6–16 Temmuz 2025 tarihleri arasında Paris’te düzenlenen 47. UNESCO Dünya Mirası Komitesi oturumunda, Türkiye 22. miras alanı olarak Manisa ilinde yer alan “Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri”ni resmî olarak listeye kaydettirdi.
Sardes, MÖ 8.–6. yüzyıllar arasında Lidya Krallığı’nın başkentiydi ve bu bölgede Demir Çağı’nın ilk devleti olarak güçlü bir siyasi merkez hâline geldi. Lidyalılar, madeni parayı icat eden, büyük zenginliğe sahip ve özgün bir sosyo-kültürel yapıya sahip bir halk olarak tanınır. Paktolos Nehri’ndeki altın yatakları sayesinde bu bölge Küçük Asya’nın en zengin yerlerinden biri olarak ün kazandı.
Kent üç ana bölümden oluşmaktadır: akropolis (yukarı şehir), surlarla çevrili merkez ve mezar tümülüsleriyle birlikte çevresindeki yerleşim alanları.
Üst şehir kısmında büyük surlar ve teraslar bulunurken, alt bölümde kerpiçten yapılmış evler, kayaya oyulmuş mezarlar ve bir altın rafinerisi atölyesi yer alır.
Sardes’in kuzeyinde bulunan Bin Tepeler Nekropolü, 75 kilometrekarelik bir alanı kaplamakta olup, 119'dan fazla tümülüsle dünyanın en büyük nekropollerinden biri olarak kabul edilmektedir.
UNESCO kriterlerine göre bu alan, Lidya uygarlığının benzersizliğini, mimarisini, dinini ve sosyal yapısını yansıtan olağanüstü bir kültürel değer taşımaktadır.
Sardes ayrıca antik dünyanın en büyük sinagoglarından birine ev sahipliği yapmasıyla ünlüdür ve İncil’de Yuhanna’nın Vahyi’nde adı geçen Yedi Vahiy Kilisesi’nden biri olarak kabul edilir.
Günümüzde Sardes ve Bin Tepeler bölgesinde arkeolojik araştırmalar ve tarihî mirasın korunmasına yönelik projeler devam etmektedir.
“Yıldızlar Altında Müze” programı kapsamında Sardes, Türkiye’de akşam saatlerinde ziyarete açılan 27 tarihî alandan biri olmuş ve turistlere antik kalıntıları farklı bir ışıkta görme imkânı sunmuştur.