliği olarak belirlemiş bir ülkedir. Türkiye bugünkü konumuna o kadar da kolay ulaşmamıştır. Osmanlı'dan devir alınan mirasın üzerinde Cumhuriyet'in kuruluşuyla yeni bir safhaya geçen, rahmetli Menderes ve Özal ile yeniden harlanan uzun demokrasi ve kalkınma yolculuğumuzda nice anılar çekmiş, nice sorunlar göğüslenmiş, nice bedeller ödenmiştir. AK Parti olarak son dönemde de Cumhur İttifakı ile bu asırlara sâri demokrasi ve kalkınma mücadelesini tarihimizin en üst seviyesine çıkartmayı biz başardık."

"Biz milletimize ne söz verdiysek yaptık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemize asırlık sorunlarını çözerek nasıl çağ atlattıysak inşallah bugünkü sıkıntıların üstesinden de yine biz geleceğiz. AK Parti gelecek." ifadelerini kullanarak şunları söyledi:

"Ülkemizin dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri haline getirmeden bu mücadeleyi bırakmayacağız. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürene kadar bu çabayı, bu gayreti göstereceğiz. Bizim sözümüz öyle kifayetsiz muhteris üfürmesi değildir. Biz milletimize ne söz verdiysek yaptık. Bu sözümüzü de yerine getireceğiz. Evlatlarımıza 2053 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri büyük ve güçlü Türkiye'yi emanet edene kadar durmayacağız, duraksamayacağız. Bu böyle biline."

Hiçbir zaman zihinleri, kalpleri ve gözleri başka yere bakanlar gibi çareyi dışarda aramadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Allah'ın yardımına güvendik, milletimizin desteğine güvendik, tarihimizin ve medeniyetimizin birikimine güvendik. İşte ülkemizi bu seviyeye getirdik. Bugün de milletimizden aldığımız güçle diplomasiden güvenliğe ve ekonomiye kadar gerektiğinde yedi düvele meydana okuma pahasına ülkemizin haklarını ve çıkarlarını savunuyoruz. Dün Türkiye'yi küçümseyerek ve bu şekilde bakanlar, müstemleke muamelesi yapanlar bugün aynı masada eşit şartlarda oturarak müzakere yürütüyor, gözümüze bakıyor, tavrımızı merak ediyor. Dün bu ülkeyi sadece Soğuk Savaş kamplaşmasının sınır muhafızı, insan gücü ihtiyacının deposu, üretiminin pazarı olarak görenler, bugün savunmadan sanayiye her konuda bizimle ortaklık arayışına girmişlerdir. Dün bu milleti geçmişinden, inanç, kültür ve medeniyet birikiminden koparmak için her yolu deneyenler, bugün yeniden özünü keşfeden bir toparlanışı, yükselişi, şahlanışı seyrediyor. Emin olun büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına bugün engel olamayanlar, yarın bu inkişafın ışığından yararlanmak için hepsi sıraya gireceklerdir. Çünkü dünya yeni ve köklü değişimin sancılarını yaşıyor. Küresel finans kriziyle başlayıp, küresel salgınla süren ekonomik ve sosyal boyutlarıyla giderek genişleyen bu değişimin yükselen yıldızı Türkiye'dir."

"Bunların derdi ülkeye ve millete hizmet değil"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi ülkesinin yükselişini engellemek için paçasından sarılıp dibe çekmeye çalışanlara aldırılmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Onların hayalindeki siyaset, tek parti faşizmi siyasettir, onların hayalindeki yönetim, darbe yönetimidir, onların hayalindeki Türkiye, siyasi ve ekonomik krizlerin pençesinde kıvranan eski Türkiye dönemdir. Dikkat ederseniz, kendilerini ne kadar tutmaya çalışırlarsa çalışsınlar, oynadıkları tiyatro oyununda mutlaka bir açık veriyorlar. Ya milletin inancına, ibadetine, kıyafetine, değerlerine hakaret ediyor ya insanların alın terlerini, emeklerini, kendileri ve aileleri için gösterdikleri gayreti alaya alıyorlar ya terör örgütü yandaşlarıyla kol kola giriyor, darbecilere göz kırpıyor, Türkiye düşmanlarına selam çakıyorlar. Üstelik bunlarla da kalmıyor, hırsızlık, taciz, tecavüz, arsızlık yapan mensuplarını koruyup, kollayarak kimseyi umursamadıklarını açıkça gösteriyorlar. Çünkü bunların derdi ülkeye ve millete hizmet değildir. Eğer öyle olsaydı bunca yıldır, ülkenin ve milletin hayrına bir projelerini, bir tekliflerini, samimi bir üzüntülerini azıcık da olsa gayretlerini görürdük. Hiçbiri yok. Tek vaatleri eski Türkiye'yi geri getirmek. Biz de diyoruz ki eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal. Kimsenin eski Türkiye'nin o karanlık siyasi ve ekonomik iklimini geri getirmesine izin vermeyeceğiz. Bugünlerde yaşanan sıkıntılar gelip geçicidir. Yitik bulununca emek zayi olmazmış, öyle der büyüklerimiz. İnşallah bu sıkıntıları atlatıp ülkemizi 2023 hedeflerini ulaştırdığımızda verdiğimiz tüm emeklerin, yaptığımız tüm fedakârlıkların, döktüğümüz tüm alın terlerinin karşılığını almış olacağız."

