Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Konya’da düzenlenen İklim Şurası‘nın açılışına katılarak konuşma yaptı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Konya’da düzenlenen İklim Şurası‘nın açılışına katılarak konuşma yaptı

Çevre, Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığınca düzenlenen, 5 gün boyunca birbirinden değerli isimlerin, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelesini konuşacağı, Türkiye'nin ilk “İklim Şurası” Konya’da başladı.

Selçuklu Kongre Merkezi'nde düzenlenen iklim şurasında gençlerle bir araya gelen Çevre, şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum gençlerin iklim değişikliğiyle ilgili sorularını cevapladı. Çevre, şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığı iklim Değişikliği Başkanı Orhan Solak, 'Yeşil kalkınma' sürecinde Türkiye'nin öncü ülkeler arasında yer almasını sağlamak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini, iklim şurası ile Türkiye'nin yeni iklim değişikliği vizyonunu ortaya koymak istediklerini belirtti.

Solak, "Yeşil dönüşüm" anlayışını katılımcı bir şekilde ortaya koymak amacıyla Çevre, şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla Selçuklu Kongre Merkezi'nde düzenlenen iklim şurası'nda yaptığı konuşmada, bu etkinliği daha temiz, daha yeşil, yaşanabilir bir dünya özlemiyle gerçekleştirdiklerini söyledi.

Üniversitelerdeki iklim elçisi gençlere hazırladıkları bildiri dolayısıyla teşekkür eden Solak, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın açıkladıkları '2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma Vizyonu' ve ülkemizin Paris Anlaşması'na taraf olma iradesi neticesinde, ülkemiz için 'Yeşil kalkınma' süreci, yine Sayın Cumhurbaşkanı'mızın veciz ifadeleriyle bir devrim, bir milat olarak başlatılmıştır. 'Yeşil kalkınma' devrimi, hem tüm sektörlerde, hem de hayatımızın her alanına etki edecek kapsamlı bir değişimi ve dönüşümü işaret etmektedir." ifadelerini kullandı.

İklim Değişikliği Başkanlığının, tüm paydaşlarla ülkenin yeşil kalkınma sürecini koordine etmek, yönlendirmek amacıyla çalışmalarına başladığını dile getiren Solak, şöyle devam etti: "Önümüzde yoğun bir iş programı ve çalışma takvimi bulunmakta. Amacımız, 'Yeşil kalkınma' sürecinde ülkemizin öncü ülkeler arasında yer almasını sağlamak, bu süreçte ülkemizin iklim değişikliği ile mücadelesini güçlendirmek ve 'Yeşil dönüşümün sektörlerimizde sağlayacağı fırsatları en iyi şekilde değerlendirerek azami katma değeri ülkemize kazandırmaktır. Bu kapsamda, Türkiye'nin yeni iklim değişikliği vizyonunu, gelişen ve değişen koşullar çerçevesinde ele alarak 'Yeşil dönüşüm' anlayışını katılımcı bir şekilde ortaya koymak istiyoruz." iklim Şurası’na ilişkin bilgi veren Solak, şunları kaydetti: "Bu 5 gün içerisinde, 7 ana başlıkta yoğun bir çalışma ile politika setlerini ve şura kararlarını oluşturacağız. şura çalışmalarında yer alan tüm komisyon başkanlarımıza, başkan yardımcılarımıza, komisyon üyelerimize ve diğer temsilcilere, bu zamana kadar sağladıkları ve şura süresince sağlayacakları katkılar için şimdiden teşekkür ediyorum. şuramızın sonuçlarının ülkemiz için, gençlerimiz için, geleceğimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum” “şuranın doğuracağı her sorumluluğu sahipleneceğiz” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla şahin Usta da şuradan hem ülke hem de bölgedeki diğer ülkeler açısından önemli sonuçlar ve projelerin çıkacağına inandığını söyledi. TBMM'yi temsilen, şuranın doğuracağı her sorumluluğu sahipleneceklerini bildiren Usta, "Elimizden gelen çabayı göstereceğiz. İklim değişikliği denildiğinde kimsenin sessiz kalamayacağı, tarafsız kalamayacağı, bu ülke için, dünya için, dünyanın daha iyi ve yaşanılabilir olabilmesi için çaba gösterilmesi gereken bir noktadayız. Yaşadığımız kuraklık, yangınlar, sel felaketleri artık dünyanın bu gidişata bir 'dur' demesi gerektiğini gösteriyor. Hedefimiz sadece kendimiz için değil, bütün insanlık için yaşanılabilir bir dünya." ifadelerini kullandı.

Dünyada bir tarafta açlık ve susuzlukla mücadelenin sürdüğünü dile getiren Usta, diğer tarafta kendi çıkarları için insan hayatını hiçe sayarak sınırsızca tüketenlere 'dur' denilmesi gerektiğini vurguladı. İklim Şurası'nın sadece Türkiye'de değil tüm dünyada iklim değişikliğiyle mücadele farkındalığını oluşturacağını belirten Usta, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. “Daha temiz bir çevre için” Konya Valisi Vahdettin Özkan da ülke geleceği için büyük önem arz eden İklim Şurası'nın Konya'da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Vali Özkan, "Yeşil kalkınma" için Bakanlık ve ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde çalıştıklarını vurgulayarak, daha temiz bir çevre için çalışmalarını büyük gayretlerle sürdüreceklerini bildirdi. “Konya Büyükşehir Belediyesi mücadelede etkin çalışmalar yürütüyor” Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise küresel iklim değişikliğinin, tabiatın dengesini bozduğunu ve birçok canlı türünün yaşamını tehdit ettiğini söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğiyle mücadele için etkin çalışmalar yürüttüklerini bildiren Altay, "Fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması, atıkların çevreye duyarlı bir şekilde kontrolü, 'sıfır atık' bilincinin yaygınlaştırılması, su kaynaklarının korunması ve verimli bir şekilde kullanılması, toprak kirliliğinin önüne geçilmesi ve hava kalitesinin iyileştirilmesi gibi konular oldukça önem arz etmektedir." diye konuştu. Altay, İklim Şurası'ndan önemli ve verimli sonuçlar çıkacağına inandığını belirterek, şuranın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

“Yeşil Kalkınmanın lider ülkesi Türkiye” Kürsüye gelen son isim Çevre, Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum oldu.

