Türkiye Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, İstanbul'da düzenlenen Stratcom 2026 Stratejik İletişim Zirvesinde yaptığı konuşmada, İran'a yönelik saldırının hukuki bir dayanağının olmadığını ve savaşı başlatanların kendilerini İran'la sınırlamayacaklarını söyledi.
Kalın, “İran'a yönelik savaşın uluslararası hukuk açısından bir zemininin olmadığını söylememe gerek bile yok. Fakat bu savaşı başlatanların sadece İran'la sınırlı kalmayıp bölgede birtakım oldu bittilerle Lübnan'da, Suriye'de, Filistin topraklarında ve başka yerlerde fiilî durumlar yaratarak yeni imha, ilhak ve işgal politikaları peşinde olduğunu çok iyi biliyoruz. Özellikle Lübnan'da son günlerde yaşanan gelişmelerin 74'te Golan Tepeleri'nde yaşanana benzer fiilî bir durum yaratıp bunu bir imha, ilhak ve işgal politikasına dönüştürme girişimi olduğunu görüyoruz.” dedi.
“İsrail'in başlattığı bu bölgesel savaşın giderek bir küresel krize dönüşeceğini” belirten Kalın, “Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 8 milyarın bedelini ödediği bir savaşa dönüşmesi şu anda fiilî bir gerçeklik olmaya doğru hızla ilerliyor. Bugün bu savaşın ortasında, yaklaşık bir aylık süre içerisinde bu savaşın sona erdirilmesi ve Türkiye'nin bu savaşın dışında tutulması için yoğun bir çaba sarf ettik. Bu çabalarımız da aralık vermeden devam ediyor. Bugün itibarıyla da bu savaşın bütün bölgeye yayılmaması, daha yıkıcı hale gelmemesi, geleceğe dönük olarak da kalıcı hasara sebep olmaması için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz.” diye belirtti.
Kalın, “Bu savaşın hesaplanan sonuçlarından bir tanesi sadece İran'ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması değil, fakat bundan çok daha tehlikeli olarak bölgenin kurucu, asli unsurları olan Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasında on yıllarca devam edecek bir kardeş savaşına, bir kan davasına zemin hazırlayacak adımların atılmasıdır. Bunlara karşı Türkiye olarak sonuna kadar teyakkuz halinde mücadele edeceğimizi ifade etmek isterim. Biz Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız.” diye vurguladı.