Türkiye, Altay ana muharebe tankının seri üretimine başladı ve ilk iki üniteyi Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim etti. BMC'nin Ankara'daki yeni üretim tesisi, ayda sekiz Altay tankı üretecek şekilde tasarlandı. Bu da Türk zırhlı kuvvetlerinin modernizasyonu bakımından önemli bir adım.
Altay ana muharebe tankının seri üretimine başlan Türkiye, bununla savunma stratejisinde olağanüstü başarı kaydetti. BMC'nin Ankara'daki modern tank ve zırhlı araçların üretimi için özel olarak tasarlanan yeni üretim tesisinde gerçekleşen ilk iki seri, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edildi.
Tesisin üretim kapasitesi muazzam: Ayda sekiz Altay tankı ve yaklaşık 10 adet 8×8 Altuğ aracı üretebiliyor. Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından teyid edildiği üzere burası, yılda 96 Altay tankı üretimine olanak sağlıyor. Geniş bir endüstriyel ağ tarafından desteklenen tesisde, 1.500'ün üzerinde mühendis ve teknisyen istihdam ediliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Altay tanklarının teslimatlarının yılın sonlarında başlayacağını ve önümüzdeki yıllarda artacağını vurguladı. Aynı zamanda Türk Kara Kuvvetleri'ne ait Leopard 2A4 tanklarının modernizasyonu da devam ediyor. 65 ton ağırlığındaki Altay tankı, yollarda 65 km/s, arazide ise 45 km/s hıza ulaşabiliyor.
Geliştirilmesine 2000'li yılların sonlarında başlanan Altay tankı, kapsamlı test aşamalarından geçti. Tankın gereksinimleri karşıladığının kontrolü için 1,5 milyon mühendislik çalışması sarf edili ve 35 bin kilometreden fazla hareketlilik testi yatırımı yapıldı. Altay, 120 mm yivsiz top, 7,62 mm eş eksenli makineli tüfek ve uzaktan kumandalı silah istasyonu ile donatılmış durumda.
2026'dan itibaren yerli sistemine geçmeden önceki ilk 85 tank, Güney Koreli motor ve şanzımanla donatılacak. ASELSAN'ın AKKOR aktif koruma sistemi gibi yerli alt yapı sistemlerin entegrasyonu da üretimin daha fazla yerlileştirilmesine yönelik çabaların altını çiziyor.
Altay tankı, kademeli olarak Türk ordusundaki eskiyen Leopard 1 ve M60 tanklarının yerini alacak ve 2030'lu yıllara kadar ülkenin zırhlı kuvvetlerinin bel kemiğini oluşturacak. Bu gelişme, Türkiye'nin milli savunma yeteneklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım.