Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Üniversitelerimizin bir daha asla yasakla, baskıyla, kavgayla veya ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "2023- 2024 Akademik Yılı Açılış Töreni"ne katıldı.
Buradaki konuşmasına kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, yeni akademik yılın Türkiye, millet ve öğrenciler için hayırlı olmasını diledi. Yükseköğretim Kurulunun 2023 Üstün Başarı Ödülleri'nin takdim edileceği bilim insanlarını ve üniversiteleri tebrik eden Erdoğan, üniversiteler ve akademisyenlerle gurur duyduklarını, kendilerinden nice başarılar beklediklerini söyledi.
“10 devlet arasındayız”
Törende bilgiye sahip olanların insanlığa yön vereceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Buna karşılık ilim ve akademide geriye düşen öbür alanlarda da geriye düşmekten kurtulamaz" dedi. Türkiye'nin 7 milyon üzerindeki öğrenci sayısıyla Avrupa'da yükseköğretim alanında ilk sıralarda yer aldığını ifade eden Erdoğan, "Tam 198 ülkeden gelen 340 bine yakın öğrenciyle dünyada en fazla uluslararası öğrencinin bulunduğu ilk 10 devlet arasındayız" dedi. Öte yandan Erdoğan, "Üniversitelerimizin bir daha asla yasakla, baskıyla, kavgayla ya da ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
“Cadı avını hatırlıyoruz”
"Biz, gerek bir asırlık Cumhuriyet tarihimiz, gerekse bu topraklardaki bin yıllık serencamımız boyunca her iki duruma da şahitlik ettik." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nitekim 27 Mayıs darbesi öncesinde üniversitelerin görevlerini yapmak yerine vesayet planlarının bir parçası olarak kullanıldığını gördük. Aynı şekilde 12 Mart ve 12 Eylül'den önce de üniversitelerimiz karışmış, bilimin değil, ideolojik çatışmaların merkezi haline gelmiştir. Daha yakın tarihte, 28 Şubat döneminde ise üzülerek ifade etmek isterim ki, hafızamıza yükseköğretim adına utanç verici sahneler kazınmıştır. Okulu ile inanç değerleri arasında tercihe zorlanan, başörtüsünden dolayı ikna odalarına alınan kızlarımızın yaşadığı zulmü asla unutamayız. Özgürlüğün ve özgür düşüncenin simgesi olan üniversitelerde, üstelik de bizzat hocalar kullanılarak başlatılan cadı avını daha dün gibi hatırlıyoruz. Benzer durumları maalesef biz de yaşadık. Hükümetlerimizin ilk yıllarında kimi üniversiteler, milli iradeyi hazmetmekte zorlanmış, vesayet dönemlerinden kalan alışkanlıklarını devam ettirmeye çalışmışlardır. Darbe çığırtkanlıklarının yapıldığı Cumhuriyet Mitinglerinden, kılık kıyafet konusunda ısrarla sürdürülen yasakçı tavra kadar çeşitli alanlarda biz de buna şahitlik ettik. Ancak hayata geçirdiğimiz reformlarla statüko bekçiliği olarak gördüğümüz bu direnci kırmayı başardık. “AA-ntv.com
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.