Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi, sahip olduğu el değmemiş doğası ve eşsiz coğrafyasıyla hem yerli hem yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen doğaseverler, bölgenin bakir güzellikleri karşısında hayranlıklarını gizleyemedi.
Ziyaretçiler, Yüksekova'nın yüksek rakımlı dağları, kristal berraklığındaki gölleri, devasa buzulları ve sıcakkanlı halkıyla keşfedilmeyi bekleyen bir doğa cenneti olduğunu söylüyor.
Doğaseverlerden Yetkililere Çağrı: “Yüksekova Turizme Kazandırılmalı” Bölgede doğa yürüyüşleri gerçekleştiren ve Sat Gölleri, Cilo Dağı’ndaki Orşe Şelalesi, İkiyaka Dağları, Mor Dağı ve Cennet-Cehennem Buzulları gibi noktalara rota çizen turistler, Yüksekova’nın mutlaka turizme kazandırılması gerektiğini belirtiyor.
Ziyaretçilerden biri, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye’nin her yeri güzel ama Yüksekova’nın doğası apayrı. Burada insanlar sizi evlerine kadar davet ediyor. Böyle bir misafirperverliği başka hiçbir yerde görmedik. Sat Gölleri’nde yürüdük, büyülendik. Bu doğayı tanıtmak şart. İsviçre’ye gitmeye gerek yok, burası bin İsviçre’ye bedel!”
“Yerel halkın misafirperverliği unutulmaz”
Yüksekova merkezde bir araya gelen doğaseverler, özellikle bölge halkının sıcak karşılamasından etkilendiklerini vurguladı. “İnsanlar kapılarını açıyor, evlerinde ağırlıyorlar. Bu içtenlik bölgeyi daha da özel kılıyor.” diyen ziyaretçiler, Yüksekova'nın hem doğal hem de kültürel açıdan zengin bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti.
Turizm için sessiz bir cennet
Yüksekova, şu an için turizm açısından henüz tam anlamıyla değerlendirilmemiş olsa da sahip olduğu doğal mirasla gelecekte Türkiye'nin en gözde doğa turizmi destinasyonlarından biri olmaya aday. Bölgeye gelen her ziyaretçi, bu doğal cennetin daha fazla tanıtılması ve korunması gerektiği konusunda hemfikir.
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.