Başkanlığımız tarafından düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın ikinci gününde şûra kapsamında gerçekleştirilen çalışma grubu toplantıları neticesinde hazırlanan raporlar ve politika önerileri değerlendirildi.
Moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Uluslararası Medya Koordinatörü Dr. Gözde Kirişçioğlu’nun yaptığı “Stratejik Siyasal ve Kamu Odaklı İletişim” başlığıyla gerçekleştirilen ilk oturumda farklı çalışma grupları tarafından hazırlanan rapor ve politika önerileri kamuoyuyla paylaşılırken, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Kamu Diplomasisi Dairesi Başkanı Doç. Dr. Oğuz Güner çalışma gruplarının çıktılarına ilişkin sunum gerçekleştirdi.
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, “Stratejik İletişim Çalışma Grubu” adına yaptığı sunumda şunları kaydetti:
“Türkiye’deki stratejik iletişim çabaları; merkezî koordinasyon, kurumsallaşma, dijital dönüşüm, dezenformasyonla mücadele, kamu diplomasisi, akademi-uygulama iş birliği ve sürdürülebilir insan kaynağı ekseninde bütüncül, proaktif ve uzun vadeli bir devlet politikası olarak yapılandırılmalı ve bu eksende ele alınmalıdır.”
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan ise “Markalaşma, Türkiye Markası ve İtibar Yönetimi” Çalışma Grubu adına yaptığı sunumda, Türkiye Markası’nın temelini oluşturan değerler ile ortak anlatının yeniden tanımlanması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Küçükerdoğan yaptığı sunumda şunun altını çizdi:
“Türkiye Markası’nın temelini oluşturan değerler ve ortak anlatı yeniden tanımlanmalı; iletişim ve kamu politikaları, değişen küresel dinamikler, dijital dönüşüm ve yeni medya ekosistemine uyum sağlayacak bütüncül bir metodolojiyle yeniden yapılandırılmalıdır.”
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin “Gelenekselden Dijitale Siyasal İletişim” Çalışma Grubu adına yaptığı değerlendirmede şunu vurguladı:
“Siyasal iletişim faaliyetlerinin koordinasyon, ölçme-değerlendirme ve veri temelli stratejik planlama anlayışı doğrultusunda bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi önem taşımaktadır. Bu faaliyetlerin, değişen toplumsal dinamikler ile özellikle genç kuşakların beklenti, ihtiyaç ve iletişim alışkanlıkları dikkate alınarak sürekli gözden geçirilmesi ve güncellenmesi, siyasal iletişimin etkinliğini ve sürdürülebilirliğini artıran temel unsurlar arasında yer almaktadır.”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Kamu Diplomasisi Dairesi Başkanı Doç. Dr. Oğuz Güner ise “Kamu Diplomasisi” Çalışma Grubu adına yaptığı sunumda, Türkiye’nin kamu diplomasisi politikasının yalnızca tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek “Türkiye'nin kamu diplomasisi politikasının tek yönlü tanıtma siyaseti olarak ele alınmaması hakikatinden hareketle siyasi tezlerimizi, kültürel değerlerimizi ve çağın getirdiği dijitalleşme realitesini göz önünde bulundurarak, ilgili tüm kurum ve aktörlerin paydaşlığında çok boyutlu, esnek, ölçülebilir ve uzun vadeli bir stratejiyle icra edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.” ifadesini kullandı.
Panelde, farklı çalışma gruplarınca hazırlanan öneriler doğrultusunda stratejik iletişim, siyasal iletişim, Türkiye Markası ve kamu diplomasisi alanlarında geliştirilen politika önerileri ve kamu kurumları tarafından yapılan çalışmalar aktarıldı.
