Türkiye’nin büyük hırsla başlattığı MUGEM Uçak Gemisi Projesi (Çin)

Türkiye’nin büyük hırsla başlattığı MUGEM Uçak Gemisi Projesi (Çin)

Türkiye Millî Savunma Bakanlığı, üç yeni nesil savaş gemisinin inşasına başlandığını duyurdu.

Bu projelerden özellikle İstanbul Tersanesi'nde ilk çelik kesiminin yapıldığı MUGEM sınıfı uçak gemisi dikkatleri üzerine çekiyor.

Bu geminin tamamlanması durumunda Türkiye, ABD, Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve Çin'den sonra, 60 bin ton veya daha fazla deplasmana sahip büyük uçak gemilerini bağımsız olarak tasarlayıp inşa edebilen beşinci ülke olacak.

Türkiye Millî Savunma Bakanlığına göre, MUGEM sınıfı uçak gemisinin uzunluğu 285 metre, genişliği 72 metre, draftı 10.1 metre ve deplasman ağırlığı 60 bin tonun üzerinde olacak. Mürettebat kapasitesi ise yaklaşık 800 kişi olarak belirlenen gemi, Türk Donanması’nın en büyük savaş gemisi olan "Anadolu" sınıfı amfibi hücum gemisinden çok daha büyük olacak.

Geminin tasarımı "Anadolu" sınıfı gemiden ve İngiliz "Queen Elizabeth" sınıfı uçak gemisinden oldukça farklı. MUGEM tasarımının Rusya ve Hindistan’dan etkilenmiş olabileceği düşünülüyor.

Türkiye'nin denizcilik alanındaki bu hamlesi, sadece Karadeniz'de değil, Akdeniz'de de etkili bir güç olma hedefini yansıtıyor. Mevcut durumda, "Anadolu" sınıfı gemi, Karadeniz çevresindeki en büyük savaş gemisi. MUGEM sınıfı uçak gemisi ve TF-2000 muhripleri tamamlandığında, Türkiye'nin Akdeniz'deki deniz gücünü daha da artıracak.

Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıklarının devam ettiği bir dönemde bu yeni gemiler Türkiye’nin müzakere gücünü önemli ölçüde artırabilir.

Türkiye, MUGEM sınıfı uçak gemisini yaklaşık 50 uçakla donatmayı planlıyor. Geminin ana muharip uçağı olarak, TUSAŞ tarafından geliştirilen Hürjet’in deniz varyantı düşünülüyor. Hürjet'in düşük performansı, bu geminin tam kapasitesini kullanmakta zorluklar yaratabilir. Ancak insansız hava araçları, bu eksikliği telafi edebilir.

Türkiye'nin bu projeyle denizcilikte bağımsızlık ve bölgesel üstünlük hedefi açıkça görülüyor. Ancak güç sistemleri ve uçak teknolojisi gibi kritik alanlarda dışa bağımlılık devam ettiği sürece, bu hedeflere ulaşılması için daha fazla zamana ve yatırıma ihtiyaç var.