Sosyal Tetkikatlar Merkezi'nde (STM) Azerbaycan ve Türkiye arasında Medya Alanında Stratejik İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptının 5. Yılı: Ortak Faaliyetlere Bakış, Gelecek Hedefler” konulu yuvarlak masa toplantısı düzenlendi.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bakü İletişim Müşavirliği, Azerbaycan Medya Kalkınma Ajansı (MEDİA) ve STM iş birliğiyle düzenlenen toplantıya, STM Başkanı milletvekili Zahid Oruc, MEDİA İcra Direktörü Ahmet İsmayılov, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, Basın Konseyi Başkanı Reşad Mecid, REAL Analiz ve Enformasyon Merkezi Genel Müdürü Mirşahin Ağayev, Telegraf Medya Grubu Başkanı Aynur Cemalkızı, Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Cihangir İşbilir, Anadolu Ajansı Asya Kafkasya Haberleri Müdürü Tolga Özgenç, milletvekilleri Sevil Mikayılova, Vügar Rehimzade ve çok sayıda medya mensubu katıldı.
Toplantı katılımcıları, önce Azerbaycan ve Türkiye’nin kardeşliğini, birliğini anlatan bir video izlediler. STM Başkanı Zahid Oruc, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev’in selamlarını ve tebriklerini iletti. Oruc, Türkiye-Azerbaycan Medya Platformu’ndaki önemli rolünden dolayı Hacıyev’e teşekkür etti. Ardından Bakü Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Cihangir İşbilir tarafından Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un mesajı okundu.
Fahrettin Altun mesajında, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev nezaretinde, Kıymetli Kardeşim Sayın Hikmet Hacıyev ile birlikte 10 Aralık 2020 tarihinde imzaladığımız “Türkiye ile Azerbaycan Arasında Medya Alanında Stratejik İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” ve oluşturduğumuz Ortak Medya Platformu; iletişim ve medya alanındaki iş birliğimiz için kapsamlı bir yol haritası mahiyetindedir.
Kardeş ülkemiz Azerbaycan ile medya ve iletişim alanında iş birliğimizi güçlendiren bu mutabakat zaptı ile 4 verimli yılı tamamladık.
Bu süre zarfında, gerek Türk Devletleri Teşkilatı gerekse İslam İşbirliği Teşkilatı marjlarında ve ikili ilişkiler kapsamında birçok defa bir araya geldik. Bu vesilelerle, iş birliğimizi daha da güçlendirme gayreti içerisinde olduk.
Ortak Medya Platformu’muzun ilk toplantısını 2021 yılında gerçekleştirerek; “kamu diplomasisi”, “uluslararası medya, “stratejik iletişim”, “eğitim”, “mevzuat ve regülasyon”, “dijitalleşme ve uluslararasılaşma” komitelerinin kurulması kararını aldık.
Bu kapsamda komitelerin kurulması için envanter ve proje çalışmalarımız tamamlanmıştır.
Bahse konu komitelerimizin kısa sürede oluşturulmasıyla, ülkelerimizin karşılıklı tanıtılmasına yönelik projelerimizi hayata geçireceğiz.
Devam eden süreçte, kurumsallaşmış müşterek kamu diplomasisi mekanizmamız, çalışmalarımızın niteliğini artıracak; özellikle dezenformasyonla mücadelede elimizi daha da güçlendirecektir. Bu kapsamda dünya kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem arz etmektedir.
Bu çerçevede, Bakü İletişim Müşavirliğimiz, TRT ve Anadolu Ajansımızın ortak çalışmalarıyla dost ve kardeş Azerbaycan ile medya buluşmaları, haber paylaşımları, dezenformasyonla ortak mücadele ve eğitim alanlarında iş birliklerimiz kesintisiz devam etmektedir.