Sahip oldukları imkânlar gibi yaşanan sıkıntıların da farklında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bize önce özgürlük havasını teneffüs edeceğiz, güvenlik ve huzurumuzu sağlama alacağımız güçlü bir eser ve hizmet altyapısına sahip olacağımız ülke lazım. İşte o da Türkiye'dir. Bunlar olmadığında sadece ideolojik dayatmalarla, sadece yalan yanlış bilgilerle mevcudu karalayarak, sadece siyasi ve sosyal fay hatlarını gıdıklayarak gidilecek bir yol, elde edilecek hayırlı bir netice yoktur. Biz çalışacağız, milletimiz sabredecek ve inşallah güzel günlere hep birlikte kavuşacağız. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkalım." diye konuştu.

"Öğretmen sayısı 1,2 milyona yükseldi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümete geldikleri günden beri önceliklerin en başına eğitimi koyduklarını anımsatarak bunun sebebini, "Türkiye'nin tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesini hedefine ulaştırması ancak eğitimle mümkün olabilirdi." şeklinde ifade etti.

Salgın döneminde de bu önceliklerinden taviz vermediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın ilk dönemini hiç ara vermeden yüz yüze eğitimle tamamladıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki haftalık yarıyıl tatili bitiminde de aynı kararlılıkla ve tüm önlemlere uyarak yüz yüze eğitime devam ettiklerini kaydetti.

Eğitimin lokomotifi olan öğretmenleri de ihmal etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 2000'li yıllarda 500 binlerde olan öğretmen sayısını 1,2 milyona yükselttiğini bildirdi.

Uzun yılların özlemi olan Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu çıkardıklarını, aralık ayının son haftasında 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nda 3 önemli değişiklik yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mesleki eğitim merkezlerine devam eden öğrencilerin her ay aldıkları asgari ücretin yüzde 30'u kadar ücreti artık biz ödüyoruz. Aynı şekilde üçüncü yılın sonunda kalfaların aldıkları ücreti de asgari ücretin yarısına çıkartarak iyileştirdik. Bu düzenlemelerin ardından mesleki eğitim merkezlerindeki öğrenci sayısı 159 binden 335 bine yükseldi. İnşallah yılsonuna kadar bu sayıyı 1 milyona çıkaracağız. Böylece hem mesleki eğitim üzerinden istihdamı artıracağız hem de 28 Şubat katsayı uygulamasının mirası olan 'Aradığım elemanı bulamıyorum' sözünü tarihin çöplüğüne atacağız."

"24 milyon yardımcı kaynak öğrencilere ulaştı"

Okulları kütüphanelerle zenginleştirdiklerini ve zenginleştireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda iki ay gibi kısa sürede kütüphanesi olmayan 16 bin 361 okula kütüphane yaptıklarını, kütüphanelerdeki kitap sayısını da 28 milyondan 50 milyona çıkardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardan beri şikâyet edilen yardımcı kaynak sorununu da çözdüklerini dile getirerek "Bakanlığımız yardımcı kaynak kitapları da tüm öğrencilerimize ücretsiz ulaştırıyor. Son 3 ayda yaklaşık 24 milyon yardımcı kaynak kitabı öğrencilerimize dağıtarak, ailelerimiz üzerindeki bir maddi külfeti daha kaldırmış olduk." dedi.

Yakında "Temel Eğitimde 10 Bin Okul Projesi"ni başlatacaklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bütçesi 3 milyar lira olan bu proje kendi kapsamında 10 bin ilkokul ve ortaokulun altyapısını laboratuvarlarıyla, atölyeleriyle baştan sona güncelleyeceğiz. Amacımız çocuklarımızın Teknofest gençliği yolculuğuna çok daha donanımlı bir şekilde çıkmalarını sağlamaktır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer alanlarla birlikte eğitimde yapılan tüm bu çalışmaların vatandaşlara en güzel şekilde anlatılması ve aktarılmasını istedi.