Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Âl Thani’nin Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretin Türkiye ve Katar'ın ortak bakış açılarına sahip olması, bölgesel ve uluslararası krizlerin yaşandığı bir döneme denk gelmesi bakımından özel önem taşıdığını vurguladı.
Katar Devleti resmi haber ajansına (QNA) verdiği röportajda Altun, “Katar Emiri Şeyh Âl Thani’nin Katar-Türkiye Yüksek Stratejik Komitesi’nin 8. Toplantısına başkanlık etmesi bu ziyarete daha fazla önem katıyor. Zira bu komite -Katar ve Türkiye’nin ilişkileri uzun ve verimli bir iş birliği geçmişine dayandığından- iki ülke arasındaki ortaklık ve stratejik ilişkileri güçlendirmek için etkin bir mekanizma oluşturuyor.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Katar ile ilişkilere ayrı bir önem verdiğinin altını çizen Altun, "Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'nin Türkiye ziyareti de iki ülkedeki siyasi liderliğin ikili ilişkileri güçlendirme arzusunun devamı niteliğindedir. Bu ziyaret ayrıca, iki ülkeyi ilgilendiren tüm bölgesel ve uluslararası konularda pozisyonları koordine etmeyi de hedefliyor." değerlendirmesinde bulundu.
İki ülke arasında çeşitli alanlardaki gelişmiş ilişkilerle ilgili olarak Altun, Türkiye-Katar ilişkilerinin uzun bir geçmişe dayansa da özellikle son 20 yılda büyük bir ilerleme kaydederek doruk noktasına ulaştığını ve İki kardeş halk arasında kardeşlik ve ortak çıkarlar münasebetiyle ilişkilerin bu dönemde ciddi bir sıçrama yaşadığını ifade etti.
Yüksek Stratejik Komitenin, iki ülke arasındaki yüksek koordinasyonun ana faktörü olarak 2014 yılında kurulduğunu anımsatan Altun, her yıl toplanan komitenin ikili ilişkilerin stratejik şekilde geliştirilmesine ciddi katkılarda bulunduğuna işaret etti. Bu komitenin, geçmişteki başarılarını güçlendirmeyi garanti eden kurumsal bir yol inşa etmede önemli bir rol oynadığını vurgulayan Altun, "Komite ayrıca bölgesel güvenlik ve savunma alanları başta olmak üzere tüm alanlarda örnek başarılar elde etmeyi amaçlıyor. İki ülke arasındaki iş birliği sağlık, ticaret, yatırım, enerji, sivil havacılık, turizm, kültür ve eğitim alanlarında da güçleniyor." dedi.
"Gelecekte iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin daha da geliştirilmesi için planlar var mı?" sorusu üzerine Altun, şu yanıtı verdi: "Elbette Türkiye ve Katar, ilişkilerini her alanda geliştirmek için çalışıyor. Katar ve Türkiye tamamlayıcı ortaklık anlayışıyla ikili ilişkilerini güçlendirmeye ve iş birliğini derinleştirmeye odaklanmış durumda. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Thani bu noktada güçlü bir irade ve kararlılığa sahip. Bu irade ve kararlılık bütün alanlarda kendini gösteriyor."
Cumhurbaşkanımız ilgili kurumlarımızı Katar ile her düzeyde iş birliğini güçlendirme ve yoğunlaştırma yönünde teşvik ettiğini belirten Altun, bu doğrultuda sekizinci komite toplantısında da çeşitli alanlarda çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptının imzalanacağına ve bunun, bütünleşmiş stratejik ortaklığa doğru ilerlemeye yönelik ortak arzuyu yansıttığına işaret etti.
Bölgesel ve uluslararası meselelerde Katar Devleti ile Türkiye arasında ortak koordinasyon ile ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun, “Şu anda dünya birçok alanda kritik bir dönemden geçiyor. Bölgesel ve uluslararası çekişmeleri çözüme kavuşturmada, dost ve kardeş Katar ile koordinasyonumuz kritik önemde." ifadelerini kullandı.
Altun sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkelerimizin dış politikası, uyuşmazlıkların çözümünde ara buluculuk, diplomasi ve diyalog çabaları açısından aynı ilkeleri paylaşıyor. Katar'ın Afganistan'da barış anlaşmasını gerçekleştirme girişimlerini ve İran nükleer müzakerelerindeki diplomasi çabalarını takdir ediyoruz. Diğer taraftan Türkiye de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ve bu savaş nedeniyle oluşan insani krizin sonlanması için en başından beri yoğun bir gayret gösteriyor. Bu samimi gayretler küresel bir soruna dönüşen tahıl tedariki için Türkiye'nin himayesinde bir koridor açılması ve Rusya-Ukrayna arasında esir takasının gerçekleşmesiyle netice verdi. Türkiye olarak aynı zamanda Azerbaycan ile Ermenistan arasında adil bir barışın sağlanması için de çalışıyoruz. Bu sonuçlar elbette dış politikadaki vizyon ve eğilimlerin uluslararası olaylara uyumlu hale getirilmesiyle elde edildi. Bu noktada Türkiye ve Katar'ın dış politikasında bir uyuma tanık oluyoruz. Uluslararası güvenliğin tesisi, terörle mücadele ve çatışmaların barışçıl yollarla çözümü için bölgesel ve küresel çabaları sürdürmek ve güçlendirmek için ortak taahhüdümüzü yineliyoruz."
