Başkanlığımız ve Türkiye Cumhuriyeti Pretorya Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen STRATCOM Roundtable ve STRATCOM Public Forum, kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, teknoloji şirketleri, düşünce kuruluşları ve akademi dünyasından temsilcileri Johannesburg’da bir araya getirdi.
Program kapsamında dijital egemenlik, yapay zekâ yönetişimi, bilgi bütünlüğü, dezenformasyonla mücadele, kriz iletişimi ve Türkiye-Güney Afrika arasında geliştirilebilecek iş birliği alanları ele alındı.
Dijital egemenliğin çok boyutlu yapısı
“Geleceği Birlikte İnşa Etmek: Türkiye–Güney Afrika Stratejik İletişim ve İş Birliği” temasıyla düzenlenen STRATCOM Roundtable’da, dijital egemenliğin yalnızca teknolojik altyapı kapasitesiyle sınırlı olmadığı; veri, insan kaynağı, enerji, bilgi altyapısı, yerel içerik ve düzenleme kapasitesinin birlikte geliştirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı.
Küresel yapay zekâ ekosisteminde yalnızca teknolojiyi kullanan değil, standartların ve yönetişim modellerinin geliştirilmesine de katkı sunan aktörler arasında yer almanın önemine dikkat çekildi.
Bu doğrultuda veri yönetişimi, dijital altyapı, insan kaynağı, araştırma ve yerel yapay zekâ ekosistemleri, Türkiye ile Güney Afrika arasında ortak çalışmalar yürütülebilecek alanlar arasında değerlendirildi. Toplantıda, Güney Afrika ve Afrika kıtasındaki yerel dillerin, yayınların ve akademik-kültürel içeriğin dijital ortamda yeterince temsil edilmemesinin önemli bir sorun olduğu ifade edildi.
Bilgi bütünlüğü ve dezenformasyonla mücadele
Yapay zekâ destekli dezenformasyon ve manipülasyonun kamu güveni üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği toplantıda, yeni tehditlere karşı kamu kurumları, üniversiteler, medya, özel sektör ve sivil toplum arasında eşgüdümün önemine işaret edildi.
Medya ve yapay zekâ okuryazarlığı, doğrulama mekanizmaları ve kriz dönemlerinde güvenilir bilgiye erişim konuları ele alınırken, özellikle gençlerin yapay zekâ tarafından üretilen içerikleri sorgulama ve doğrulama becerilerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Sosyal medya ve teknoloji platformlarında kullanılan algoritmaların bilgi ortamı üzerindeki etkileri çerçevesinde platformların hesap verebilirliği ve kamu otoriteleriyle daha güçlü diyalog kurulması gerekliliği de gündeme geldi.
Sürdürülebilir iş birliği mekanizmaları değerlendirildi
Roundtable’da Türkiye-Güney Afrika diyaloğunun dönemsel etkinliklerin ötesine taşınmasının önemine dikkat çekildi.
Ortak eğitim ve kapasite geliştirme programları, dezenformasyonla mücadele ve bilgi bütünlüğü alanında deneyim paylaşımı, gençlere yönelik medya ve yapay zekâ okuryazarlığı çalışmaları, ortak araştırma projeleri ve dijital altyapı alanındaki iş birlikleri somut çalışma başlıkları arasında yer aldı.
Bu çalışmaların G20, Türkiye-Afrika ortaklık mekanizmaları ve diğer çok taraflı platformlara taşınmasının, Küresel Güney’in dijital yönetişim tartışmalarına katkısını güçlendirebileceği ifade edildi.
Public Forum’da yapay zekâ, kriz iletişimi ve dezenformasyonla mücadele konuşuldu
Program kapsamında gerçekleştirilen STRATCOM Public Forum’da, “Türkiye–Güney Afrika Stratejik İletişim Ortaklığı: Yapay Zekâ, Kriz İletişimi ve Dezenformasyonla Mücadelede Kapasite Geliştirme” başlıklı panel düzenlendi.
SETA Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Tunç Demirtaş’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde; AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İş Birliği Bakanlığı G20 Miras Kurumsal Ortaklıklar Sorumlusu Carina Marais, Johannesburg Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Linford Molaodi, Mandela AI Hub CEO’su Dr. Liaqat Azam ve B&B Media Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı Mahomed Irfan Bux konuşmacı olarak yer aldı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, katılımcılara video mesaj ile hitap etti.
Türkiye Cumhuriyeti Pretorya Büyükelçisi Kezban Nilvana Darama Yıldırımgeç ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanı Kasım İleri panelin açış konuşmalarını gerçekleştirdi.
Büyükelçi Yıldırımgeç, Türkiye ve Güney Afrika’nın daha dengeli, kapsayıcı ve etkin bir uluslararası düzenin geliştirilmesine yönelik ortak yaklaşımlara sahip olduğunu belirtti.
Yapay zekânın iletişim süreçlerinde önemli imkânlar sunarken sentetik medya ve yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin güvenilir bilginin ayırt edilmesini zorlaştıran yeni riskler de ortaya çıkardığını ifade etti.
