Mersin’de Yörükler tarafından, maya bulunmadığı zamanlarda çayırlar üzerindeki çiğ tanelerinden mayalanarak üretilen ve türkülere konu olan Silifke yoğurdunun, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alması yöre sakinlerini mutlu etti. Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nurettin Kaynar, Avrupa Birliği'nden coğrafi işaret tescili alan 30’uncu ürünün Silifke yoğurdu olduğunu söyledi.
Yaklaşık 300 yıllık bir geçmişi bulunduğu belirtilen ve 2022 yılında Türkiye’de coğrafi işaret tescili alan Silifke yoğurdu Avrupa Birliği’nden de tescil aldı. Silifke yoğurdunun tescil alması bölge sakinlerinden idarecisine kadar herkesi sevindirdi. Toroslarda ki Yörükler tarafından, maya bulunmadığı zamanlarda çayırlar üzerindeki çiğ tanelerinden mayalanarak üretilen yoğurtla ilgili Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nurettin Kaynar bilgi verdi. Kaynar özellikle yoğurdun ihraç edilmesi için firmaların önlerinin açılacağını kaydetti.
“Tüm dünyadaki sofralara servis biz servis edeceğiz”
Kaynar, “2022 yılında Türkiye’de coğrafi işaret tescilini aldığımız Silifke yoğurdunun 23.01.2025 tarihide Avrupa Birliği Komisyonunda onayladığı coğrafi işaret tescilini almış bulunmaktayız. Silifke yoğurdunun Türkiye’ye ve dünyaya Silifke’den ilk dağılımın olacağını belirtmek isterim. Silifke’de ki ana firma ve ulusal firmalarımızın önünü açarak Avrupa’da ve tüm dünyada ki marketlere ve sofralara servis biz servis edeceğiz” dedi. Yoğurt üreticisi Zekeriya Şenel’de, “Silifke yoğurdu Avrupa Birliği'nin onayladığı tescilini almış bulunmaktayız. Avrupa da ki ve tüm Türkiye’de ki müşterilerimize duyurulur. Bir üretici olarak çok mutlu oldum” diye konuştu.
Yöre sakinlerini de sevindirdi
İlçe sakinlerinden Selim Ergün, Silifke yoğurdunun tescilinin alınmasından dolayı çok mutlu olduklarını, Avrupa’nın da tadacak olmasının kendilerini sevindirdiğini söyledi. Vatandaşlardan Selahattin Erginer, tescilin Silifke için hayır olmasını dilerken, Seher Çalışkan ise herkesin gönül rahatlığı ile Silifke yoğurdunu yiyebileceğini kaydetti. Kaynaklarda, tarihî geçmişi milattan önce ki yıllara dayanan ve bugünkü yoğurt kelimesi karşılığını 1069-1070 yılları arasında alan 16’ıncı yüzyıla gelindiğinde hekimlerin mide tedavisinde kullandığı ve “ebedî hayatın sütü” olarak isimlendirilen yoğurt zamanla her yörede kendine özgü değerleri ve ayırt edici nitelikleri ile farklı lezzetlere kavuştuğu belirtiliyor. Bu farklı lezzetlerden birisinin de türkülere konu olan Silifke Yoğurdu olduğu ifade edilirken üzerine bal dökülerek de tüketilebildiği aktarılıyor.
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.