Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup gönderdi.
Mektupta şu ifadelere yer verildi: “Sayın Cumhurbaşkanı,
Aziz Kardeşim,
Dokuz yıl önce, 15 Temmuz tarihinde Türkiye’de darbe girişiminin engellenmesi uğrunda şehit olan tüm kardeşlerimizi derin bir saygı ve hürmetle anıyor, ailelerine ve tüm halkınıza derin taziyelerimi iletiyorum.
O gece kardeş Türkiye, modern tarihinin en büyük kahramanlık destanını yazdı. Cesur ve dirayetli halkınız, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal ve demokratik temellerini hedef alan kanlı darbe girişimine karşı göğsünü siper ederek vatanına, bayrağına ve devletine sahip çıktı. Bugün gururla 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün güçlü ve sarsılmaz iradenin, millî birliğin, dayanışmanın ve vatanseverliğin zaferini simgeleyen anlamlı bir tarih olduğunu söyleyebiliriz.
Hain darbe girişiminin ilk anlarından itibaren Azerbaycan halkı ve devleti, kardeş Türkiye’nin yanında yer alarak desteğini ve dayanışmasını sergilemişti. Bu, bir kez daha ‘bir millet, iki devlet’ ilkesinin açık bir göstergesi, kardeşliğimizin somut bir örneği olmuştur.
Türkiye Devleti’ne karşı yönelmiş bu hain planın bozguna uğratılması, sizin liderliğiniz, büyük fedakârlığınız ve halkınızın etrafınızda kenetlenmesi sayesinde mümkün olmuştur. Kardeş ülke bu ağır sınamadan da alnının akıyla, onurla ve daha da güçlenerek çıkmış, tüm dünyaya gücünü bir kez daha ispat etmiştir.
Siz bugün de ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçekleşmesi, gelecek nesillere güvenli, huzurlu ve müreffeh bir ülke bırakmak için kararlılıkla ve azimle çalışıyorsunuz. Yakın zamanda PKK terör örgütünün kendini feshetme ve silah bırakma kararı, sizin güçlü siyasi iradenizin parlak bir sonucu, millî birlik ve beraberliğin şaşası oldu.
Aziz Kardeşim,
Bugün Azerbaycan ve Türkiye, geleceğe omuz omuza, güvenle ve başarıyla ilerliyor. Ülkelerimizin sarsılmaz kardeşliği, dünyada eşi benzeri olmayan birliği ve stratejik müttefikliği hem bölgemiz hem de tüm dünya için önemli bir güvenlik, ortaklık ve kalkınma unsurudur. Eminim, tarih boyunca birbirine destek olmuş kardeş halklarımızın iradesinden ve Şuşa Beyannamesi’nden kaynaklanan stratejik müttefikliğimiz, ortak çabalarımızla bundan sonra da daha da güçlenecek ve derinleşecek.
Bu vesileyle, size sağlık, mutluluk ve çalışmalarınızda başarılar, kardeş Türkiye halkına daima huzur, refah ve esenlik diliyorum.”