“NATO ve Değişen Güvenlik Ortamı” paneli düzenlendi

“NATO ve Değişen Güvenlik Ortamı” paneli düzenlendi

İletişim Başkanlığımız ve Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğiyle Ankara'da düzenlenen “NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma” Konferansında "NATO ve Değişen Güvenlik Ortamı" adlı panel düzenlendi.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinden Prof. Dr. Murat Yeşiltaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Uluslararası Siyaset Araştırmaları Merkezi Türkiye Gözlem Merkezi Koordinatörü Dr. Valeria Giannotta, Fransa'da Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü (IRIS) Araştırmacısı Patrice Moyeuvre ve Dr. Yavuz Türkgenci konuşmacı olarak yer aldı.

Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, 2. Dünya Savaşı'nın dünya için önemli bir kırılma olduğuna dikkati çekerek, bu savaşta atom bombası kullanılmasının insanlığın karşı karşıya olduğu tehlikeyi gözler önüne serdiğini söyledi.

Bu dönemde yaşananların dünyanın bugünkü hâline evrilmesinde etkili olduğunu dile getiren Kılıç, NATO'nun kuruluşu gerekçesine ve sürecine değindi.

NATO'nun insan eliyle kurulan, geliştirilen ve geçmiş deneyimlere dayanarak oluşturulan bir organizasyon olduğuna dikkati çeken Kılıç, NATO'nun gelişen, değişen, dönüşen ve uyum sağlayan bir kurum olması gerektiğini söyledi.

NATO'nun bazı siyasi değerler doğrultusunda kurulmuş bir savunma örgütü niteliğine dikkat çeken Kılıç, "Gelecekte ne olacağını tahmin edemiyoruz. Şunu da aklımızda tutmamız gerekiyor ki karşılaştığımız askerî sorunlar aynı zamanda siyasi sorunlarla iç içe geçmiş durumda." dedi.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından NATO'nun "artık her şey yolunda olacak" anlayışının zaman içerisinde beklendiği gibi bir sonuca ulaşmadığını dile getiren Kılıç, şimdi yeni zorluklar ve sınamalarla karşı karşıya olunduğuna vurguladı.

"Türkiye, NATO ülkeleri arasındaki uyumu destekliyor"

Kılıç, NATO'nun Libya'ya yönelik askerî müdahale başta olmak üzere geçmişte yaptığı hataları anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:

"NATO, hataları ve eksikliklerine karşın farklı ülke ve fikirlerin bir araya gelebildiği bir organizasyon. Ülkelerin birbiriyle savaşa girmeden yapabildikleri bir organizasyon. Sonunda eleştirecek olsak bile çok dikkatli olmamız lazım. NATO ile elde ettiğimiz deneyim ve kazanımlarımız var. Hemfikir olmasak da birbirimizle konuştuğumuz bir seviyedeyiz. Bunu geleceğe taşımamız ve kaybetmememiz gerekiyor."

NATO'nun önde gelen Avrupalı üyelerinin, Türkiye'yi savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırması girişiminin dışında tutmak yönünde stratejisinin olduğuna dikkat çeken Kılıç, şunları kaydetti:


"Türkiye, NATO ülkeleri arasındaki uyumu destekliyor. Bunu bölge ayırmadan yapıyor. Ama özellikle Avrupa'da yeni bir güvenlik mimarisiyle karşı karşıyayız. Avrupa savunma kapasitesini ve altyapısını artırmıyor. Türkiye, NATO'nun güney kanadı ve aynı zamanda AB'nin de güney kanadıdır. Biz AB üyesi değiliz ama bir tür ortağız, üye olmaya çok yakınız. Avrupa kıtasının güvenliği noktasında bir temel taşız."

Dr. Yavuz Türkgenci konuşmasında NATO'nun tarihine bakıldığında, 70 yılı aşkın bir süredir farklı sınamalarla karşılaştığını ve bir şekilde sorunlarını çözdüğünü söyledi.

Bugün NATO'nun yoluna devam edip edemeyeceğinin tartışıldığını hatırlatan Türkgenci, 7 stratejik konsepti bulunduğunu ve gelişiminin anlaşılması için bunlara bakılması gerektiğini belirtti.