4 Mart 2025 tarihinde, Bakü’de değerli dostlarımızın katkılarıyla düzenleyeceğimiz ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ konulu panel ve yuvarlak masa toplantısı ile dünyaya güçlü bir mesaj vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Etkinliğin moderatörü ve organizatörlerinden biri olan Zahid Oruc, konuşmasında küresel değişimlerin ve yeni dünya güvenlik mimarisinin arandığı bir dönemde Azerbaycan ve Türkiye medyasının bir araya gelmesinin önemli bir olay olduğunu belirtterek, “Gelin, önce geçtiğimiz yola kısaca bakalım. Gururlu bir tarihe sahip Azerbaycan-Türkiye sarsılmaz birliği, karmaşık oluşum ve kuruluşlardan geçerek son 5 yılda yeni zirvelere yükseldi. 150 yıllık millî basınımızın kuruluşu, gelişimi ve dünya arenasına çıkışı da kardeş ülkemizle uyum içinde gerçekleşti. Türkiye ve Azerbaycan’ın ünlü düşünürleri her zaman birbirlerinden beslenmiş, karşılıklı güç almışlardır. Toplumsal düşüncede ortak Türk idealleri, rönesans ve kuruculuğa hizmet etmiştir. Ali Bey Hüseyinzade, Ahmet Ağaoğlu, Ziya Gökalp gibi aydınlar, Türk dünyasının ortak fikir babalarıdır çünkü kaynakları ve kökleri aynıdır. Bilindiği gibi millî basınımızın kurucusu Hasan Bey Zerdabi, ‘Ekinci’ gazetesinin şriftlerini, yani çelik alfabeyi İstanbul’dan getirmiş ve bu nedenle yayına ‘Türk gazetesi’ adını vermişti. Cumhuriyet ve sonraki 70 yıllık Sovyet dönemi boyunca Türkçülük fikirlerinin, ortak tarihin, dinin ve millî birlik bilincinin canlı kalmasında her iki ülkenin basını büyük rol oynamıştır.” dedi.
44 günlük savaşın ilk gününden itibaren Aliyev-Erdoğan birliğinin, silahlı savaşın yükünü omuzlarında taşıyan kalem ordusuna moral ve güç verdiğini, manevi-siyasi kardeşliğin simgesi hâline geldiğini vurgulayan Oruc, “Türkiye basını, kurtuluş savaşımızı gündemde tutarak bir gün bile başka konulara öncelik vermedi. Deyim yerindeyse, her üç mekânda - coğrafi, mavi ve siber vatanda - sadece bir duygu ve ünlem vardı: Azerbaycan! Başkomutan’ın tarihî misyonunu ve 8 Kasım Zaferi’ni Gazi Mustafa Kemal’in Kurtuluş Hareketi ile aynı zirvede kabul eden basın, her iki ülkenin enformasyon alanını birleştirdi. 10 Kasım 2020 tarihinin Zafer Bayramı olarak ilan edilmesi kararı, Büyük Atatürk’ü anma gününe denk geldiği için Zafer takviminin anında değiştirilmesi, Cumhurbaşkanımızın Türk ve dünya liderine olan saygı ve hürmetini ortaya koydu. Böylece, devletimiz ve Silahlı Kuvvetlerimizle omuz omuza savaşan basın da büyük bir orduydu.” diye konuştu.
Oruc, basının Şuşa Zirvesi’nin 44 günlük savaştan doğduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki deprem ve orman yangınları sırasında devletimiz gibi doğal afet bölgesine ilk ulaşan yine Azerbaycan medyası oldu. Böylece ‘Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti Arasında Medya Alanında Stratejik İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’ devlet başkanlarının katılımıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev ve İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından imzalandı. Bu belge, iki ülkenin savaş meydanlarından zaferle ayrılan medyalarımızı ortak bir platformda birleştiren bir amaç ve inanç ortaklığı, gelecekteki zaferlerin temel birliğiydi. Ortak Medya Platformu, Silahlı Kuvvetlerimizin enformasyon alanındaki özel misyonu, devamı ya da aynısıdır. Ortak medya ittifakı, askerî-siyasi müttefikliğimizi güçlendiren bir olay. Ordular arasındaki ittifak ne kadar önemliyse, enformasyon savaşını yürütebilecek medya güçlerinin bir araya gelmesi de o kadar önemlidir. Mutabakat zaptında dezenformasyonla ortak mücadele, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı enformasyon savaşı yürüten güçlerin aynı olmasından kaynaklanmaktadır. Evet, bizim enformasyon düşmanlarımız da aynı. Onları yalnızca birlikte yenebiliriz.
Zafer Platformunda birleşmek muhteşem. Savaşı haberleştirmeye gidenler, aydınlanarak geri döndüler! Medyamızın bayraktarı vatanımızı koruyor! 2020’den itibaren başlayan galip Yüzyılımız kutlu olsun!”
Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi için herkesin gayret gösterdiğini belirterek “Bu yolda medyadan beklentimiz, her iki ülke hakkında haberlerin yayılması sırasında son derece dikkatli olmalarıdır. Küresel düzeyde ilişkilere örnek teşkil eden Türkiye-Azerbaycan ilişkileri bundan sonra daha da gelişecek ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi ‘bu kardeşliğe hiçbir etken zarar veremeyecek’. Türkiye-Azerbaycan birliği değişen dünya düzeni bağlamında son derece önemli. Bugün kimse kimseye güvenmiyor diyebiliriz. Böyle bir durumda Türkiye-Azerbaycan birliğinin büyük bir önemi var. Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de dediği gibi, Türk dünyası bizim büyük ailemizdir. En büyük siyasi kazancımız, ülkelerimiz arasındaki birlik ve dayanışmanın daha da genişletilmesidir.” dedi.
MEDİA İcra Direktörü Ahmet İsmayılov, Azerbaycan ile Türkiye’nin medya kuruluşları arasındaki iş birliği kapsamında son 5 yıl içinde birçok ortak projenin hayata geçirildiğini bildirdi. Ayrıca, Ankara’da düzenlenen “Savaş Muhabirliği Eğitim Programı” ve “Medya Okuryazarlığı” projeleri çerçevesinde iki ülkenin medya kuruluşları arasında faydalı fikir alışverişinde bulunulduğunu kaydeden İsmayılov, şunları söyledi: “Her yıl düzenlenen geleneksel Şuşa Küresel Medya Forumu’nda güncel konularla ilgili deneyim paylaşımının teşvik edilmesi de iş birliğinin önemli boyutlarından biridir. Ülkemiz için büyük önem taşıyan ve Millî Basın Günü’ne denk gelen Şuşa Küresel Medya Forumu, bu alandaki iş birliğine ciddi bir ivme kazandırmaktadır. Ekim 2023’de Azerbaycan’dan 30’dan fazla kurumun medya ile ilişkilerden sorumlu temsilcilerinin Türkiye’ye ziyareti organize edilmiştir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkileri benzersiz bir iş birliği modeli olarak adlandırmak mümkündür. Birbirimizi uluslararası platformlarda kararlılıkla destekliyoruz. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda kardeşlik bağlarımız daha da güçlenecek.”
Artık bilgi çağı olduğunun altını çizen Basın Konseyi Başkanı Reşad Mecid, Azerbaycan medyasının bu dönemde ön sıralarda olması gerektiğini belirtti. Konsey Başkanı, modern dönemde yapay zekânın dezenformasyon yayma tehlikesine dikkati çekerek, “Şu anda yapay zekâ aracılığıyla çok fazla dezenformasyon yayılıyor. Bununla mücadele etmek için medyamız çok hızlı olmalıdır. Bu konuda MEDİA’nın faaliyetleri inkâr edilemez. Onlar bu konulara hızlı bir şekilde tepki veriyor. Ayrıca, Azerbaycan ve Özbekistan arasında da dezenformasyonla mücadele konusunda bir forum düzenlenmişti. Bunu da çok değerli buluyorum.” ifadelerini kullandı.
REAL Analiz ve Enformasyon Merkezi Genel Müdürü Mirşahin Ağayev ise dünyanın çeşitli ülkelerinin, özellikle Batı'daki bazı güçlerin, Azerbaycan vatandaşlarının zayıf noktalarını bulmak istediklerini söyledi.
Ağayev, “Böyle zamanlarda Azerbaycan ve Türkiye medyası birlikte faaliyet göstermelidir. Türkiye ve Azerbaycan medyasına sorumluluk düşüyor. 1992 yılında biz Türkiye'den iki helikopter alamamıştık. Bugün aynı Bayraktar’da uçuyoruz. Biz Ekinci’nin temsilcileriyiz, aynı zamanda Akıncı’nın temsilcileriyiz.” diye konuştu.
Dört saatten fazla süren toplantıda geçmiş yıllarda yapılan çalışmalar gözden geçirildi, iki kardeş ülkenin medya kuruluşları arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi ve millî çıkarlarımızın korunması adına öneriler dile getirildi. Organizatörler, dile getirilen hiçbir önerinin göz ardı edilmeyeceğini ve bu tür faydalı etkinliklerin devam edeceğini belirtti.