Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ülkesinin İsrail'in Bölgeye Yönelik Saldırganlığını Afrika Boynuzu'na Yaymasına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
İletişim Başkanı Duran, söz konusu açıklamayı çarşamba günü başkent Ankara'da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen "Küresel Dönüşüm Süreci Işığında Türkiye-Somali İlişkileri Sempozyumu"nun açılış konuşmasında yaptı.
Duran, konuşmasında ayrıca Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin, özellikle 2005 yılından bu yana Ankara'nın Afrika'ya yönelik açılım politikası sonrasında "derin ve çok yönlü bir karakter" kazandığını belirtti.
İki ülke arasındaki ilişkilerin güçlü insani, tarihî ve kültürel bağlarla pekiştirildiğini ifade eden Duran, konuşmasının devamında, "Somali'nin egemenliğini, birliğini veya toprak bütünlüğünü hedef alan veya bu tür eylemleri meşrulaştırmaya çalışan her türlü girişim kabul edilemez (…) Somali'nin egemenliğini, birliğini veya toprak bütünlüğünü hedef alan veya bu tür eylemleri meşrulaştırmaya çalışan hiçbir girişim kabul edilemez." sözlerine yer verdi.
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de Somali'nin yanında olduğunu ve "Somali'yi bölmeye yönelik hiçbir girişimi görmezden gelmeyeceğini ve bu ilkelere bağlı tutumundan sapmayacağını" vurguladı.
Duran konuşmasına, "Bu nedenle, Somaliland'ı tanımaya yönelik her türlü İsrail girişimini açık ve net bir şekilde reddediyoruz. İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü soykırımı ve bölge politikasına yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu'na yaymasını istemiyoruz ve bunu görmezden gelmeyeceğiz." devam etti.
Bununla birlikte İletişim Başkanı, ülkesinin Somali'nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünü yineledi ve "Afrika Boynuzu'nun kaderi, diktelerle değil, barış ve istikrarla belirlenmelidir." dedi.
Diğer yandan İsrail 26 Aralık'ta, Somali'deki ayrılıkçı bölgeyi egemen bir devlet olarak tanıdı. Bu adım, bölgede, özellikle de bunu "uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden yasa dışı bir adım" olarak gören Arap Birliği'nin geniş çaplı tepkisine neden oldu.
1991 yılında Somali'den bağımsızlığını ilan ettiğinden beri tanınmayan ayrılıkçı bölge, merkezi hükûmetin kontrolünü genişletemediği ve liderlerinin bağımsızlık elde edemediği bağımsız bir idari, siyasi ve güvenlik birimi olarak faaliyet gösteriyor.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin Afrika'daki varlığının "bazı ülkeleri endişelendirdiğini çünkü bu ülkeler Afrika kıtasını hâlâ büyük güçlerin rekabet alanı olarak gördüklerini" belirtti.
Duran, konuşmasında ayrıca bu ülkelerin bazılarının "kıtanın zenginliğini ve potansiyelini görmezden gelip kriz ve kaos anlatılarına odaklandığını, Türkiye'nin ise Afrika'ya tek taraflı bakmanın gerçekliğini gözden kaçırdığını" vurguladı. Dünya uluslarını geleceğe hazırlamak için Afrika'yı ihmal etmenin "ciddi bir stratejik hata" olduğunu ifade etti.
İletişim Başkanı konuşmasında ayrıca Türkiye'nin 2008 yılında Afrika Birliği'nin stratejik ortağı olarak kabul edilmesini ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 31 Afrika ülkesini ziyaretini de ele aldı.
Duran, bu kapsamda son yirmi yılda ikili ticaret hacminin 5 milyar dolardan yaklaşık 40 milyar dolara çıktığını belirtirken, Türk kurumlarının Afrika'da yatırımlar, insani yardım, eğitim ve sağlık programları gibi kapsamlı stratejilerin uygulanması için yoğun bir şekilde çalıştığını vurguladı