Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Milli Türk Talebe Birliği 62. Genel Kurulu’na katılarak konuşma yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Milli Türk Talebe Birliği 62. Genel Kurulu’na katılarak konuşma yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Türk Talebe Birliği 62. Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu.

Batı'nın İsrail'in saldırılarına yönelik tavrına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bütün batı dünyası haçlı emperyalist yapı bir arada. Birbirinden ayrı yanları yok. Dün akşamki ziyaretimde de ne yazık ki bunları gördük. Yatıyorlar kalkıyorlar söyledikleri şey Hamas da Hamas. Neymiş 7 Ekim'de Hamas'ın o çıkışı işte bu hali ateşledi diyorlar. Tabi kendilerine şunu söyledim, şu anda 13 bin çocuk, kadın, yaşlı İsrail tarafından öldürüldü. Bunu niye konuşmuyorsunuz? İşte rehineler, tamam İsrail'in elindeki rehineler ne olacak? 10 bine yakın İsrail'in elinde rehine var" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Türk Talebe Birliği 62. Genel Kuruluna katıldı. Milli Türk Talebe Birliğimizin 62. Genel Kurulu'nun hayırlara vesile olmasını Allah'tan temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuruluşundan bugüne Milli Türk Talebe Birliğimizin çatısı altında mücadele eden, görev alan, hizmet veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Bugün de aynı kutlu mücadeleyi sürdüren kardeşlerimizin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Genel kurulumuzda hizmet bayrağını devralacak olan kardeşlerime rabbimden başarılar diliyorum” dedi.

“12 Eylül darbesinin Enkazı altında kalmıştır”

Kalbi ülkesine ve milletine hizmet etmek aşkı ile çarpan büyüklerimizin ve gençlerimizin ısrarlı takibi ile 2008 yılında Milli Türk Talebe Birliğinin resmen tekrar faaliyete geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilindiği gibi Milli Türk Talebe Birliğinin kuruluşu 1916 yılına kadar gider. Cumhuriyet’in ilanından sonra da çalışmalarını sürdüren birliğimiz Hatay meselesinin en hararetli günlerinde aldığı aksiyon sebebi ile 1936 yılında kapatılmıştı. Yaklaşık 10 yıl sonra yeniden faaliyete geçen Milli Türk Talebe Birliği 1965 yılına kadar ismine ve temsil ettiği misyona pekte uyuşmayan bir yönetimin elinde adeta bizar olmuştur. Daha sonra yeniden isminde ifadesi bulunan Milli bir çizgiye yönelen birliğimiz benzer pek çok sivil toplum kuruluşu gibi 12 Eylül darbesinin enkazı altında kalmıştır. Kalbi ülkesine ve milletine hizmet aşkıyla çarpan büyüklerimizin ve gençlerimizin ısrarlı takibiyle birliğimiz 2008'de resmen tekrar faaliyete geçmiştir. Milli Türk Talebe Birliği yaklaşık 107 yıllık tarihi ile ülkemiz gençliğinin önünde maziden atiye kurulan bir köprü olmayı sürdürmektedir. Çanakkale Savaşı döneminden başlayıp, milli mücadele ve cumhuriyetin çeşitli evrelerine kadar uzanan süreçte birliğimiz daima milletimizin saldırı altındaki değerlerinin savunucusu olmuştur” açıklamasını yaptı.

“Türkiye’nin temellerini böylece yükselttik”

