Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump'ın Suriye lideri Beşar Esad'ın devrilmesinin Türkiye tarafından "dostça olmayan bir ele geçirme" olduğu iddiasını yalanladı.
Trump, bu hafta başında düzenlediği bir basın toplantısında Ankara'yı övüyor gibi görünen açıklamalarda bulunarak Türkiye'nin "çok akıllı" olduğunu ve Suriye'de "çok fazla can kaybı olmadan dostça olmayan bir ele geçirme" gerçekleştirdiğini söyledi.
Çarşamba günü yayınlanan bir El Cezire röportajında Türk Dışişleri Bakanı, Suriye'deki mevcut olayları Türkiye tarafından bir ele geçirme olarak nitelendirmenin "büyük bir hata" olacağını söyledi.
Fidan, "Suriye halkı için bu bir ele geçirme değil. Bence eğer bir ele geçirme varsa o da şu anda Suriye halkının iradesinin ele geçirmesi." dedi.
Dışişleri Bakanı ayrıca bölgeye yıkım getiren bir tahakküm kültürüne işaret ederek Türkiye'nin en son istediği şeyin Suriye'nin nihai kontrolüne sahip bölgesel güç olarak görülmek olduğunu belirtti.
Fidan, "Bence görmek isteyeceğimiz en son şey bu olurdu çünkü bölgemizde olup bitenlerden büyük dersler çıkarıyoruz. Çünkü tahakküm kültürünün kendisi bölgemizi mahvetti." ifadelerini kullanarak, "Türk tahakkümü değil, İran tahakkümü değil, Arap tahakkümü değil iş birliği esas olmalı. (…) Suriye halkıyla dayanışmamız, bugün sanki gerçekten Suriye'yi yönetiyormuşuz gibi nitelendirilmemeli veya tanımlanmamalı. Bunun yanlış olacağını düşünüyorum." şeklinde ekledi.
Türk ordusunun Türkiye'ye düşman Kürt güçlerini ezmek için Suriye'de büyük bir askeri operasyon başlatmaya hazırlanıyor olabileceğine dair endişeleri bildiren ABD medyasıyla ilgili kendisine soru sorulan Dışişleri Bakanı, YPG'yi ülkesi için "esas tehdit" olarak nitelendirdi.
PKK, Türkiye ve Batı tarafından "terör örgütü" olarak listeleniyor. Fidan, YPG'yi PKK'nın Suriye'deki "uzantısı" olarak nitelendirdi.
Dışişleri Bakanı, YPG'nin DEAŞ'a karşı mücadelede Batı'ya yardım ediyor gibi kendini sunarak Suriye'de toprak kontrolünü sürdürdüğünü söyledi. Fidan, "Bence bu, gerçek kimliklerinin yanlış bir temsili. Orada bir terör örgütü olarak bulunuyorlar." diye konuştu.
"Ne yazık ki Batılı dostlarımız, YPG'nin PKK'nın bir uzantısı olduğu gerçeğine göz yumuyorlar." diyen Fidan, Ankara'nın Washington'dan YPG'nin ana savaş bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçlerine (SDG) askeri desteğini kesmesini istediğini sözlerine ekledi.
Fidan ayrıca Suriye'nin yeni hükümetinin topraklarındaki Kürt güçleri meselesini ele alması gerektiğini, bunun Ankara'nın harekete geçme gereğini ortadan kaldıracağını belirtti.
Fidan, "Şimdi Şam'da yeni bir yönetim var. Bence bu öncelikle onların sorunu. Yani bence bu sorunu düzgün bir şekilde ele alırlarsa bizim müdahale etmemiz için bir neden kalmaz." açıklamasında bulundu.
Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan yerel tanıklar, sınırın Türkiye tarafında devriye gezen asker sayısında bir artış olduğunu ancak olağan dışı askeri faaliyetin görülmediğini söyledi.
Fidan, Türkiye'nin Suriye'deki yeni yönetimi Ankara için "meşru bir ortak" olarak tanıdığını, bu nedenle Şam'daki Türk Büyükelçiliğinin yeniden açıldığını, büyükelçiye yerel ve merkezi hükümet yetkilileriyle iletişim kurması talimatı verildiğini dile getirdi.
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerden yetkililerin de yeni yönetimle temas kurduğunu belirten Fidan, fiili Suriye lideri Ahmed el Şara olarak da bilinen Ebu Muhammed el Colani'nin liderliğindeki Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) grubunun “terör” örgütü listesinden çıkarılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Fidan, "Bence BM'den başlayarak uluslararası toplumun HTŞ'nin adını terör listesinden çıkarmasının zamanı geldi. HTŞ, halihazırda Suriye'yi yöneten koalisyonun ana bileşenidir." dedi.