Altun, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı da dahil olmak üzere uluslararası ve bölgesel kuruluşlarda iki ülkenin arasındaki iş birliğini, dayanışmayı ve koordinasyonu güçlendirmek için çalıştığını aktardı.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğiyle ilgili soruya Altun şu yanıtı verdi: “Ülkelerimiz arasındaki yakın ilişki ve iş birliği, karşılıklı ticaret ve yatırım hacmine de yansıyor ve rakamlar da bunu kanıtlıyor. Katar'da çeşitli sektörlerde 767'den fazla Türk şirketi varlık gösteriyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2021'de yaklaşık 1,8 milyar doları buldu. Türkiye'de de büyük sektörlerde faaliyet gösteren 200'e yakın Katarlı şirket var. Türkiye, Katarlılar için önemli bir turizm ve yatırım destinasyonudur. Katar aynı zamanda Türkiye'nin en önemli yabancı yatırımcılarından biridir. Türkiye, başta turizm ve gayrimenkul olmak üzere birçok sektörde Katar sermayesini ülkesine çeken önemli ülkelerden biri haline geldi. Katar'ın Türkiye'deki doğrudan yatırımları da önemli ölçüde arttı. Türkiye'deki Katar yatırımlarının toplam değeri 33,2 milyar dolara ulaştı. Katar ve Türk özel sektörleri, her iki ülke yararına olacak şekilde yeni ortaklılar kurmaya, var olan iş birliklerini artırmaya bundan sonra da özen göstereceklerdir."
Türkiye hükümetinin Katarlı yatırımcılara sağladığı teşvik ve avantajlarla ilgili soruya Altun, "Türkiye, yabancı yatırımcılara birçok avantaj sağlıyor. Türkiye'deki yeni ekonomik model üretim, yatırım, istihdam ve ihracata odaklanıyor. Türkiye'nin, yatırım ortamı açısından en ileri ülkelerden biri kabul ediliyor. Bu çerçevede Katarlı iş insanlarına ve yatırımcılara büyük önem veriyoruz. Katarlı iş insanlarını Türkiye'ye yatırım yapmaya ve özellikle sanayi ve teknoloji alanlarındaki büyük fırsatları görmeye davet ediyoruz.” yanıtını verdi.
Altun sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye'deki birçok sektörde Katar yatırımlarını görebiliyoruz. Ülkemizdeki Katar yatırımları ticaret, turizm, tarım, konaklama, emlak, gıda ve diğer birçok sektöre yayılmış durumda. Katar'ın Türkiye'deki mevcut yatırımlarının da ülkemizdeki yatırım ortamına güvenin bir göstergesi olduğunu ifade edebiliriz."
Türk firmalarının üretim hatları kurma ve Katar'dan birçok uluslararası pazara ihracat yapma konusunda bundan faydalanması için planlarınız var mı?" sorusu üzerine Altun, "Katar'daki serbest bölgeler, potansiyel yatırımcılar için yüksek bir rekabetçi ortam sağlıyor. İki ülkedeki ilgili makamlar arasında bu alanda da iş birliği yapmak için istişareler sürdürülüyor.” dedi.
Altun ayrıca, Katar'daki Türk yatırımlarının artmasının, yeni iş fırsatları yaratılmasına, Katar'da sanayi ve hizmetlerin geliştirilmesine, ekonomik çeşitliliğin, petrol ve gaz dışındaki gelirlerin artırılmasına katkıda bulunacağına işaret etti.
Röportajın sonunda Altun, Katar devletinin çeşitli alanlarda benzeri görülmemiş kapsamlı bir kalkınma gerçekleştirdiğine ve bu sayede 2022 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hak kazandı. Katar'ın Orta Doğu'da 2022 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak ilk ülke olmasından çok mutlu ve heyecanlıyız. Dünya çapında milyonlarca kişinin istisnai bir şampiyonaya şahitlik edeceğinden ve şampiyonanın Katar'ı ve bölgeyi tanıtmak için de harika bir fırsat olacağından eminiz.” dedi.