Bakan Kurum konuşmasında şu cümlelere yer verdi: Türkiye, son 20 yılda, her şart altında yükselmeyi; eğitimden sağlığa, kültürden ulaştırmaya, dış politikadan çevre ve şehirciliğe kadar her alanda, değişimin, dönüşümün, yeniliğin merkezi olmayı başarmış ender ülkelerden biridir. iddiasını cesaretle ortaya koyduğu her alanda, milletine vadettiği her hedefe kararlılıkla yürümüş, bütün insanlığa örnek başarılara imza atmıştır. Son olarak Türkiye; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasıyla, yeni ufkunu belirlemiş ve yeni bir yola çıkmıştır. Bu yol; 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma Devrimidir. Ben sözlerimin hemen başında, “Yeşil Kalkınmanın Lider Ülkesi Türkiye” hedefine giden kapıları sonuna kadar açan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bilgisini, aklını ve gönlünü Büyük ve Güçlü Türkiye’ye âmâde ve hizmetkâr kılan herkese; ellerini, ortak evimiz dünyamız ve çocuklarımız için birleştiren tüm katılımcılarımıza çok teşekkür ediyorum.27 Aralık 2021’de çevrimiçi toplantılarla başlayan çalışmalarımızda, görüşleriyle, şkir ve çözüm önerileriyle yolumuzu aydınlatan sayısı bini aşan katılımcımızın her birine sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. iklim Değişikliğiyle mücadelemize dair geliştireceğimiz yeni politikalarımıza, strateji ve eylem planlarımıza yol gösterecek Türkiye’nin ilk İklim Şurası’nın; ülkemiz, milletimiz, doğamız ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diliyorum.

"Dünyanın önünde çok kritik bir eşik var" şehirlerimiz; sıcak hava dalgaları, meteorolojik afetler, kuraklık, su stresi gibi sayısı ve çeşidi her geçen gün artan olumsuzluklarla savaşıyor. Deniz seviyesinin yükselmesi, yangınlar, kuraklık ve diğer faktörler nedeniyle iklim göçleri başlıyor. Öyle ki; 2050 yılına kadar 216 milyondan fazla insanın afetlerden kaçmak için yer değiştireceği öngörülüyor. Bu büyüklükteki iklim göçleri; birçok ülkenin demografik yapısını değiştirecek, çözümü güç birçok sorunu beraberinde getirecektir. Hiçbir devlet tek başına, bu sosyal patlamaları, bu dev afetleri durdurabilme gücüne sahip değildir. Dünyanın önünde, çok kritik bir eşik var. O da küresel ısınmayı 1.5 derece sınırında tutabilmektir. 1.5 derece hedefi için küresel emisyonların 2030 yılında yüzde 45 azaltılması, 2050 yılında ise net sıfıra ulaşması gerekiyor. Bu hedefe ulaşmanın yolu, tüm ülkelerin 2030 yılına kadar her yıl yüzde 7,6 azaltım yapmasından geçiyor. Bu noktada soru şudur. Dünya bu azaltım oranını başarabilir mi? Çözüm; güçlü, adalete dayalı bir işbirliğini tesis etmek ve topyekûn seferberlik ruhunu kuşanmaktır. Bilhassa; enerji, tarım, sanayi, ulaştırma ve yapı sektörlerinde hızlı, iyi planlanmış ve geniş kapsamlı dönüşümleri eş zamanlı olarak başarmaktır. Bakanlık olarak; çevre diplomasimizin yelpazesini hep geniş tutmanın gayretini taşıdık. Glasgow’da düzenlenen 26. Taraşar Konferansına Paris Anlaşmasına taraf olan bir ülke olarak katıldık. Aralık ayında 21 Akdeniz ülkesini COP 22 kapsamında Antalya’da ağırladık. Bu toplantıyla Türkiye olarak Barselona Sözleşmesi Sekretaryası Dönem Başkanlığını 2 yıllığına devraldık. 11 Ocak’ta iklim değişikliğiyle ile ilgili plan, politika, strateji ve eylemleri belirlemek amacıyla, tüm kurumlarımızın mensupları, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerimizle iklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu Toplantımızı gerçekleştirdik. Yine Geçtiğimiz haftalarda, Antalya’da “Yeşil Kalkınma Yolunda Türkiye” istişare Toplantımızı gerçekleştirdik. iklim değişikliği, sıfır atık, enerji, finans, yeşil teknoloji, döngüsel ekonomi, düşük emisyon bölgeleri, sosyal konutlar, kentsel dönüşüm, yeşil binalar, genç istihdam, eğitim seferberliği gibi alanlarda 11 maddelik sonuç bildirgemizi milletimizle paylaştık. Yine bu diplomatik girişimlerimizde, ulusal toplantılarımızda aldığımız kararlarda katkısı olan kurum temsilcilerimiz, hocalarımız, mesai arkadaşlarımız aramızda, buradalar. Kendilerine sizlerin vesilesiyle can- ı gönülden teşekkür ediyorum. Haber Merkezi

 

 

 

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.



* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem yapılacaktır.