36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğinde düzenlenen "Müttefikler Ankara'da" programı kapsamında "Soğuk Savaş Sonrası Döneminin Ötesinde: Stratejik Belirsizlik Çağında Yol Almak" paneli düzenlendi.
Ankara Palas'ta düzenlenen "Soğuk Savaş Sonrası Döneminin Ötesinde: Stratejik Belirsizlik Çağında Yol Almak" paneline TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ve Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) Bölgesel Güvenlik Direktörü Emile Hokayem katıldı.
Oktay, buradaki konuşmasında, etkinliğin düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkürlerini sunarak mevcut uluslararası sistemde belirsizliğin dünyanın her yerini etkilediğine değindi.
Dünyadaki belirsizlik sürecine ilişkin tarihsel bilgiler veren Oktay, süreçte Türkiye'nin başardığı en önemli şeylerden birinin savaşları, çatışmaları ve rekabeti dostluğa, ittifaka ve birlikte çalışmaya dönüştürebilmiş olması olduğunu vurguladı.
Oktay, son yıllarda uluslararası kurumlara güvenin azalmasına atıfta bulunarak, Türkiye'nin gelişmeleri önceden öngördüğünün altını çizdi.
Yapay zeka ve teknolojik dönüşümün güvenlik anlayışını değiştirdiği değerlendirmesini yapan Oktay, insansız hava araçlarını (İHA) bunun örneklerinden olarak gösterdi.
Oktay, İHA ve diğer hareket kabiliyetli sistemlerin savaşın doğasını değiştirdiğine dikkati çekerek Ankara'nın, bu dönüşümü erken fark ederek hazırlıklarını yaptığını belirtti.
Suriye'nin geleceği
Büyükelçi Yılmaz, 6-7 ay önce terörizm, bölünmenin ve yaptırımların Suriye'nin en büyük problemleri olduğunu belirterek, İsrail'in de ülkeye istikrarsızlık getirdiğini ve ülkedeki sorunları alevlendirdiğini vurguladı.
Mevcut durumda terörizmin ülkedeki tehdit olmayı sürdürdüğünü ancak başlıca sorunlardan biri olmadığını ifade eden Yılmaz, yaptırımların neredeyse tamamının kaldırıldığını hatırlattı.
Yılmaz, Suriye'nin daha güvenli bir yer haline geldiğine işaret ederek, bölgedeki ülkelerin işbirliğinde ülkedeki belirsizliğin ortadan kalktığını ve istikrarın belirli ölçüde sağlanabildiğini kaydetti.
"Gürcistan, Azerbaycan, Türkiye iş birliği"
Botchorishvili, ülkesinin NATO ülkesi olmadığını hatırlatarak, buna rağmen NATO ile Gürcistan arasında uzun yıllardır istikrarlı bir ilişki olduğunu dile getirdi.
Gürcistan'ın Afganistan gibi NATO operasyonlarına katkıda bulunduğunu anımsatan Botchorishvili, NATO ile ortaklıklarının güçlendirilmesinin uzun vadeli stratejik hedefleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Botchorishvili, ülkesinin coğrafi konumunun kendine özel zorluklar ve fırsatlar bulundurduğu değerlendirmesini yaparak, Tiflis için barış ve istikrarın korunmasının hem dış hem de iç politikanın temel önceliği olduğunu aktardı.
Gürcistan'ın çatışmaların çözümünün askeri yöntemlerle sağlanabileceğine inanmadığını söyleyen Botchorishvili, Güney Kafkasya'nın stratejik öneminin her geçen gün arttığı belirtti.
Bakan Botchorishvili, "Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki bölgesel işbirliği çok başarılı bir örnek. On yıllardır geliştirdiğimiz güçlü stratejik ortaklık bugün güvenlik açısından da ayrı bir anlam taşımaktadır." diyerek, başarılı enerji ve ulaştırma projelerinin, yalnızca ekonomik projeler olmadığını bölgesel güvenliğe de katkı sağlayan girişimler haline geldiğini bildirdi.
Hokayem de ABD/İsrail-İran Savaşı'nın uluslararası sistemdeki etkisine işaret ederek, savaşın bölgeyi parçaladığını belirtti.
Transatlantik toplumunun geçmişteki girişimlerinin uygulamada güvenlik getirmediğini fark ettiğini dile getiren Hokayem, toplumun kendi içinde bir mücadele verdiğini sözlerine ekledi.