Kadın Emeği Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kadınlara daha fazla destek vermekte kararlı olduklarını vurguladı.
Erdoğan: "Kadın girişimcilerimize ve kadın kooperatiflerimize de 2 milyar liralık kefalet paketi tahsis ettik. Biz hiçbir zaman kız evladımızın fiziki ve ruhi olgunluğa erişmeden, hukuki olarak reşit hale gelmeden evlendirilmesini tasvip etmedik, etmiyoruz. Kendi aile hayatımızda da bunun bir örneği yok. Böyle davrandık. Hele hele çocuk yaşta cinsel istismar ne İslami ne insani olarak asla kabul edilebilecek bir davranış değildir. Bu dayanışmamız, bu birlikteliğimiz 6'lı masanın birlikteliğine benzemez. O çöktü çöküyor. Yürümeye mecalleri yok. Yeter ki biz birbirimizi yaradılanı severiz yaradan da ötürü anlayışıyla sevelim" ifadelerini kullandı. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı'nın, 81 ilde gerçekleştirdiği 'Kadın Emeği Türkiye'nin İstikbali' programlarının finali bugün İstanbul Bahçelievler'deki bir otelde 'Kadın Emeği Zirvesi' ile yapıldı. Zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra zirveye eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir de katıldı. Ayşe Keşir'in konuşmasının ardından yine Keşir'in moderatörlüğünde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da eşlik etmesiyle 6 kadın konuşmacı sahnede hikayelerini paylaştı.
“Kadın girişimcilerimize 2 milyar liralık kefalet paketi tahsis ettik”
Zirvede açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantılarda öyle hikayeler ortaya çıktı ki insanımızın özellikle de kadınlarımızın azmine gayretine kararlılığına hayran olmamak elde değil. Kadınlarımızın ülkemizin demokrasi ve kalkınma atılımlarının hepsinde olduğu gibi son 20 yılda hayata geçirdiğimiz reformların tamamında emeği ve katkısı vardır. Türkiye Yüzyılı'nı da sizlerle birlikte kuracağız. 5 temel ilkemiz var. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme. İşte bunların eserleri. Bunun için kadınlarımıza daha fazla destek vermekte kararlıyız. Girişimcilik destekleri ve kırsal kalkınma hibeleri gibi programların önemli bir bölümünü kadınlarımızın kullandığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Kadınlarımızın başta olmak üzere reel sektörümüze müjde vermek istiyorum. Hazine Destekli Kefalet sistemiyle, firmalarımıza tahsis edilen kredilerin 200 milyar liralık kaynakla daha etkin kullanımını sağlayacak yeni bir adım attık. Özellikle fatura iptallerinden kaynaklanan sorunları çözecek yöntemleri de devreye alarak sistemin etkinliğini artırıyoruz. Yeterli teminata sahip olmayan ama kredibilitesi yüksek firmalarımıza en az yüzde 75 oranında hazine destekli kefalet sağlıyoruz. Kadın girişimcilerimize ve kadın kooperatiflerimize de 2 milyar liralık kefalet paketi tahsis ettik. İşletmeden projeye, enerjiden teknolojiye, dijital dönüşümden konuta kadar geniş yelpazeye yayılan yeni destek paketimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın öncülüğünde uyguladığımız Türkiye Ekonomi Modeli'ni açılımlarla güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Kadınlarımıza her alanda pozitif ayrımcılık yaparak onların enerjilerini ve emeklerini hayalleriyle buluşturmaya da özel önem veriyoruz" ifadelerini kullandı.
