Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, “Gazze’deki katliam ve trajediye karşı ‘dur’ demek için İsrail’in bu kapsamda kullandığı kara propaganda ve dezenformasyon tekniklerini tek tek ortaya döktük ve dökmeye devam edeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Gazze’deki katliam ve trajediye karşı ‘dur’ demek için İsrail’in bu kapsamda kullandığı kara propaganda ve dezenformasyon tekniklerini tek tek ortaya döktük ve dökmeye devam edeceğiz. Katiller, işledikleri canice eylemleri örtbas etmek için hangi yöntemi kullanırsa kullansın bunları açık seçik dünya kamuoyunun dikkatine sunacağız.” dedi.
Altun, “2023-2024 Değerlendirme ve Vizyon Toplantısı”nda, kurumun geçen yıl yürüttüğü faaliyetler hakkında bilgi verdi, gelecek dönem hedeflerini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişim ve kriz yönetimi politikalarının belirlenmesi, hayata geçirilmesi ve koordinasyonu gibi kritik görevler üstlendiğini vurgulayan Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncelikleri doğrultusunda ulusal iletişim politikasını uygulama, devlet iletişiminin koordinasyonunu sağlama ve söylem birliğini tesis etmenin de görevleri arasında yer aldığını aktardı. Kamu kurumları için kamusal iletişimin standardını belirleme ve Türkiye ile ilgili her alanda kamu diplomasisi faaliyetlerini yürütmenin de sorumluluk alanlarına girdiğini belirten Altun, iletişimin tüm imkanlarını kullanarak devlet-millet birlikteliğinin tesisi için çalıştıklarını vurguladı. Altun, kurumun çalışmalarında şeffaflık, hakikat, vicdan ve yenilikçilik ilkelerini benimsediklerinin altını çizerek, “Doğru, etkili ve nitelikli bir medya ekosisteminin inşasına katkı sağlayarak, dezenformasyonla mücadele ve Türkiye markasının güçlendirilmesi, başkanlığımızın temel hedefleri arasında yer alıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Hakikat savaşı veriyoruz”
Dijital medyanın risklerine karşı kamunun ve toplumun savunulmasına özel önem verdiklerini bildiren Altun, “Kimse bizim düşmanımız değil ama bir hakikat savaşı veriyoruz. Her birimiz Türkiye Yüzyılı’nın ‘İletişimin Yüzyılı’ olması için mücadele ediyoruz.” diye konuştu. Başkanlığın merkez teşkilatı ve bölge müdürlüklerindeki uzman personeliyle iletişim stratejilerinin uygulanmasında kritik bir rol oynadığını dile getiren Altun, dünya çapına yayılmış iletişim müşavirlikleriyle de uluslararası arenada Türkiye’nin sesini duyurduğunu ve küresel diyaloglar kurduğunu kaydetti.
Fahrettin Altun, “Değerlerimizi, zengin tarihimizi, başarılarımızı, politik duruşumuzu, global sorunlara yaklaşımlarımızı ve ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzu, bütünleşik bir iletişim stratejisiyle dünyaya aktarıyoruz.” dedi. Bu kapsamda kamu diplomasisi araçlarını etkin şekilde kullandıklarını aktaran Altun, “Uluslararası ve bölgesel meselelerde Türkiye’nin bakış açısını tüm dünyaya net ve şeffaf bir biçimde iletmek, kamu diplomasisi faaliyetlerimizin en öncelikli hedeflerinden biridir.” ifadesini kullandı.
Altun, bu kapsamda, yıl içinde İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) Enformasyondan Sorumlu Bakanlar Toplantısı’nın 12. Oturumu, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Medya ve Enformasyondan Sorumlu Bakanlar ve Üst Düzey Yetkililerinin 5. Toplantısı, İstanbul Güvenlik Forumu, “Dünya Beşten Büyüktür: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Reformu”, “Hibrit Tehditlerle Küresel Mücadele: İstikrar. Güvenlik. Dayanışma” temasıyla düzenlenen STRATCOM zirvesi gibi önemli programlar düzenlediklerini anımsattı.
“Dezenformasyonla etkin mücadele”
Dezenformasyonla mücadelenin sadece bilgi güvenliği değil, demokratik süreçlerin ve toplumsal dayanışmanın korunması açısından da hayati önem taşıdığının altını çizen Altun, özellikle 6 Şubat depremleri, seçim süreçleri ve İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü insanlık dışı eylemlerde, dezenformasyonun etkili bir kara propaganda aracı olarak kullanılabileceğine tanıklık ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, dezenformasyonla mücadelede önemli adımlar attıklarını, Dezenformasyonla Mücadele Merkezini kurduklarını hatırlatarak, bu merkezin, dezenformasyonla mücadelede stratejik bir rol oynayarak, gerçek bilginin korunmasına ve yayılmasına yardımcı olduğunu kaydetti. Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremler sonrasında hızlı ve etkin eylemler, kriz yönetimindeki proaktif ve stratejik yaklaşımı ortaya koyduklarını ifade eden Altun, ilk andan itibaren doğru bilgi akışını sağlamak ve dezenformasyonla mücadele etmek amacıyla “CİMER Deprem Acil” hattını aktif hale getirdiklerini söyledi. Altun, “EvimYuvamOlsun” kampanyası ve “Asrın Felaketi” belgeseli ile “360 Derece Farkındalık Kampanyası”, “Asrın Dayanışması” kitabı, düzenlenen programlar ve yurt dışında yapılan çeşitli sergiler ve panellerle ulusal ve uluslararası düzeyde dayanışmanın ve farkındalığın artırılmasına yönelik önemli adımlar attıklarını kaydetti.
