Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Ticari anlaşmaların keyfi bir şekilde iptal edilmesi korumacı politikaların yaygınlaştırılması ve ekonomik yaptırımların silah gibi kullanılması karşısında hiçbirimiz sessiz kalamayız çünkü bu çarpık gelişmelerin zararı önünde sonunda hepimize dokunacaktır.
JUDY WOODRUFF: Uzun zamandır NATO müttefikleri olan ABD ile Türkiye arasındaki ilişkiler oldukça gergin.
ABD, Türkiye’deki Amerikalı papazın tutukluluğuna son verilmesini istiyor. Türkler ABD’yi Türkiye’nin başarısız darbenin sorumlusu olmakla suçladığı sürgünde yaşayan din adamı Fethullah Gülen’i ülkede barındırmakla suçluyor. Ayrıca Suriye, Rusya ve iç meseleler de var.
Amna Nawaz bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile konuştu.
AMNA NAWAZ: Yıllardır süren ittifak, gerginliğe dönüştü.
Gerginlik noktalarından biri de neredeyse iki yıldır Türkiye’de tutuklu olan Amerikalı Evangelist papaz Andrew Brunson’ın akıbetiyle ilgili. Brunson 2016’da Erdoğan’a yönelik darbe girişiminin ardından yapılan operasyonlar sırasında tutuklandı.
Başkan Yardımcısı Pence temmuz ayı sonlarında Erdoğan’a şu ültimatomu verdi: “Amerika Birleşik Devletleri Başkanı adına bir mesajım var: Papaz Andrew Brunson’ı ya şimdi serbest bırakın ya da sonuçlarına katlanmaya hazırlanın.”
NAWAZ: Başkan Trump Türkiye’ye yaptırımlarda bulundu, Türkiye de aynı şekilde karşılık verdi. Tartışma Türk lirasındaki değer kaybını hızlandırdı. Lira bu yıl yüzde 40 oranında değer kaybetti.
Dün Erdoğan, Trump’ın ekonomi politikasını açıkça ön plana çıkardı.
RECEP TAYYİP ERDOĞAN: Ticari anlaşmaların keyfi bir şekilde iptal edilmesi korumacı politikaların yaygınlaştırılması ve ekonomik yaptırımların silah gibi kullanılması karşısında hiçbirimiz sessiz kalamayız çünkü bu çarpık gelişmelerin zararı önünde sonunda hepimize dokunacaktır.
NAWAZ: Erdoğan 2003 yılında Başbakan oldu. Daha sonra 2014’te ve bu yıl yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Erdoğan Cumhurbaşkanlığı makamını emsalsiz bir iktidar merkezi haline getirdi.
İktidarı karşısındaki en büyük zorluk üç milyonu aşkın mülteciyi Türkiye’nin güney sınırına gitmeye zorlayan Suriye’deki ezici savaş. Suriye’de Rusların desteklediği Esad rejiminin ülkenin kuzeydoğusunda İdlib’e topyekün bir saldırıda bulunması halinde on binlerce kişinin daha onları takip edeceği muhakkak.
İdlib İslamcı ve asi savaşçıların ellerinde kalan son önemli bölge. Fakat Erdoğan geçen hafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bu saldırıyı önlemek üzere bir anlaşmaya vardı.
ERDOĞAN: Türkiye’nin Suriye’de, özellikle de İdlib bölgesinde barış ve siyasi çözüm yolunu açtığına inanıyoruz. Hedefimiz Suriye topraklarını Minbic’den Irak sınırına kadar teröristlerden temizlemektir.
NAWAZ: Teröristlerin varlığına dair geniş bir tanımlama Amerika’nın Suriye’deki Kürt müttefiklerini de kapsıyor ve bu konu müttefikler arasında bir başka çatışma meselesi.
Ankara YPG ve onun siyasi kolu olan PYD’nin Türkiyeli ayrılıkçı Kürtlerle ittifak içinde olduğunu düşünüyor. ABD güçleri IŞİD’i yenilgiye uğratmak için Suriyeli Kürtleri eğitiyor, donatıyor ve onlarla birlikte savaşıyor.
Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuşuyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
ERDOĞAN: Teşekkür ederim.
NAWAZ: Suriye hakkındaki sorularla başlamak isterim.
Geçen hafta Rusya ile özellikle de Suriye ve asilerin son kalesi İdlib konusunda bir anlaşma imzaladınız. Bu anlaşmanın bir parçası olarak tüm radikal terör örgütlerinin 15 Ekim’e kadar İdlib’den çekilecekleri vaadinde bulundunuz.
Kimlerin radikal teröristler olduğunu nasıl tespit edeceksiniz?
ERDOĞAN: Rusya ile birlikte bu grupların kimliklerini belirledik bile.