Türkgenci, NATO'nun her zaman değişen konularla ilgili konsept oluşturarak sorunları aşmaya çalıştığını vurgulayarak, aynı sorunlarla karşı karşıya olduğunu aktardı.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından yayınlanan NATO'nun yeni konseptinin aslında savaşa bir tepki olduğunun altını çizen Türkgenci, "Ankara'da bence yeni bir ek veya belge yayınlanması söz konusu olabilir, NATO'nun değişen durumuna adaptasyon açısından." diye konuştu.

NATO'nun farklı araçlara sahip olduğunu ve stratejik konsept dışında savunma planlaması konusunun da çok önem arz ettiğini dile getiren Türkgenci, NATO'nun şartlara uyum sağlayan bir kurum olduğunu vurguladı.

"Şiddetin tırmandığı alanlar var, NATO'ya belli sınamalar sunuyor"

Giannotta, güvenlik ortamında yaşanan değişikliklere ilişkin yaptığı konuşmada, "Bir dönüşüm olduğunu düşünüyorum, geçici bir krizden ziyade." dedi.

Uluslararası durumda değişiklikler olduğunu söyleyen Giannotta, çok kutuplu bir sistemin var olduğunu ve sınamaların dışında savaşlarla karşı karşıya olunduğu görüşünü paylaştı.

Giannotta, "Şiddetin tırmandığı alanlar var, NATO'ya belli sınamalar sunuyor." ifadesini kullanarak, ABD'nin merkezî rolünün çok önemli olduğuna dikkat çekti.

Yaşanan sınamalardan dolayı güvenlik konusunda bazı değişimler olmasının söz konusu olabileceği değerlendirmesini yapan Giannotta, NATO'nun savunma ve caydırıcı olma pozisyonunda olduğunu hatırlattı.

Giannotta, NATO bloğu içerisinde yaşanan tartışmalara değinerek, İtalya gibi ülkelerin NATO'nun güney kanadına önem verdiğini, İsrail'in savaşı sonrası bir kırılma yaşandığını söyledi.

NATO'nun tekrar güçlü bir konuma getirilmesinin ABD ile olan ilişkisiyle alakalı olduğunu söyleyen Giannotta, aynı zamanda Avrupa'nın kendi başına bir strateji izleyeceği konusunun önemine değindi.

Giannotta, NATO içerisinde savunma harcamaları konusunda da bir tartışma olduğunu hatırlattı.

"Dağıtmak çok kolay ama inşa etmek çok zor"

Moyeuvre de Sovyetler Birliği çöktüğü dönemde, 1991'de NATO'nun ortadan kaybolacağı gibi bir tahmin olduğunu hatırlattı.

Daha sonra NATO'ya ihtiyaç olduğunun düşünüldüğünü ve bu şekilde devam ettiğini söyleyen Moyeuvre, "NATO dağılmadı ve bence bütün hükûmetler bir farkındalık anı yaşadı." diye konuştu.

Moyeuvre, "Dağıtmak çok kolay ama inşa etmek çok zor, özellikle işe yarayan bir şeyden bahsediyorsak." yorumunu yaparak, NATO'nun ayakta kalmasının sebeplerinden birinin siyasi olduğunu aktardı.

Ülkelerin birbirine güvenip ihtilafı önlediğini belirten Moyeuvre, NATO'nun diyalog açısından bir dönüm noktası olduğunun altını çizdi.

Moyeuvre, NATO'nun plan yapıp bunu operasyona dökebilen tek organizasyon olduğu değerlendirmesini yaparak, "Kapasite noktasına baktığımızda birçok ülkeyi tanıyabilen tek organizasyon. NATO'da şekillendirme ve birleşme konusunda kapasiteler var. Birlikte misyonları planlayabiliyorlar. Bu da başka hiçbir organizasyonun yapamadığı bir şey." dedi.

Moyeuvre, "NATO, son derece güvenilir ve istikrarlı bir organizasyon olmaya devam ediyor." değerlendirmesini yaptı.