Çanakkale'de, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından "Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı" paneli düzenlendi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Zeynep Zelan'ın moderatörlüğünde düzenlenen panel, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Rüveyde-Yüksel Ergen Konser Salonunda gerçekleştirildi.
Zeynep Zelan, Çanakkale Destanı'nın aziz kahramanlarını, istiklal ve istikbal uğruna canlarını veren tüm şehitleri minnetle andığını ifade etti.
Çanakkale muharebelerinin milletin imanıyla, inancıyla ve sarsılmaz fedakarlığıyla yazılmış bir destan olduğunu belirten Zelan, "Bugün bizlere düşen görevse bu büyük mirası sadece hatırlamak değil onu gelecek nesillere anlatmaktır." dedi.
Zelan, Başkanlığımız tarafından hazırlanan "Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı" kitabı ile aynı adı taşıyan panelde alanında uzman konuşmacılarla, Çanakkale Zaferi'ni farklı perspektiften değerlendireceklerini hem tarihsel hem de toplumsal boyutlarını ele alacaklarını söyledi.
"Çanakkale herkesin ortak değeridir"
Panele konuşmacı olarak katılan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Savaşları'nın dünya tarihinin seyrini değiştiren çok az emsalden biri olduğunu söyledi.
Birinci Dünya Savaşı'na girildiğinde "hasta adam" olarak nitelendirilen Osmanlı Devleti'nin çok fazla dayanamayacağı öngörülürken her şeyin birden tersine döndüğünü hatırlatan Kaşdemir, milletin Çanakkale'de, birlik ve beraberliğini muhafaza ederek topyekun bir mücadeleyle dünyaya meydan okuduğunu kaydetti.
Milletin ortak geçmişten aldıkları ilhamla ortak gelecek tasavvuru istediğini belirten Kaşdemir, "O siperlerde birlik ve beraberlik duygusu ortaya çıkıyor. Vatan sevgisi bizim için imandandır. Çanakkale'deki nesil şunu görmüş, 'Burası son artık, bundan sonrası yok' O nesil yok oluş sürecinde bütün sorumlulukları yerine getirip bir var oluş destanı ortaya koymayı başarmış. Buradaki temel kritik nokta şu, vatana olan bağlılık ve milletin birbirine olan sevgisi." diye konuştu.
Cumhuriyet'in aslında Çanakkale'de kurulduğunu vurgulayan Kaşdemir, şunları kaydetti:
"Cumhuriyet mücadelesini yapan kadro Çanakkale'de savaşıyordu. Çanakkale geçilmez oldu. Burada galip geldik fakat Birinci Dünya Savaşı'nın genelinde mağlup olsak, Mondros'u imzalasak da Çanakkale'de Türk milletine inanç geldi. Kurtuluş mücadelesi burada şekillendi. Çanakkale ruhu dediğimiz şey, millet, memleket, kutsal değerler söz konusu olduğunda her türlü şahsi kaygıyı bir kenara koyup beraber olabilmek demektir. Çanakkale ruhu dediğimiz şey bugüne baktığımız zaman da birbirimizi biraz daha fazla sevmektir. Çanakkale'de ortaya çıkmış olan yüksek karakterli duruş bugünlere rehberlik yapmaktadır. Dolayısıyla Çanakkale herkesin ortak değeridir."
"Çanakkale bu topraklardaki varlığımızın istinat duvarı olmuştur"
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz da Çanakkale'nin, Çanakkale'den ibaret olmadığını dile getirdi.
Çanakkale'nin, "Devlet Ebed Müddet" fikrinin binlerce, on binlerce insanın yan yana gelerek, canlarını, kanlarını sevdalarını siper ederek oluşturdukları bir istinat duvarı olduğunu belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu istinat duvarı, dün fiziken tecelli etmiştir, bugün ruhen vardır ve var olmaya devam edecektir. Çanakkale'nin asıl önemi 'Devlet Ebed Müddet' çizgisinde varlığından vazgeçen milletin devletindeki devamlılığı sağlama fikridir. Türk tarihi bir sistem üzerine kuruludur. Onlarca isim vardır, yüzden fazla Türk devleti kurulmuştur, yıkılmıştır ama Türk milleti, temel devlet kaidesi fikri, hürriyeti ve istiklali üzerine devam eder. Ruh, kimlik ve stratejik değer olarak Çanakkale bizim bu topraklardaki varlığımızın istinat duvarı olmuştur, geçilmeyeceğinin bir işareti olmuştur. İnşallah bu ruhla da devam edecektir."
"Çanakkale Zaferi, Birinci Dünya Savaşı'nın gidişatını değiştirdi"
ÇOMÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Erat da İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olmasının Osmanlı Devleti'ni güçlü kıldığını, bunun çok iyi kullanıldığını ifade etti.
Osmanlı Devleti'nin Askerî gücü olduğu için bu coğrafyayı koruduğunu ifade eden Erat, "Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti'nin 200-250 yıllık sürede kazandığı büyük bir zafer. Savaş meydanında kazanıp bunu masaya yansıttığı bir olay. Çanakkale'nin büyüklüğü buradan gelir." dedi.
Çanakkale Zaferi'nin Türk ve dünya tarihi için önemli bir hadise olduğunu vurgulayan Erat, "Çünkü Çanakkale Zaferi, Birinci Dünya Savaşı'nın gidişatını değiştirdi. Onların planına göre 1915 yılı başında Çanakkale Boğazı geçilecekti. İngilizler bir hafta sonra İstanbul Boğazı'nda olmayı planlıyordu ama 18 Mart'ta tarihin seyrini değiştiren bir hadise yaşandı. 1915'te dünya sularındaki en büyük donanmaya karşı Türkler büyük bir direnç gösterdi. Bundan ders almak lazım." diye konuştu.
Paneli, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Gürdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, akademisyenler ve öğrenciler de dinledi.