Türkiye’yi rotasından saptırmak isteyenler her girişim, her senaryo, her tuzak önünde sonunda milletimizin iman ve cesaret duvarına çarpıp akamete uğradığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maruz kaldığımız her saldırının mutlaka bir maliyeti olmuştur. Zor da olsa ülkemizi büyük ve güçlü Türkiye rotasında tutabilmemiz bize kayıplarımızı telafi etme imkanı sağlamıştır. Biz İstanbul’da 1994 Mart’ından ülke genelinde 2002 Kasım’ından itibaren işte bunun mücadelesini verdik. Sadece milletimizin iki asrı aşkın süredir yaşadığı kayıpların ve mahrumiyetlerin ikamesiyle kalmadık. Önce 2023 ardından Türkiye yüzyılı vizyonuyla ülkemizi çok daha büyük hedeflere yönelttik. Hamdolsun milletimiz bu mücadelede hep yanımızda yer aldı. Bizleri destekledi. Türkiye güçlendikçe her anlamda kendi iddiasını ortaya koydukça üzerine çektiği husumetlerin, büyüklüğü de arttı. Güya aynı ittifaklar içinde yer aldığımız aynı anlaşmalara taraf olduğumuz ülkelerin gizli veya açık blokajlarıyla karşı karşıya kaldık. Bilhassa son 10 yıldır önümüze çıkan siyasi, ekonomik, diplomatik, askeri engellerin sebebi işte bu tablodur. Bir de bunların içerideki uzantıları vardır. Bugüne kadar ne yaptıysak hangi projeyi hayata geçirdiysek hangi ilerlemeyi kaydettiysek işte bu dış ve sabotajcılara rağmen bunları başardık. Gençlerimize bırakacağımız en önemli miras olarak gördüğümüz büyük ve güçlü Türkiye’nin temellerini böylece yükselttik. Gençlerimizin bu temel üzerinde ülkemizi ve milletimizi dünyada hak ettiği seviyeye çıkartacağından şüphe duymuyorum. Türkiye mutlaka güçlü olmak zorundadır. Bunun en bariz ispatı yakın çevremizde son yıllarda ardı ardına yaşanan insani krizler ve çatışmalardır. Suriye darmadağın, Irak kırılgan, Libya bütünlüğünü hala sağlayamadı. Ukrayna topraklarındaki savaş hala sürüyor. Balkanlar’daki gerilim hiç düşmüyor. İsrail bölgedeki her devleti tahrik eder hale geldi. İşi gücü bu. Avrupa ve Amerika kendi güvenlik ve refahları dışında hiçbir şeyi umursamıyor. İslam ülkeleri maalesef Kudüs meselesi gibi en temel konularda güçlü bir duruş sergileyemiyor. Türk devletleri teşkilatı giderek güçlenmekle birlikte henüz arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamadık. Tüm bu fotoğraf içinde Türkiye her alanda ve her konuda birlik, beraberlik, dayanışma sağlamak için çırpınıyor. Uğraşıyor, çalışıyor. Karabağ’da elde edilen netice birlik ve beraberlik halinde hareket edilmesinin nasıl sonuçlar doğurabileceğini, Allah’a hamdolsun bizlere gösterdi. Üzüntüyle ifade etmem gerekir ki Gazze meselesinde böyle bir güç birliği henüz oluşturamadık. Şayet bugün İsrail Gazze ve diğer Filistin şehirlerinde hatta buralara komşu ülkelerde hunharca insan öldürebiliyorsa bunun sebebi onun gücü değil İslam aleminin dağınıklığıdır. Batılı ülkelerin yönetimleri adeta İsrail’in esiri olmuş durumdayken aynı ülkelerin halklarında yaşanan uyanış ve giderek yükselen itirazlar insanlık adına umut veriyor. İngiltere’de caddelerin halini görüyorsunuz Fransa’da görüyorsunuz, Amerika’da görüyorsunuz, dün Berlin’de görüyorsunuz” açıklamasında bulundu.

"Parlamento’nun çatısı altında Netanyahu gibi konuşanlar olamaz olmamalı"

İki bini aşkın avukatla inşallah bu soykırımı bizler gerekli olan yerlere şikayetini yapacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demek ki Ya Kahhar ismi şerifiyle bir başka uyanış tecelli. İsrail’in Gazze’de ve diğer Filistin şehirlerinde uyguladığı devlet ve işgalci tutumu bir insanlık suçudur, soykırımdır. Şuanda iki bini aşkın avukatla inşallah bu soykırımı bizler gerekli olan yerlere şikayetini yapacağız. Bunun takipçisi olacağız, bunu yarı yolda bırakamayız ve bu bedel ödenecek. Ama bir de siyasi parti Parlamentosuna bakıyorsunuz aynı Netanyahu gibi konuşuyor. Şimdi bunlara cevabı verecek olan biziz. Neyle vereceğiz? Duruşumuzla vereceğiz. Hadlerini bildireceğiz. Zira bu Parlamento’nun çatısı altında Netanyahu gibi konuşanlar olamaz olmamalı. Söylüyorum dünde söyledim. İsrail bir terör devletidir. Ve ne yazık ki söylüyorum bu terör devletinin başında İsrail, halkını isyan ettiriyor ve onları kendine isyan ettirir hale getirmiştir. Onun için eceli yakınıdır. Bu suçun mutlaka uluslararası düzeyde takip edilmesi soruşturulması, çektikleri cezaları almaları şarttır. Aksi takdirde dünyada hiçbir birey hiçbir toplum kendini güvende hissedemez. Arkasına Amerika ve Avrupa gibi güçleri alan her terör oluşumu insanları dilediği gibi katledecek soykırıma varan vahşetler uygulayacaksa dünya düzeni bozulmuş demektir. Her bozuk düzen gibi bu düzenin de değişmesi kaçınılmazdır. Biz bu hakikatleri dile getirerek değişim talebini dünya gündemine taşıyarak ve görüştüğümüz her ülke temsilcisiyle paylaşarak üzerimize düşeni yapmanın gayreti içindeyiz. Zulme karşı duruşumuzu kalbimizde buğz etme yanında dilimizde ifade etmeye, elimizle düzelterek gösteriyoruz ama bunların hiç birini yapamıyorsak, kalbimizde buğz etmek sureti ile Rabbimize havale edeceğiz. Mısır üzerinden Gazze ye gönderdiğimiz insani yardımlar, Gazze’den ülkemize getirdiğimiz yaralılar bu gayretin ifadesidir. Şuanda kanser hastalarını 27 tane aldık yanlarında refakatçıları olmak üzere, cerrahi müdahale yapılması gerekenleri de bir an önce almanın gayreti içerisindeyiz. Şuan da Mısır’la görüşmelerimiz bu istikamette devam ediyor ve 666 ton gemi ile insani yardımlarımızı gönderdik. Bunun yanında on uçak dolusu yardımlarımızı gönderdik gönderiyoruz.” şeklinde konuştu. İHA

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.