Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım,
Diplomasi, Akademi ve Medya Camiamızın Kıymetli Mensupları,
Dünyanın Dört Bir Yanından, Ülkemizi Teşrif Eden Değerli Gazeteciler,
Sevgili Misafirler,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Zaferin Adı: Türkiye… Bu yıl, 15 Temmuz Demokrasi Direnişini bu sloganla kutluyoruz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kazanılan bu büyük demokrasi zaferinin 9. Yıl dönümünü dün kutladık.
Bugün, “15 Temmuz: Hafıza, Adalet ve Gelecek” başlıklı programımız için bir araya geldik. Hepiniz hoş geldiniz.
15 Temmuz, Türkiye tarihine altın harflerle kazınan kutlu bir demokrasi ve istiklal zaferidir.
O gün, milletimiz, iradesine zincir vurulamayacağını, bir kez daha tüm dünyaya ilan etti.
15 Temmuz’u takip eden günlerde, milletimiz geceler boyu demokrasi nöbetleri tutarak, yüksek bir siyasal bilinç ortaya koydu. Bu toplumsal seferberlik, dünya demokrasi tarihinde pek rastlanmayan bir kararlılıktır.
15 Temmuz direnişi toplumsal düzeyde köklü bir dönüşümün de miladı olmuştur.
O gece millet iradesine dayanan, yepyeni bir siyasal kültür ve zihniyet doğmuştur. Türkiye Yüzyılı vizyonu, işte bu toplumsal bilincin üzerine inşa edilmektedir.
Değerli Katılımcılar,
Üzerinden 9 yıl geçti, ama o gece yaşadıklarımızın hepsi dün gibi aklımızda. Biliyorsunuz hafıza geleceğin teminatı demektir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla, ülkemizin her köşesinden milyonlar meydanlara, sokaklara, havalimanlarına akın ettiler. FETÖ ihanet şebekesinin hain darbe girişimini çıplak elleriyle paramparça ettiler.
Bizler de o gece, sokaklara dökülenler arasındaydık. Eşimle birlikte, İstanbul’da, Kızıltoprak’tan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne doğru yürümeye başladık.
Önümüze çıkanlar oldu.
“O tarafa gitmeyin. İnsanları öldürüyorlar” dediler. Ama bu ikazlara rağmen, birlikte olduğumuz yüz binler gibi zerre tereddüt etmeden köprüye yürüdük.
Tanık olduğumuz şey, büyük bir sivil direniş ruhuydu. Türkiye aşkı, bağımsızlık sevdası görülmeye değerdi.
Ben bu kutlu mücadelenin bir ferdi ve sabahında gelen zaferin bir şahidi olabildiğim için Rabb’ime şükrediyorum. Sonsuz hamdüsenalar ediyorum.
Bu vesileyle, ülkemizin bağımsızlığı ve geleceği için canını veren 253 şehidimize Allah’tan rahmet; 2 bin 500’ün üzerindeki gazimize hayırlı, sağlıklı, bereketli bir ömür diliyorum.
Bizler, 15 Temmuz Destanı’nın gururunu yaşarken; ülkesine ihanet eden FETÖ şebekesi, kararlı mücadelemiz sayesinde sefil bir hale düşmüştür.
Darbeci FETÖ unsurları tamamen etkisiz hale gelene dek bu mücadele aynı kararlılıkla sürecektir.
Ülkemiz demokrasisine sahip çıkarak, büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Milli güvenlik ve dış politika gibi, hemen her konuda büyük bir atılım gerçekleşmiş; Türkiye çok daha güçlü ve aktif bir konuma gelmiştir.
“Terörsüz Türkiye” hedefi bu dönüşümün bir parçasıdır. “Terörsüz Türkiye” hedefi hem güvenlik politikalarının hem de toplumsal barışın temelidir. Şunu söyleyebilirim bu vizyonun tohumları, 15 Temmuz’daki sokaklarda gösterilen demokrasi direnişiyle çok güçlü bir şekilde bağlıdır.
“Terörsüz Türkiye”, yaklaşık 50 yıl boyunca enerjimizi tüketen, ülkemizin en büyük sorununun çözümü demektir.
Pekişen birlik ve beraberlik ruhu, ülkemizin tüm tehditlere karşı, çok daha dayanıklı hale gelmesi demektir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın Kızılcahamam’daki tarihî konuşmalarında ifade ettikleri gibi; “Büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, yeni Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır.”
Değerli Misafirler,
15 Temmuz, Türkiye’nin kendi kararlarını veren, bağımsız bir ülke olmasından rahatsız olanlara karşı da bir başkaldırıdır.