Yıldırımgeç, bu risklerin özellikle kriz dönemlerinde daha belirgin hâle geldiğini belirterek hazırlık kapasitesinin, doğrulama mekanizmalarının ve kurumlar arası eş güdümün güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.
Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanı Kasım İleri, STRATCOM Public Forum Güney Afrika’nın stratejik iletişimin değişen uluslararası sistem içerisindeki öneminin değerlendirilmesine ve iki ülke arasındaki temasların geliştirilmesine katkı sağladığını ifade etti.
STRATCOM’un zaman içerisinde politika yapıcıları, kamu yöneticilerini, akademisyenleri, medya mensuplarını, teknoloji uzmanlarını ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren uluslararası bir platforma dönüştüğünü belirten İleri, Güney Afrika perspektifinin STRATCOM bünyesinde daha güçlü şekilde yer almasının önem taşıdığını kaydetti.
İleri ayrıca yapay zekâ tarafından üretilen dezenformasyon, deepfake teknolojileri ve sentetik medyanın özellikle kriz dönemlerinde hızla yayılabildiğine dikkati çekerek erken tespit, gerçek zamanlı doğrulama, yapay zekâ destekli analiz ve sosyal medya izleme kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İş Birliği Bakanlığı G20 Miras Kurumsal Ortaklıklar Sorumlusu Carina Marais, değişken, belirsiz, karmaşık ve muğlak olarak tanımlanan VUCA ortamında bilgi yönetiminin özellikle Afrika ve Küresel Güney açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Güney Afrika’nın G20 dönem başkanlığında edinilen deneyimlere değinen Marais, uluslararası platformlarda üretilen bilgi ve deneyimin ulusal düzeyde etkili biçimde aktarılması ve kullanılmasının önemine dikkat çekti.
AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, dezenformasyonun yalnızca teknik veya teknolojik bir sorun değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve yönetişim boyutları bulunan bir konu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Babacan, etkili kriz iletişiminin doğru bilginin hızlı biçimde üretilmesi, doğrulanması, kamuoyuna ulaştırılması ve güvenin korunması üzerine kurulması gerektiğini ifade etti.
Johannesburg Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Linford Molaodi, yapay zekânın eğitim süreçlerinde bilinçli ve dengeli biçimde kullanılmasının önemine dikkat çekti. Molaodi, yapay zekâ araçlarının öğrencilerin düşünme süreçlerinin yerine geçmemesi, öğrenmeyi ve eleştirel düşünmeyi destekleyen araçlar olarak konumlandırılması gerektiğini ifade etti.
Mandela AI Hub CEO’su Dr. Liaqat Azam, yapay zekânın eşitsizliklerin azaltılması, sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi ve kapsayıcı büyümenin güçlendirilmesi açısından önemli imkânlar sunduğunu belirtti.
Türkiye’nin teknolojik ve üretim kapasitesi ile Güney Afrika’nın bölgesel ve uluslararası konumu arasında önemli bir potansiyel bulunduğunu ifade eden Azam; yetenek geliştirme, sorumlu yönetişim, etik ve kapsayıcı yapay zekâ, kültürel değerlerin korunması ve insan merkezli teknoloji kullanımının önemine işaret etti.
B&B Media Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı Mahomed Irfan Bux, televizyon yayıncılığının doğrusal yayın modelinden dijital, internet tabanlı ve isteğe bağlı yayıncılık modellerine geçişini değerlendirdi. Bux, dijitalleşmenin medya sektöründe yeni ekonomik, teknolojik ve kültürel imkânlar ortaya çıkardığını, internet tabanlı yayıncılığın ise içerik çeşitliliği ve erişim kapasitesini artırdığını ifade etti.
Panelin moderatörlüğünü üstlenen SETA Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş da eğitim ve insan kaynağının geliştirilmesinin yapay zekâ çağında kritik önem taşıdığını vurguladı.
Demirtaş, üniversitelerin ve ilgili kurumların yapay zekâ alanındaki kapasitesinin güçlendirilmesi, bilgi ve beceri üretiminin artırılması ve toplumların yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojinin geliştirilmesine de katkı sağlayan aktörler hâline gelmesinin önemine dikkat çekti.
Program Türkiye-Güney Afrika stratejik iletişim diyaloğuna katkı sağladı
STRATCOM Roundtable ve STRATCOM Public Forum, Türkiye ile Güney Afrika arasında stratejik iletişim alanındaki temasların güçlendirilmesine, yapay zekâ çağında ortaya çıkan iletişim risk ve fırsatlarının farklı perspektiflerden değerlendirilmesine ve uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasına katkı sağladı.
Her yıl uluslararası katılımla düzenlenen STRATCOM, stratejik iletişim alanındaki güncel meselelerin farklı perspektiflerle ele alındığı; kamu kurumlarını, uluslararası kuruluşları, akademiyi, medyayı, sivil toplumu ve teknoloji sektörünü ortak bir platformda buluşturan uluslararası bir istişare zemini olmayı sürdürüyor.
