Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mavi Vatan’da Güç: Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mavi Vatan’da Güç: Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yalova Sefine Tersanesi'nde Mavi Vatana Güç: Yeni Deniz Platformları Teslimat Töreni'ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli ve milli imkanlarla üretilen Türk Donanması'nın TCG Anadolu'dan sonraki en büyük gemisi TCG Derya, TCG İstanbul, TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi gemisi ve dünyanın ilk insansız deniz aracı Marlin Sida'nın Yalova'da teslim töreninde önemli mesajlar verdi.

“Türk donanmasının gücü büyüyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki terörle mücadelesinin bataklık tamamen kurutuluncaya kadar kararlılıkla süreceğini belirterek, "Daha önce bize silah verenler, attığımız kurşunların çetelesini tutardı. Terörle mücadelede sürekli engellerle karşılaşırdık. Kendi silahlarımızı kullanarak tüm bu sorunları aştık. Sınırlarımızın içinde ve dışında terörle mücadeleyi rahatça yapıyoruz" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki terörle mücadelesinin bataklık tamamen kurutuluncaya kadar kararlılıkla süreceğini belirterek, "Daha önce bize silah verenler, attığımız kurşunların çetelesini tutardı. Terörle mücadelede sürekli engellerle karşılaşırdık. Kendi silahlarımızı kullanarak tüm bu sorunları aştık. Sınırlarımızın içinde ve dışında terörle mücadeleyi rahatça yapıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli ve milli imkanlarla üretilen Türk Donanması'nın TCG Anadolu'dan sonraki en büyük gemisi TCG Derya, TCG İstanbul, TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi gemisi ve dünyanın ilk insansız deniz aracı Marlin Sida'nın Yalova'da teslim töreninde önemli mesajlar verdi. Savunma alanında güçlü olmayan milletlerin istikballerine güvenle bakmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bulunduğumuz bölge, dünyadaki çatışmalar, siyasi krizlerin, çekişmelerin en yoğun olduğu coğrafyadır. Rusya Ukrayna savaşında, Gazze'deki katliamlara, Suriye'deki zulümden, Libya'daki krize kadar insanlığın gündemini meşgul eden her hadise hemen yanı başımızda vuku buluyor. Türkiye tüm bu gerilimlerin ve krizlerin ortasında ayaklarına yıllardır takılan çelmelere rağmen istikrar abidesi olarak adından söz ettiriyor. Sadece istikrar ve iç barışı korumakla kalmıyoruz. Aynı zamanda çatışmaların sona ermesi, bölgemizde huzurun hakim olması için gayret sarf ediyoruz. 2 yıl önce çatışmaların daha ilk aylarında iken Rusya ve Ukrayna arasında başlattığımız İstanbul sürecinin önemi bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Savaş lobilerinin sabote etmek için tüm imkanlarını seferber ettiği bu süreç başarılı olsaydı on binlerce insan hayatta kalacak, bu kadar yıkım yaşanmamış, bu kadar kan dökülmeyecekti. Ülkemizdeki kimi çevreler o gün bizi acımasızca eleştirenlerin bugün bize hak verdiğini görüyoruz. Emin olun benzer bir pişmanlık, Gazze'deki trajedi için de yaşanacaktır. Bugün bölgemize uçak gemilerini göndererek İsrail yönetimine sınırsız şartsız destek verenleri hepimiz ibretle takip ediyoruz. İsrail'in işlediği katliam ve zulümlere göz yumanlar yarın "keşke" demekten kurtulamayacak çok büyük nedamet yaşayacaklardır." dedi.

"Batılı ülkeler ve uluslararası insan hakları kuruluşları sınıfta kaldı"