Darbe girişiminin engellenmesi, Türkiye’yi uluslararası sistemde daha etkin, kararlı ve belirleyici bir konuma yükseltmiştir.
Artık Türkiye, hep birlikte şahit olduğumuz üzere uluslararası krizlerin çözümüne katkı sunan, komşularının ve bölgesinin güvenliğine yön veren bir aktördür.
Türkiye, uluslararası düzende adil ve insan odaklı mücadele eden öncü bir ülke olmuştur.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, Birleşmiş Milletler reformunu tartıştırmaktadır. İsrail’in işlediği katliamlara karşı net bir duruş sergilemektedir. Uluslararası krizlerde ara buluculuk yapmaktadır. Özetle, Türkiye, küresel vicdanı temsil etmektedir.
İşte biz de İletişim Başkanlığı olarak, 15 Temmuz anmalarını bu bilinç ile devam ettiriyor ve halkımıza, milletimize, dünyaya 15 Temmuz ruhunu anlatıyoruz.
- Hem ülkemizin, “daha adil bir dünya” tasavvuruna hem de haklı tezlerine uluslararası alanda dikkat çekiyoruz.
- Toplumsal hafızamızı, değerlerimizi ve zaferlerimizi diri tutacak çalışmalar yürütüyoruz.
Bu yıl “Zaferin Adı: Türkiye” teması kapsamında tüm kamu kurumları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler hepsi birlikte söylem birliği içerisinde, 15 Temmuz ruhuna yaraşır faaliyetler gerçekleştirdik. Gerçekleştirmeye de devam ediyoruz.
Anma etkinliklerini koordine ettiğimiz Proje Takip Sistemi’mize göre;
- 2020 yılında 2 bin 961,
- 2021 yılında 3 bin 876,
- 2022 yılında 8 bin 988,
- 2023 yılında 9 bin 934
- 2024 yılında ise 11 bin 369 projenin girişinin yapıldığını gördük.
Bakın bu yıl ise 15 Temmuz anmaları ile ilgili 21 binden fazla proje ile rekor sayıda bir etkinliğe ulaşılmıştır. Bu aslında 15 Temmuz bilincinin halkımız nezdinde, milletimiz nezdinde giderek güçlendiğinin büyüdüğünün çok açık bir işaretidir.
Proje sayılarının her yıl istikrarlı bir şekilde artması elbette memnuniyet vericidir.
Şehirlerimizin meydanlarına büyük sahneler kurulmuş, vatandaşlarımız çeşitli etkinliklerle 15 Temmuz gecesini yine meydanlarda, demokrasi nöbetinde geçirmişlerdir.
Şehitlerimizin aziz hatıraları Hatm-i Şeriflerle, Kur’an tilavetiyle ve 90 bin camide okunan sela ile yâd edilmiştir.
İlköğretim öğrencilerimiz 15 Temmuz ruhunu taşıyan şiirler yazmış, okullarımızda resim yarışmaları düzenlemiştir. Burada kişisel bir anekdot aktarayım. Dün gece eve geç geldiğimde ben de 8 yaşındaki kızıma 15 Temmuz gecesi ne yaptığımızı anlattım. Hafıza korumak için bu tür değerli anekdotları evlatlarımıza anlatmak, çevremize anlatmak değerlidir diye düşünüyorum.
15 Temmuz’u uluslararası arenada da anlatmaya devam ediyoruz. Avrupa’nın çeşitli kentlerinde anma programları düzenledik ve devam ediyoruz.
Yine yurt dışı temsilciliklerinde FETÖ’yü ve hain darbe girişimini, milletin direnişini ve demokrasi zaferini anlatan film, video, fotoğraf sergileri ve belgeseller gösterildi.
40’tan fazla ülkeden medya mensubu etkinliklerimize katılmıştır.
TRT’miz ve Anadolu Ajansımız başta olmak üzere medyamız, uluslararası alanda nitelikli haber, yayın ve yapımlarıyla 15 Temmuz şanlı direnişimizi dünya dikkatine sunmuştur.
Değerli misafirler,
15 Temmuz direnişi ve demokrasi bilinci çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miraslardan biridir.
İnanıyoruz ki; 15 Temmuz ruhuyla, 86 milyonun birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla hareket ettiği bir Türkiye’yi hiçbir güç yolundan çeviremeyecektir.
Türkiye Yüzyılı’nda inşallah nice başarıların arifesinde olduğumuz bu dönemde, Cenab-ı Allah ülkemizin yolunu açık eylesin.
Ben, bu duygu ve düşüncelerle, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tüm katılımcılara, programda emeği geçen mesai arkadaşlarıma ve siz değerli misafirlerimize teşekkürlerimi sunuyorum.
Sizleri saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.