“Biz hiçbir zaman kız evladımızın reşit hale gelmeden evlendirilmesini tasvip etmedik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu süreçte, yeni bir istismar konusu ortaya atılmış, uzunca bir süredir idari ve hukuki takibi yapılan bir husus bir anda ülkenin gündeminde öne çıkarılmıştır. Biz hiçbir zaman kız evladımızın fiziki ve ruhi olgunluğa erişmeden, hukuki olarak reşit hale gelmeden evlendirilmesini tasvip etmedik, etmiyoruz. Kendi aile hayatımızda da bunun bir örneği yok. Böyle davrandık. Hele hele çocuk yaşta cinsel istismar ne İslami ne insani olarak asla kabul edilebilecek bir davranış değildir. Gündeme gelen hadise konusunda da en başından itibaren tüm kurumlarımız gerekli takipleri yapmış, gerek süreçleri hassasiyetle işletmiştir. Ülkemizde küçük yaşta evlilikle ilgili sıkıntılar maalesef eskiden beri yaşanıyor. Son dönemde her alanda olduğu gibi bu hususta da çok istisnai örnekler dışında sorun önemli ölçüde çözülmüştür. Sosyal medya başta olmak üzere internet mecralarının televizyonlardaki kimi programların etkisiyle çocuk yaştaki evlatlarımızın görünüşlerinden diğer insanlarla ilişkilerine kadar her alanda ciddi savrulmalar yaşadıklarına şahit oluyoruz. Üstelik bu sancılı durum sadece İstanbul gibi büyükşehirlerimizde sınırlı kalmayıp ülkemizin her köşesine yayılıyor. Çocuk gelin, sorununu çözen Türkiye, çocukların daha büyük felaketlerin kucağına itildiği bir başka tehditle karşı karşıyadır" diye konuştu.
“LGBT denilen olay bizim kitabımızda yok”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunca rezalete sırtını dönenlerin hep birlikte kınadığımız bir hadise üzerinden yürüttükleri kirli kampanyanın gerisindeki gayenin farkındayız. Ne kız çocuklarımızın istismarına izin vereceğiz ne de kin ve nefret kokan hezeyanlarla milletimizin rencide edilmesine göz yumacağız. Ülkemizde kadınların, gençlerin, çocukların sorunlarıyla ilgilenenlerin asıl üzerinde durmaları ve çözüm aramaları gereken mesele, evlatlarımızı topyekün tehdit eden sapkın akımlardır. LGBT denilen olay, bizim kitabımızda yok. CHP'nin kitabında var mı? Var. Yavru muhalefetin kitabında var mı? Var. Onlarla beraber yürüyorlar mı, yürüyorlar. Bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok. İnşallah önümüzdeki dönem bakanlıklarımızla, tüm ilgili kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla bu büyük tehlikeye, tehlikelere karşı mücadele edeceğiz" diye konuştu.
“Diyarbakır annelerinin gözleri nasıl yaşlıysa, bizim de ailelerimizin gözleri yaşlıydı” Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birilerinin gündemi farklı da olsa altını kalın hatlarla çiziyorum. Aile kurumunun temel direği olan kadınların üretim yanında, siyasetteki varlık ve etkinliklerinin arttığı bir gerçektir. Güçlü aile olmadan, güçlü bir millet olmaz. Kadın olmadan siyasetin, üretimin, büyümenin olamayacağı anlayışımızın en somut örneklerinden biri de meclisteki temsil düzeyidir. Mecliste ilk defa 1935'te milletvekili olarak görev almaya başlayan kadınlarımızın temsil düzeyi genellikle çok düşük oranda seyretmiş hatta yüzde 1'ler seviyesine kadar inmiştir. 1999 seçimlerinde milletin oyuyla meclise gelen bir kadın milletvekilimize bu ana muhalefetin geçmişteki temsilcisi durumunda olanlar ne demişti? Bu kadına haddini bildirin demişti. Ne demek bu ya? Bir kadına parlamentoya milletin oylarıyla seçilerek gelen bir başörtülü kadına, haddini bildirin demek ne demek? CHP, siz onların devamısınız. Hiçbir farkınız yok. Sıkıyorsa, şimdi de had bildirin. Buralara kolay gelmedik. Dolayısıyla benim bütün hanım kardeşlerimin çok çektiği cefalar var. Diyarbakır annelerinin gözleri nasıl yaşlıysa, bizim de ailelerimizin gözleri çok yaşlıydı. Okullarından maalesef kovulan bu ana muhalefetin şu anda başındaki zatın genel başkan yardımcısı olan bir kadın, ikna odalarında o bizim kızlarımızın başlarındaki örtüleri çıkartarak onları odaya alıp, orada onlara manevi işkenceleri yapıyorlardı. Hala utanmadan, sıkılmadan konuşuyorlar. Sanki farklı bir ülkede yaşıyormuş gibi kızımı İstanbul'daki okuldan alıp Türkiye'nin farklı bir iline adeta kaçırmak zorunda kaldım. O okulun müdürü de benim sınıf arkadaşım olduğu için bana gönder, oraya gönderdim arkadaşıyla beraber. Bu çileleri biz yaşadık. Bay Kemal sen bunları yaşamadın zaten senin böyle bir derdin de yok" ifadelerini kullandı.
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.
* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.