Türkiye askerî ürünlerde dış pazarını genişletiyor (Çin)

Türkiye askerî ürünlerde dış pazarını genişletiyor (Çin)

Türkiye son dönemde 2024 yılı boyunca gerçekleştirdiği yurt dışı asker satışlarını ve yeni hedeflerini duyurdu.

Türkiye yerli silah üretiminde ilerleme kaydederek dış satışlarını artırma çabalarını hızlandırdı ve savunma sanayi artık ülkenin önemli ekonomik dayanaklarından biri hâline geldi.

Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından açıklanan verilere göre 2024'te Türkiye'nin silah ihracatı 7,154 milyar dolara ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 29 oranında bir artış sağladı ve tüm zamanların en yüksek satış rakamını elde etti. Türkiye küresel silah ihracatı sıralamasında 11. sırada yer alıyor.

TUSAŞ ve Aselsan gibi dört Türk savunma sanayi şirketi, dünya çapında ilk 100'e girdi ve bu şirketler önümüzdeki 5-10 yıl içinde Avrupa'daki askerî satış pazarında büyük rekabet potansiyeline sahip gruplar olarak görülüyor.

Aselsan’ın ürettiği ASELFLIR-500 elektro optik keşif sistemi 16 farklı ülkeye ihraç edildi.

Türk savunma sanayi ürünlerinin başlıca pazarları Avrupa ve Orta Asya ülkeleri. Polonya ve Azerbaycan zırhlı araçlar, TB-2 insansız hava araçları ve silahlı helikopterlerin büyük alıcıları. Portekiz, Ada tipi hafif fırkateynler ve çeşitli devriye botları sipariş etti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Orta Doğu ülkeleri ise Türkiye'nin yeni müşterileri arasında yer alıyor.

Suudi Arabistan'ın yeni nesil KAAN savaş uçaklarından 100 adet satın almayı planladığı bildirildi.

Türkiye bu ülkelere sadece İHA gibi tamamlanmış donanımlar değil aynı zamanda teknik hizmetler de sağlıyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı, 2025 yılı için yeni hedefler de belirledi. Hedef yıllık ihracat miktarını 8 milyar doların üzerine çıkarmak ve 2 yıl içinde 10 milyar dolara ulaşmak. Savunma sanayinin tüm gelirinin 2024’te 12,2 milyar dolar olması beklenirken bu rakamın 2028’de 26 milyar dolara çıkması hedefleniyor.

Türkiye 2025 yılı savunma bütçesinin yüzde 10’unu savaş uçakları, fırkateynler ve diğer silah sistemlerinin geliştirilmesine ayırmayı planlıyor.

Türkiye'nin savunma sanayindeki dönüşüm, Altay T1 tankının ordunun envanterine girmesiyle de simgeleniyor. Bu, Türkiye'nin kara savaş sistemlerini güncellediğini aynı zamanda ihracatında yeni bir ürün sunduğunu gösteriyor. Dış basın, "Altay" serisi ana muharebe tanklarının Almanya'nın Leopard tanklarına Avrupa'daki en güçlü rakip olacağını, belirgin bir teknik ve fiyat avantajına sahip olacağını öngörüyor.

Türk askerî yetkilileri uydu gibi uzay tabanlı sistemlerin dış satışına daha fazla odaklanacaklarını ve bu alanda askerî satış siparişlerini artırmayı hedeflediklerini açıkladı.

Türk askerî uzmanları Türkiye'nin savunma sanayi kapasitesinin geniş dış satış hedeflerini karşılamakta zorlanabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki üç yıl boyunca Türk ordusunun envanterinde büyük bir dönüşüm yaşanacak. İstanbul sınıfı fırkateynler örneğinde olduğu gibi Türk Deniz Kuvvetlerine verilen siparişler 2027'den önce teslim edilemeyecek. Teslimatlar daha uzun süre bekleyebilir.

Satışlar aynı zamanda Türkiye’nin "silah diplomasisi" için de önemli bir fırsat sunuyor.

Avrupa'da Türkiye Polonya gibi ülkelere "NATO standardına uygun" silahlar satarak bölgesel meselelerde etkin bir rol oynamaya başladı. Bununla birlikte ABD ile Avrupa arasında artan gerilim ve Avrupa'nın savunma bağımsızlığına yönelik artan talepler ışığında Türkiye, Avrupa'nın yeniden şekillenen savunma stratejisine katkıda bulunuyor.

Orta Asya’da ise Türkiye TB-2 insansız hava araçları gibi savunma ürünleriyle bu bölgedeki etkisini artırmayı hedefliyor. Lakin bazı Türk askerî yetkilileri dış satışların çok fazla genişlemesinin ABD, İngiltere gibi ülkelerin çıkarlarını ihlal edebileceği ve bu durumun Türkiye ile ABD ve Avrupa ülkeleri arasında yeni gerilimlere yol açabileceği konusunda endişelerini dile getiriyor