“Ülkemiz bu dönemde yoğun bir dezenformasyon akınına da maruz kaldı”
Türkiye’nin geçen yıl son derece önemli bir seçim sürecini tecrübe ettiğine işaret eden Altun, ülkenin demokratik geleneğine uygun bir şekilde bu süreçten de alnının akıyla çıktığını bildirdi. Demokrasilerde seçimlerin adil, şeffaf bir şekilde gerçekleşmesi ve milletin iradesinin eksiksiz tecellisi için seçim süreçlerinde sağlıklı ve nitelikli bilgilenmenin hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Altun, şunları kaydetti: “Eğer seçimler adil ve şeffaf bir şekilde hayata geçerse milletin iradesi de tecelli etmiş olur. Bu yönüyle biz, seçim sürecinin hiçbir anında milletimizin iradesine ipotek konmasına müsaade etmeyen, dezenformasyona karşı etkin şekilde mücadele eden bir yaklaşım içerisinde olduk. Zira dezenformasyon, yalan, çarpıtma, algı oyunları, manipülasyonlar esas itibarıyla vatandaşlarımızın hür iradesine, siyasi tercihlerine ket vuran, onları olumsuz yönde etkileyen unsurlardır. Biz sağlıklı bir seçim ortamının inşasına katkıda bulunmak adına güçlü bir gayret ortaya koyduk. Bu yönüyle Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinde bu görevi hakkıyla yerine getirmek için gayret sarf ettik. Seçim sadece rakip adaylar arasında bir yarışa sahne olmadı. Ülkemiz bu dönemde yoğun bir dezenformasyon akınına da maruz kaldı.”
“Gazze’deki masum insanların sesi olmakta kararlıyız”
Başkanlık olarak en fazla üzerinde durdukları meselelerden birinin de Gazze olduğunu dile getiren Altun, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ve Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkati çekti. İsrail’in Gazze’de 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü insanlık dışı eylemlerinde, dezenformasyonun etkili bir kara propaganda aracı olarak kullanılabileceğine tanıklık ettiklerini belirten Altun, şöyle devam etti: “Gazze’deki katliam ve trajediye karşı ‘dur’ demek için de İsrail’in bu kapsamda kullandığı kara propaganda ve dezenformasyon tekniklerini de Başkanlık olarak tek tek ortaya döktük ve dökmeye devam edeceğiz. Katiller, işledikleri canice eylemleri örtbas etmek için hangi yöntemi kullanırsa kullansın bunları açık seçik dünya kamuoyunun dikkatine sunacağız. Bu çerçevede İletişim Başkanlığı olarak, 7 Ekim’den itibaren Gazze’de yaşanan savaşın gerçeklerini dünyaya duyurmak için etkin bir mücadele yürütüyoruz. Bu mücadele kapsamında, bölgedeki basın mensuplarının koordinasyonunu sağlıyor, İsrail’in insanlık suçlarını ulusal ve uluslararası kamuoylarına duyuruyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Filistin İçin Tek Yürek’ inisiyatifine verdiğimiz destek ve yine Sayın Hanımefendi’nin açılışını gerçekleştirdiği ‘Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar’ sergisi, bu trajediye ilişkin farkındalığı arttırmak ve Filistin halkının yanında olduğumuzu göstermek için yürüttüğümüz başlıca çalışmalardan sadece birkaçıdır. ‘İşgal Altındaki Filistin’in Haklı Davasında Türkiye’nin Barış Diplomasisi’ kitabı, Türkiye’nin bu konudaki barışçıl ve adil tutumunu belgelemektedir.”
“Türkiye Yüzyılı, yeni çağın müjdecisi”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla yürüttüğü faaliyetlere de değinen Altun, “Bizler için Cumhuriyet’imizin 100. yılı sadece tarihsel bir dönüm noktası değil, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır.” değerlendirmesini yaptı. Türkiye Yüzyılı’nın, Türkiye’nin küresel bir aktör olarak dünya sahnesindeki etkinliğini daha da artıracağı yeni bir çağın müjdecisi olduğunu ifade eden Altun, “Türkiye Cumhuriyeti’mizin 100. yılını kutlarken, geçmişe yönelik anma programlarının ötesinde, bir bölgesel güç ve küresel oyuncu olarak bu onuru hep birlikte yaşadık.” diye konuştu. Topluma nüfuz etmeyen, resmi, soğuk ve mekanik kutlama formatını değiştirerek, Cumhuriyet’in 100. yılını büyük bir coşkuyla kutladıklarını belirten Altun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm halkımızın büyük bir bayram havası içerisinde coşku ve neşe ile kutlamalara dahil olmalarını sağladık ve son derece etkileşimli, milletimizi merkezine alan bir anlayışla tüm yıla yaydığımız bir çerçeve çizdik. Böylece Cumhuriyet’in 100’üncü yılının sadece bir sefer kutlanacak bir yıl olmadığını, yıllar süren bir emek ve vizyonun zirve noktası olduğunu birçok farklı araçla ifade ettik. Cumhuriyet’imizin 100. yılına özel olarak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 2 yıldır koordine edilen çalışmalar kapsamında, yurt içinde ve yurt dışı temsilciliklerimizde toplamda 24 binden fazla proje gerçekleştirildi. Bu projeler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonunun bir yansıması olarak milletimizle buluşturuldu.” AA
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.