Cumhurbaşkanı  Erdoğan, “1. Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu"na katıldı

Cumhurbaşkanı  Erdoğan, “1. Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu"na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı başta olmak üzere, dünyada İslam düşmanlığının kanser hücreleri gibi hızla yayıldığını ifade etti.

“Korku değil düşmanlık”

 1 ’inci Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarih boyunca farklı dinlere mensup insanlar arasında rekabet, gerginlik, hatta çok kanlı çatışmaların hep olduğunu ifade ederek, “ Günümüzde karşı karşıya olduğumuz durum, ‘İslam Korkusu’ değil düpedüz ‘İslam Düşmanlığı’. Batı başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde İslam düşmanlığı hastalığı, tıpkı kanser hücresi gibi hızla yayılmaktadır” dedi.

“İslam ırkçılığı”

Müslümanlara yönelik bu yeni ırkçılığın “İslamofobi” adıyla yumuşatılmak istendiğini ancak gerçeğin İslam düşmanlığı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceleri İslam düşmanlığını, ‘İslami terör’ yaftasıyla meşrulaştırmaya çalışılanlar, artık gelinen noktada hiçbir ayrım yapmadan tüm Müslümanları hedef almaktan kaçınmıyor. Çünkü mızrak çuvala sığmıyor” dedi. Erdoğan, İslam düşmanlığının önüne geçmek için ortak akılla hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Sempozyumun insanlık ve İslam alemi için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, “Karşımızdaki meselenin İslamofobi yani İslam korkusu değil, düpedüz İslam düşmanlığı olduğunu söyleyerek sözlerime başlamak istiyorum. Batı başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde İslam düşmanlığı hastalığı tıpkı kanser hücresi gibi hızla yayılmaktadır. Tarih boyunca farklı dinlere mensup insanlar arasında rekabet, gerginlik hatta çok kanlı çatışmalar hep olmuştur. Anadolu’yu ve Kudüs’ü ele geçirme hülyasıyla ele geçirilen ve uzunca bir süre devam eden Haçlı Seferleri yol açtığı yıkımlarla dünya tarihinin seyrini değiştirmiştir. Osmanlı’nın Viyana kapılarına dayanan fetihleri sırasında bu çerçevede ne ecdadı ne bizi ne de torunlarımızı zan altında bırakacak hiçbir müessif hadiseye rastlanamaz” dedi.

“Sinsi yöntemler”

Tarih boyunca farklı dinlere mensup insanlar arasında rekabet, gerginlik, hatta çok kanlı çatışmaların hep olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’yu ve Kudüs’ü ele geçirme hülyasıyla gerçekleştirilen ve uzunca bir süreye devam eden Haçlı Seferleri, yol açtığı yıkımlarla dünya tarihinin seyrini değiştirmiştir. Osmanlı’nın Viyana kapılarına kadar dayanan fetihleri sırasında, bu çerçevede ne ecdadı ne bizi ne de torunlarımızı zan altında bırakacak hiçbir müessif hadiseye rastlanamaz. Buna mukabil Batı, Türklerin şahsında somutlaştırdığı doğulu toplumlara karşı kibrini ve kinini ‘oryantalizm’ kavramı adı altında daima korumuştur” ifadelerini kullandı.

“Irkçılığın adı: İslamofobi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlara yönelik bu yeni ırkçılığın “İslamofobi” adıyla yumuşatılmak istendiğini ancak gerçeğin İslam düşmanlığı olduğunu anlatarak, “Önceleri İslam düşmanlığını, ‘İslami terör’ yaftasıyla meşrulaştırmaya çalışılanlar, artık gelinen noktada hiçbir ayrım yapmadan tüm Müslümanları hedef almaktan kaçınmıyor. Çünkü mızrak çuvala sığmıyor” dedi. Kendilerini kültürel olarak üstün görenlerin, Müslümanlar başta olmak üzere diğer tüm grupları ötekileştirmekten de imtina etmediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asırlar boyunca bizzat aydınlarını kullanarak kuşaklar boyunca kendi toplumlarını İslam’la özdeşleştirdikleri Türk korkusuyla yetiştiren Avrupa, böylece siyasi dağınıklığının yol açtığı sorunları saklamayı başarmıştı. Modern dönemde bu yaklaşımın kısmen devam etmesi, derin hafızadaki iç kavga ve dış düşman travmalarının sürdüğüne işaret etmektedir” diye konuştu.

“Ortak akıl gerekiyor”

Dünyanın her yerindeki vicdan sahibi siyasetçileri, aydınları, medya mensuplarını, din düşmanlarını, din adamlarını İslam düşmanlığı hastalığına karşı harekete geçirmek gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu tehdide maruz kalan tüm toplumların ve ülkelerin bir araya gelerek, uluslararası alanda güçlü bir iletişim ağı kurmaları şarttır. İnsanlığın tamamının huzuru ve güvenliği için hayati öneme sahip İslam düşmanlığının önüne geçilmesi çabaları, oluşturulacak ‘ortak akıl’ mekanizmaları ile yürütülmelidir. Aksi takdirde çok vakit ve enerji harcandığı hâlde oldukça az neticenin alındığı verimsiz bir tabloyla karşı karşıya kalmamız kaçınılmazdır. Dünyadaki mültecilerin çoğunluğunu Müslümanlar oluşturuyor, iç çatışmalarda en çok Müslümanlar ölüyor, sefalet en çok Müslümanlar arasında görülüyorsa, ortada öncelikle çözülmesi gereken birlik, beraberlik ve dayanışma sorunu var demektir. İslam dünyası kendi arasında vahdeti tesis ettiğinde, İslam düşmanlığına karşı verilecek mücadelenin kısa sürede neticeye ulaşması mümkündür. Aksi takdirde, hep konuşulan, hep tartışılan ama işe yarar tek bir adımın bile atılamadığı mevcut kısır döngü hâli sürüp gider. Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu’nun, bu doğrultuda yeni bir dönemin başlangıcına vesile teşkil etmesini diliyorum. Sempozyuma fikirleriyle katkı verecek tüm bilim insanlarına, medya mensuplarına, katılımcılara bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu önemli toplantının düzenlenmesinde emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum.”

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.