Bunların kim olduğu zaten biliniyordu. Türkiye’de istihbarat kurumumuz ile birlikte şimdi bu konuda çalışıyoruz. Biz konuşurken bu bölgeden ağır silahların kaldırılmasıyla ilgili süreç düzgün bir şekilde işliyor.
Bunu yapmamızla birlikte İdlib’deki insanlar, yeniden barışa kavuşacaklar.
NAWAZ: Bir zamanlar Suriye’de rejim değişikliğini savunuyordunuz. Suriye konusunda kısmi bir politika değişikliğine gittiğinizi söylemek yanlış olmayacaktır.
Geçen hafta Rusya ile bir anlaşma imzaladınız. Dün Birleşmiş Milletlerdeki konuşmanızda Rusya ile ittifakınızdan ve Suriye’deki çabalarınızdan övgüyle söz ettiniz.
Rusya Beşar Esad’ın baş destekçisi. Dolayısıyla Beşar Esad’ın Suriye savaşını kazandığına inandığınızı ileri sürebilir miyiz?
ERDOĞAN: Rusya’ya karşı böyle bir şüphe duysaydık bu yanlış bir şey olurdu.
Esad rejimi hiçbir zaman bizim muhatabımız olmadı zira Türkiye olarak Esad’ı tanımıyoruz. Türkiye olarak bizim muhatabımız Suriye halkıdır ve onlar bizim kardeşlerimizdir.
En kısa sürede sonuca ulaşmalıyız. Şu anda iki konu üzerinde çalışıyoruz. Birincisi Anayasa’nın hazırlanması ve ikincisi siyasi süreç ve siyasi sürecin Suriye halkına açılması zira Suriye halkı siyasi sürecin en kısa sürede işlevsel hale geleceğini umuyor.
Ve bu sürecin işlevsel hale gelmesi için bir Anayasa’ya ihtiyaç var.
NAWAZ: Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkileri sormak istiyorum.
Bu sabah, Birleşmiş Milletlerde daha büyük ölçekli reformlara ihtiyaç olduğunu belirttiğiniz sert bir dille yazılmış bir makaleniz yayımlandı. Fakat bu makalede sadece ABD’den söz ettiniz. Bu yönetimin dünya düzenini bozduğunu söylediniz.
ABD’nin hala Türkiye’nin müttefiki olduğunu düşünüyor musunuz?
ERDOĞAN: Biz ABD ile NATO çerçevesinde stratejik ortaklarız. Bizim stratejik ortağımız olan herhangi bir ülke için muhtemel yaptırımlarından söz etmemiz uygun olmazdı.
Şimdiye kadar Türkiye her zaman stratejik ortak olarak üzerine düşeni yaptı ve bu şekilde davranmaya devam edeceğiz. Biz NATO’da onlarla birlikteyiz. NATO’da onlarla birlikte hareket ediyoruz. Türkiye her zaman NATO karakollarını savunmuştur.
Enteresandır, düşünün Rakka’ya müdahale ediyorsunuz ve bunu yaparken stratejik ortağınızla değil terörist bir örgütle çalışıyorsunuz.
Bu teröristler kimler? Terör örgütü PKK ile bağlantıları olan PYD ve YPG. Biz bunu ABD’ye söyledik. “Doğru bir şey yapmıyorsunuz.” dedik. Stratejik ortağımızın bu terör örgütleriyle el ele vermesini kabul edemedik, bunu kabul etmekte zorlandık.
Şimdi ABD söz konusu olduğunda ABD’nin Suriye’nin kuzeyine ne kadar silah gönderdiğini biliyor musunuz? 18 bin tır dolusu mühimmat ve silah buraya gönderildi. Bu silahlar kime karşı kullanılacak? Çünkü bu yerler sınırımıza en yakın yerler. Burada bu terörist koridoru vardı ve biz bunu koridoru yok ettik.
Şimdi stratejik ortağımızın bu tür eylemlere giriştiğini düşünün. Bunu görmek bizim için üzücü. Bu yanlış.
NAWAZ: ABD ile Türkiye arasında gerginlik yaratan bir başka konuya değinmek isterim.
Bu konu 2016’dan bugüne Türkiye’de tutuklu olan papaz Andrew Brunson meselesi. ABD Brunson’ın serbest bırakılmasını istedi. Brunson terörizm ve ajanlıkla suçlanıyor.
Fakat kısa süre önce papaz Brunson ev hapsine alındı. Davaya da yeni bir savcı atandı. Ekim ayında bir sonraki duruşması görülecek.
ABD o zamana kadar Brunson’ın serbest bırakılmasını istediğini ima etti. Amerikan vatandaşı Papaz Brunson’ın ABD’ye geri dönmesi için serbest bırakılmasına aracı olacak mısınız?
