İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Basın Kartı Yönetmeliği ve Komisyonu Hakkındaki İddialara İlişkin Demirören Haber Ajansı’na şu açıklamayı yaptı:
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ortaya koyduğu yeni vizyon içinde kritik bir fonksiyon üstlenen İletişim Başkanlığı, ana faaliyetlerinden birini de medya alanında yürütmektedir. Bu çerçevede basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenlemek de İletişim Başkanlığı’nın başlıca görevleri arasında bulunmaktadır.
Bu kapsamda 2018 yılının Aralık ayında Basın Kartı Yönetmeliği’nde, kurumsal revizyonların dışında basın kartının itibarını ve saygınlığını koruyacak şekilde gerekli değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Ardından uluslararası örnekler de değerlendirilerek hazırlanan yeni basın kartlarının tasarım ve basım süreçlerinin hazırlıkları tamamlamış, medya mensuplarından yenileme başvuruları alınmış ve işlemlere başlanmıştır. Bugüne kadar yaklaşık 10 bin basın mensubunun kartları kendilerine teslim edilmiştir.
Yeni yönetmeliğin “Basın Kartı Komisyonunun Oluşumu, Çalışma ve Karar Alma Usulleri” çerçevesinde oluşturulan Basın Kartı Komisyonu da ilk toplantısını Temmuz ayında gerçekleştirmiş, 671 başvurunun tamamı onaylanmış ve basılan kartlar sahiplerine ulaştırılmıştır. Komisyonun bir sonraki toplantısını Eylül ayı içinde gerçekleştirmesi planlanmaktadır.
Başkanlığımız bünyesindeki Basın Kartı Birimi, yenileme, kayıp, yıpranma, mesleğe geri dönme ya da kart bilgilerinde değişiklik gibi farklı kategorilerdeki diğer başvuruların değerlendirmelerinin de yakın bir zamanda tamamlanması için gayretli bir çalışma içerisindedir. Basın kartlarının yenilenmesi sürecinde hiçbir basın mensubunun mesleki faaliyetlerinde sıkıntı yaşamaması için her türlü kolaylık ve çözüm Başkanlığımız tarafından sağlanmıştır.
“Reformları hedef aldırtmayacağız, yeni reformların önünü açacağız”
Yeni Basın Kartı Yönetmeliği, ilk günlerden itibaren statükocu yorumlara maruz kalmıştır. Bununla birlikte “bazı basın mensuplarının basın kartlarının bilinçli olarak bekletildiğini, amacın da gazetecileri yıpratmak olduğunu” iddia etmek, bilgi kirliliğinden beslenen çevreler dışında kimseye fayda getirmeyecek bir karalama operasyonunun ürünüdür. İlk basın kartı, sürekli basın kartı ya da çeşitli sebeplerle yenileme başvurularının tarih sıralamasına göre değerlendirildiği göz önünde bulundurulduğunda bu yorumların art niyetli olduğu açıktır.
Basın kartı başvuruları için yapılacak işlemler, başvuru değerlendirme süreçleri ve kriterleri açıktır. Tüm süreç Basın Kartı Yönetmeliği bağlamında yürütülmüştür ve yürütülmektedir. Varsayımlar, çelişkiler, muğlak cümleler, asılsız ve delilsiz iddialarla gündemi meşgul etmek politik mühendisliktir, art niyetli çabalardır.
Yeni basın kartı tasarımını renk seçimi üzerinden polemik malzemesi haline getirme çabası ise gülünç ve acıklıdır. Tasarım ve karar aşamasında uluslararası örnekler işin uzmanlarınca incelenmiş, titiz bir tasarım değerlendirme sürecinin ardından, katılımcı bir anlayışla nihai tasarıma karar verilmiştir.
Yeni Basın Kartı Yönetmeliği internet ortamında herkesin erişimine açık şekilde bulunmaktadır. Düzenlemelere ilişkin soruların yapıcı ve faydalı bir diyalog formuna kavuşması, bilgi kirliliğinden, algı operasyonlarına hizmet eden saldırganlıktan ve kalıplaşmış ifadelerden arınması sadece kurumlarımız için değil, vatandaşlarımız için de talebimizdir.
Basın mensuplarımızın ve basın kartının itibarını korumak İletişim Başkanlığımızın sorumluluğundadır. Çalışma şartlarının iyileştirilmesinden mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına kadar geniş bir yelpazede medya mensuplarımızın destekçisi olmayı sürdüreceğiz. İletişim Başkanlığı olarak bütün görev alanlarımızda olduğu gibi medya alanına ilişkin faaliyetlerimizde de reformcu bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Reformları hedef aldırtmayacağız, yeni reformların önünü açacağız.