"Çoğu çocuk kadın 25 bin masum Gazzelinin katli başta olmak üzere toplamda 100 bin kişinin canını yakanlar elbette bunların yakıcı sonuçlarıyla yüzleşeceklerdir." diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun uluslararası alandaki yansımalarına şimdiden şahit olmaya başladık. Açık konuşmak gerekirse en son kötü sınavlarını Gazze meselesinde veren batılı ülkelerin ve uluslararası güvenlik kurumlarının hiç bir inandırıcılığı kalmadı. Lafa gelince demokrasi havarilerini kimseye bırakmayanların faşist yüzleri ortaya çıktı. İnsan hakları konusunda sağa sola karne düzenleyenler tam 105 gündür vahşice öldürülen çocukları, bebekleri, kadınları görmedi. Zulmü engelleyecek tek bir adım dahi atmadı. Tıpkı daha önce Irak’ta, Bosna’da, Suriye’de, Yemen’de, Arakan’da, Somali’de Afganistan’da olduğu gibi küresel güvenliği sağlamakla görevli kurumlar sınıfta kaldı. Ciddi itibar kaybına uğradı. Günümüzün Führer'i Netahyahu'nun gözü kan bürümüş ekibi, Filistin halkına soykırıma varan barbarlıklarını izlemekle yetindi. Türkiye olarak tüm bu yaşananlar özelikle de bunların karşısında sesini en fazla yükselten, en güçlü tepkiyi veren ülkelerden birisi biziz. İnsani yardımlar noktasında da elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Bunun arka planında savunma sanayi alanında son 21 yılda attığımız kararlı adımlar var. Geriye baktığımızda 2002 yılında sadece 62 savunma projesi yürütülürken bugün aynı sayı 850’yi geçti. 2002 yılında savunma projelerimizin bütçe büyüklüğü 5,5 milyar dolar iken; bugün aynı rakam 16 kat artışla 90 milyar dolara ulaştı. Savunma sanayimiz 3500’ü aşkın firması ve 80 bini aşkın çalışanıyla Türk ekonomisine en yüksek katkıyı veren sektörlerden biri haline geldi" şeklinde konuştu.

"Irak ve Suriye’de bataklık kuruyana kadar mücadele edeceğiz"

Yerli ve milli kara deniz araçlarının Türkiye'nin ihtiyaçlarının yanı sıra dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşıladığını hatırlatan Erdoğan, "2023 yılında 185 ülkeye 230 çeşit savunma sanayi ürünü satarak toplamda 5,5 milyar dolarlık ihracat tutarı yakaladık. Bu dönemde 10 milyar 240 milyon dolarlık yeni sözleşme imzalandı. Ülkemiz kendi savaş gemisini tasarlayan inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyor. Elektronik harp alanında öncü olan ülkemiz İHA ve SİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk 3-4 ülkesinden biri. Bunu da öyle büyük güçlerin desteğini alarak değil, küresel tedarikçilerin çıkardığı zorluk ve ambargolara rağmen yaptık. Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Daha önce bize silah verenler, attığımız kurşunların çetelesini tutardı. Terörle mücadelede sürekli engellerle karşılaşırdık. Kendi silahlarımızı kullanarak tüm bu sorunları aştık. Sınırlarımızın içinde ve dışında terörle mücadeleyi rahatça yapıyoruz. Suriye ve Irak'taki terör bataklıklarını tamamen kurutuluncaya kadar mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz. Önümüzdeki dönemde İHA ve SİHA'ların yanı sıra insansız ve otonom deniz araçlarından uçak gemilerine kadar çeşitli muharip deniz platformlarının geliştirilmesine ağırlık vereceğiz. Tüm bu adımları atarken şu gerçeği unutmuyoruz. Savunma sanayi hiç bir şekilde duraklamayı kabul etmeyen, sürekli çalışmayı gerektiren dinamik bir alandır. Bu çalışmaların öteye çalışması için savunma sanayine, paydaşlarına, kuruluşlara önemli vazifeler düşüyor. Hedefimiz savunma sanayinde tam bağımsız bir Türkiye'dir. Herhangi alanda muadil projeler ve ürünler arasında kendi milli kuruluşlarımızı, firmalarımızı, kendi tasarım ve üretimlerimizi tercih etmek birinci önceliğimizdir. Acil ihtiyaçları dışarıdan temin yoluna gitsek bile planlamalarımızın omurgası mutlaka milli imkanlara dayanmaktadır. Aksi halde hareket eden hiç bir kuruma izin vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Teslim ettiğimiz yeni deniz platformlarının ülkemize ve savunma sanayimize hayırlı olmasını diliyorum. Denizin sakin provanız neta olsun" ifadelerini kullandı. Erdoğan'a TCG Derya gemisinde emek veren işçilerin imzalarının yer aldığı tablo ve hediyeler takdim edildi. İHA

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.