ERDOĞAN: Şu anda uluslararası yasalar çerçevesinde hüküm giymiş yahut tutuklu bu insanları serbest bırakmak için siyasi baskı uygulamak uluslararası hukuk çerçevesinde mümkün müdür?
Bir gazeteci olarak hiç böyle bir şey gördünüz mü? Bunu sadece totaliter veya otoriter rejimlerde görürüsünüz. Türkiye gibi hukuk devletinde bunu göremezsiniz.
Şimdi konuştuğumuz gibi Fethullah Gülen ABD’de. 1999’dan beri orada. O ülkemizde darbe girişiminde bulunan bir örgütün başı. Bu darbe girişiminde 251 vatandaşımız şehit oldu, 2.193 kişi yaralandı. Pennsylvania’da 162 hektarlık bir arazide yaşıyor.
Şimdi onu istedik. İade edilmesini istedik. Gerekli tüm belgeleri ve evrakları imzaladık. İdari bir kararla onu deport edebilirlerdi. Fakat ne yazık ki ABD onu iade etmedi.
NAWAZ: Eğer ABD Gülen’i Türkiye’ye iade ederse siz de şu anda Türkiye’de tutuklu olan Amerikalıları serbest bırakacağınızı mı söylüyorsunuz?
ERDOĞAN: Şu anda size herhangi bir bir mütekabiliyetten bahsetmiyorum. Ben hukuktan bahsediyorum.
Fethullah Gülen şu anda yargılanma sürecinde değil. Sultanlar gibi 162 hektarlık bir arazide yaşıyor. Brunson ise tamamen farklı bir durumda. Konuştuğumuz gibi Brunson yargılanıyor. Fethullah Gülen hakkında gerekli belgeleri ilgili makamlara gönderdik.
NAWAZ: Uluslararası Af Örgütü Papaz Brunson’ın Türkiye’de tutuklu olan 15-20 Amerikan vatandaşından biri olduğu tahmininde bulunuyor. Bu doğru mu?
ERDOĞAN: Sayı bu kadar fazla olamaz.
NAWAZ: Şu anda Türkiye’de tutuklu olan kaç Amerikan vatandaşı olduğunu biliyor musunuz?
ERDOĞAN: Şu anda bildiğim kadarıyla altı ya da yedi Amerikalı gözaltında ya da tutuklu.
NAWAZ: Siz özellikle de bahsettiğiniz gibi 2016’daki başarısız darbe girişiminin ardından insan hakları örgütlerinin yoğun eleştirilerine maruz kaldınız.
Size bu sayılardan söz ediyorum çünkü oldukça çarpıcı. 100 bin kişinin kamu sektöründeki işlerine son verildiği, 50 bini aşkın kişinin tutuklandığı ve cezaevine gönderildiği tahmin ediliyor.
Sizi eleştirenler bunu siyasi muhaliflerinizi tasfiye hareketi olarak adlandırıyor. Siyasi muhaliflerinizi tasfiye mi ediyorsunuz?
ERDOĞAN: Şu anda hiç kimse böyle bir bilgiyi kabul edemez çünkü farklı basın ve yayın organlarından elde ettiğiniz bilgilere dayalı olarak konuşuyorsunuz.
Halihazırda parmaklıklar ardında olan insanlar var. Bu doğru. Sayısal olarak evet çok sayıda insan cezaevinde. 32 bin kişi tutuklandı. Yüz binlerce kişi değil.
Bu duruşmalar görülmek zorunda ve umarım bu yıl sonuna kadar tamamlanır.
NAWAZ: Siyasi muhaliflerinizi bir kenara bırakırsak Türkiye’deki gazetecilere geldiğimizde Türkiye en fazla gazeteci tutuklayan ülke olarak adlandırılıyor.
Aralık ayında 73 gazeteci sizin…
ERDOĞAN: Kaç kişi? Bana sayı verebilir misiniz?
NAWAZ: Aralık ayında cezaevlerinde 73 gazeteci vardı ve bu sayı diğer tüm ülkelerdekinden daha fazla. Bu Gazetecileri Koruma Komitesinin verisi.
ERDOĞAN: Bu söylediklerinizin hepsi yanlış. Kaynaklar da doğru değil.
Bunlar yalan. Cezaevindeki kişi sayısı ve gazeteci olanlar, gerçek gazeteci olanlar 20 veya 30 kişi olabilir. Bu kişilerden bazıları terör suçları işlemiş fakat gazeteci kimliği taşıyorlar. Burada gerçek ve sahici gazetecilerden söz etmiyoruz.
NAWAZ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zamanınızı ayırdığınız ve bizimle konuştuğunuz için çok teşekkür ederim.
ERDOĞAN: Teşekkür ederim. Teşekkür ederim.
Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.